Boyacının Mahmut’u…

Bir belediye başkanı seçilene kadar bir partinin adayı, belli bir seçmen kitlesinin de öncelikli tercihidir.

Lakin o kişi, başkan seçildikten itibaren artık beldesindeki, ilçesindeki ve ilindeki herkesin belediye başkanıdır.

Nasıl ki “aç insana inancı, imanı sorulmazsa”, vatandaşa da “seçimde bana oy verdin mi” diye sorulmaz.

Sorulmaz. Çünkü: O soru, kişinin tıynetini ele verir.

Bakıyorum da Erzurum’da vatandaşa; “söyle, sen hangi partiye oy veriyorsun” şeklinde çıkışan bir başkan yok.

Fevkalade insani bir davranış…

Bir başka insani ve İslami davranış da Ramazana layık olmaya çalışmak...

Bir belediye başkanı için ödüllerin de alkışların da en anlamlısı en değerlisi halkın gönlünden kopup gelenidir.

Vatandaş şöyle içten dua edip dese ki:

“Allah razı olsun. Bizim başkanımız her halimizden anlar, bizi darda koymaz.”

Bütün mesele bu işte…

Birkaç gün önceydi.

Hava almak için dışarı çıkmıştım.

Cumhuriyet Caddesi’nden geçerken ayakkabılarımı boyattım. Bu sırada boyacı arkadaşla sohbete tutuştuk.

O sordu ben cevap verdim, ben sordum o anlattı.

Söz dönüp dolaşıp siyasete oradan da belediye hizmetlerine geldi.

Hani işin içinde ben olmasam diyeceğim ki kurguydu, önceden ayarlanmıştı filan…

Değil…

Boyacı kardeşimiz öyle yürekten anlatmaya öyle samimi cümleler etmeye başladı ki şaşırdım.

Önce Mehmet Sekmen’e minnet duygularını ifade etti, ardından da Mahmut Uçar’ı başladı methetmeye…

“Mahmut Bey fakir fukaranın, kimsesizin, garibanın öksüz ve yetimlerin başkanıdır” dedi.

Hani şu günlerde sokakta kimse siyasetçiler için hayırlı rüya görmüyor ya…

Bu sebepten boyacı arkadaşı konuşturdukça konuşturdum.

Anlattı:

“Sadece Ramazandan Ramazana değil, O bizi her vakit koruyup kolluyor. Hiçbir şey yapmasa gelip yanımıza oturup halimizi hatırımızı soruyor. Belki siz de basında görmüşsünüzdür. İftar sofrasına özellikle ihtiyaç sahiplerini davet ediyor. Çocuk, kadın, yaşlı, genç fark etmiyor. Ailesinden biriymiş gibi davranıyor.”

Boyacı haklıydı.

Basında gördüm: Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Ramazanın ilk gününden itibaren sokakta ve halkın arasında…

Ya öğrenci evinde gençlere iftarlık yemek hazırlıyor, ya yetim çocuklarla aynı tasa kaşık daldırıyor, ya ayakkabı boyacılarıyla dirsek dirseğe iftar açıyor, ya bakıma muhtaç yaşlıların yanında onların hayır duasını alıyor.

O’nu beş yıldızlı otellerde, restoranlarda gören yok.

Belediyenin personeli de seferber olmuş durumda.

Başkanın hızına ayak uydurabilmek için koşturup duruyorlar.

Ama biliyorlar ki Mahmut Uçar bunu oy uğruna, tribünlerden alkış toplama adına değil, Rıza-i Hakk için yapıyor.

Bu sebepten belediye personeli de gönüllü çalışıyor.

Dışarıdan bakıyorum, insanların bu anlattıklarını yan yana koyuyorum.

Mahmut Uçar’a dair bende oluşan kanaat şu:

Mahmut Bey, evvel emirde samimi bir mümin… Dolayısıyla yaptığı hizmetlerin merkezine insanı koyuyor.

Amel yoksa söz ne ifade eder ki…

Makamlar mülk değil imtihan yeridir.

Doktor Mahmut Uçar bu hakikate müdrik bir insan ve belediye başkanı…

Bu aziz günlerin hürmetine Mevla’dan niyazım odur ki, hayırlı amel işlemeyi, hayatının ve yaptığı işin sıklet merkezine koyan insanların sayısı çoğaldıkça çoğalsın…

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • ahmet efe 25 Mart 2025 11:40

    Allah sayılarını artırsın. inşallah büyükşehir başkanı olarak görürüüz. yanlız özellikle istanbul kapıda askerilik birliğinin olduğu sokak acayip kötü durumda. yol tek şeride düşüyor geçmek imknasız yol delik deşik. pislik çöplük içinde. lütfen bu yolu asfaltlayın. esmek yapılmış park yeri yok. gelen bayanlar nereye park edecekler. çevre sakinleri nereyepark edecek. askerlik birimine gelen adam nereye park edecek. bunları düşünelim lütfen.