Kültür ve Turizm İl Müdürü Cemal Almaz, Tarihin bize bıraktığı bu eserleri yaşanır hale getirmeye çalışıyoruz dedi.
arihi Erzurum Kalesinde sürdürülen restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Kalenin etrafından başlayıp kalenin iç restorasyonu ve kale surlarının onarımı tamamlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile Erzurum Kalesinde restorasyon çalışması başlatılmıştı.
Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Cemal Almaz Erzurum Kalesi restorasyon çalışmaları hakkında yaptığı değerlendirmede, Tarihi Erzurum Kalesinin önünde bulunuyoruz. Erzurumda çok özel bir mekan ve çok özel bir yerde bulunuyoruz. Doğu Anadolunun adeta tarih kokan bir kültür mekanında bulunuyoruz. Bulunduğumuz yer Erzurum Kale Meydanı. Etrafımıza baktığımız zaman adeta tarihi yaşıyor gibiyiz. Bulunduğumuz yerden etrafımıza baktığımız zaman bir tarafta hamamlar, bir tarafta Kümbetler, bir tarafta camilerimiz, bir tarafta hanlar ve eski tarihi konaklar bulunmaktadır. Erzurum Kalesine baktığımızda ilk olarak tarihi bir lokali görüyoruz. Roma Medeniyetinden kalma argümanları görüyoruz, Selçuklulardan kalma Tepsi Minare görünüyor, yine Osmanlı'dan kalma kale mescidi ve kale hamamı bulunuyor. Kısaca şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki tarihin tam ortasında bulunuyoruz diye konuştu.
Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü olarak Erzurum
Kalesini kültür dünyamıza, tarih dünyamıza, görsel dünyamıza kazandırmak için
birkaç yıldır hummalı bir çalışmanın içerisinde olduklarını dile getiren Almaz,
Bir taraftan Erzurum Kalesinin tüm surlarını onardık. Kale kapısının önünde
bulunan ve yıllardır kullanılmayan kale çeşmesini tekrar su akıtarak kullanılır
hale getirdik. Kalenin görsellerinden Tepsi Minare yıllara meydan okurcasına
adeta ayakta zor duruyor, biz bunu tamir ettik, onardık. Kalenin surları,
dendanları siperlikleri tek tek onardık. Erzurum Kalesini gece rahatlıkla görme
imkanı bulanlar için gece ışıklandırması yaptık. Şimdi de kalenin eski
kapısını, yani Erzurum Kalesinin iki kapısı vardır. Bulunduğumuz yer yeni kapı,
asıl kapı Roma ve Selçuklulardan kalma ana kapı bulunuyor. Bu kapı çok harabe
durumdaydı. Bu sene onu tamamı ile onardık. Kalenin etrafında gezinti yolları
ile kalenin bir kapısından girip diğer kapısında çıkılabilecek. Erzurum halkı
ve Erzuruma gelip kaleyi gezenlerin çok hoşuna gitti. Hele hele gece gezenler
için kale bir farklı görünüyor. Bir sonraki işimiz ise şu şekilde olacak. Kale
içinde kazılardan elde ettiğimiz malzemeleri ve kazı noktalarını kale
içerisinde görsel bir alan oluşturup orada sergileme imkanı bulacağız. Kalenin
silueti ortaya çıkmış gibidir. Kale duvarları, Tepsi Minare ve ışıklandırma,
kale kapıları tamamen yapılarak sonlandırılmıştır. Bundan sonra elde ettiğimiz
tarihi bulguları, tarihi malzemeleri sergi alanı oluşturup orada sergilemek. Bu
işlem gelecek seneye kaldı. Kale çevresinde sosyal alanlar oluşturuluyor.
Buraya gelen kişiler tarihi unutmayıp adeta tarihi koklama imkanları
bulacaklar. Tarihin bize bıraktığı bu eserleri yaşanır hale getirmeye
çalışıyoruz. Hepimizin tarihe birer borcu bulunuyor. Bizler de bu eserlere
sahip çıkmalıyız. Gelecek nesillere bizlerden birer mirası olmalıdır. Erzurum
dışından gelecek kişileri Erzurum Kale içi ve Erzurumu gezip görmeye davet
ediyoruz diye konuştu.
Erzurum Kalesinin çevresinde ise Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan kamulaştırma ve peyzaj çalışmaları aynı hızla sürdürülüyor. Tarihin gün yüzüne çıkarıldığı proje vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor.
ERZURUM KALESİ 11. YÜZYILDA TÜRKLERİN ELİNE GEÇTİ
İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen Erzurum Kalesinin 5. yüzyılın ilk yarısında Bizanslılar tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.
Tarih boyunca Asurlular, Sasaniler, Persler, Araplar, Romalılar ve Bizanslılar arasında sık sık el değiştiren Erzurum Kalesi, 11. yüzyılda Türklerin eline geçmiştir.
İç kalede Erzurumdaki ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi ve Tepsi Minare bulunmaktadır. Erzurum Kalesi, bulunduğu tepenin üzerinde bir iç kale ile bunu çevreleyen dış kaleden oluşmaktadır. Bugün iç kale sağlam kalmış olmasına rağmen, şehri çevreleyen dış kale surları yok olmuştur. Günümüze ulaşan iç kalenin duvar kalınlıkları 2-2.5 metre arasında değişmekte olup, halen sekiz burcu ayakta durmaktadır.