ustilanlar
04 Haziran 2020 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Zalim Ermenilerin Büyük Mezalimi
MUSTAFA DAMLARKAYA

Zalim Ermenilerin Büyük Mezalimi

15.03.2020 22:56 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Erzurum’u işgal eden Ruslar, Erzurum’dan, Sarıkamış’a gittiklerinde, Erzurum’daki komutanlıklarını da Ermeni zalim komitacı Antranik ve Azeryev’e bıraktılar. Bu zalimler, 1918 yılının Şubat ve Mart aylarında, tam bir “Türk Soykırımı” yaptılar. Zalim Taşnak çeteleri, bin yıldır bu topraklarda yaşayan Erzurumluları, medeniyet, kültür ve sanat varlıklarıyla ve Türk kimlikleriyle birlikte ortadan kaldırmaya
çalıştılar.
Bu zalim komitacılar; başta Yanıkdere olmak üzere, Ezirmikli Konağı, Mürsel Paşa
Konağı, Karskapı’daki bulunan bir kışlanın bodrumunda, iki binden fazla insanı zalimce öldürdüler.
Bu zalimler, Erzurum’da mezâlim ve soykırım yaparak katlettikleri insanların cesetlerini köpeklere verdiler, kadın ve kızlara tecavüz ederek hamile kadınların karınlarını deşip buradan çıkardıkları çocukları süngülerine takıp öldürdüler.
Bu zalimer, canlı tanıkların anlattıklarına göre,1918 yılının 20 Şubat’ında, demiryolunda biriken karları temizletmek bahanesiyle, topladıkları çocuk ve yaşlıların ellerini bağlayarak gruplar halinde vagonlara doldurup Yanıkdere’ye götürdüler. Tren bu mevkiye gelince elleri bağlı bu insanların başlarına baltalarla vurarak ve silah kullanarak dereye attılar. Bu feryatların duyulmaması için de trenin sürekli düdüğünü çaldılar. Dereye atılan bu silahsız zavallı insanların üzerlerine el bombaları atıp silahlarla taradılar.
Bu zalimler özellikle Alaca Köyü’nde, köylüleri ellerinden bağlayıp mereklere
doldurarak bu insanları kurşuna dizdiler. Bu işlemi birkaç binada gerçekleştirdiler. Başka bir yerde, kadınları eve doldurarak ağızlarını yaşmaklarla bağlayıp boğulmalarına neden oldular. Bu zalimler bununla da kalmayarak bu kadınları kazığa oturtturdular.
Bu zalimlerin zulmüyle,12 Mart’ta Osmanlı Ordusu şehre girdiğinde, hemen hemen herkes yakınlarını kaybetmişlerdi ve şivanları arşa çıkıyordu. Cadde ve sokaklar, çocuklar, kadınlar, erkekler ve yaşlıların kanları ve cesetleriyle doluydu.
Bu zalimlerin zulmüyle, Tahtacılar semtindeki Ezirmikli Osman Ağa ve Mürsel Paşa
konaklarına Erzurumluları doldurarak yakıp katlettiler. İstasyon caddesinde,
ölülerden adım atıp diğer tarafa geçmek mümkün olmuyordu. Bu katliamlarda, 9600 Erzurumlu, bu zalimler tarafından katledile-rek şehit edilmişlerdi,
Değerli bir tarihçi “Rusların çekilmesinden sonra şehir, zalim Ermenilerinde
elinde kalınca büyük katliamlar, işte bu zaman yapılmıştır. Sokaklar kadın ve
çocuk cesetleriyle dolup taşmıştı. Kadınların göğüsleri ve mahrem yerleri kesilerek duvarlara çakılarak asılmış, sanki teşhir edilmişti.
Telgraf direklerine çocukların başları asılmış, kadınların karınları deşilerek yolun
iki yan tarafına dizilmişti. İnsan bu hali görünce delireceği geliyor. Herhalde tarih
böyle bir vahşeti hiç yazmamıştır”, diye hatıralarını anlatıyor. Hatta o günkü Üçüncü
Ordu Komutanı, başkomutanlığa gönderdiği raporda “Ermenilerin, Erzurum’da yaptığı katliam, Engizisyon mahkemelerindeki zulümlere rahmet okutacak düzeyden daha kötü”, diyerek o da tarih, böyle bir katliamın benzerini henüz daha yazmamış” demiştir.
Erzurum Belediye Başkanı Zakir Beyce ve üst düzey yöneticilerin de eşlik ederek
Erzurum’un, Ermeni toprağı olduğu yolunda incelemeye gelen ABD heyetine, yukarıda zikrettiğimiz katliamların yerlerini gezdirerek gösterir. Zakir Beyce bu heyete “Ta eski zamanlardan beri bu topraklarda bir Ermeni Devleti’nin kurulmadığını, asırlardan beri, buradaki Ermeni nüfusunun, Türklerin onda biri kadar olduğunu, bunun da yüce dinimiz İslâm’ın hoşgörüsünden kaynaklandığını
anlatmıştır.
Daha sonra da Kavak ve Gez Mahallelerinin mezarlıklarını göstererek “Bunlar
Müslüman mezarlıklarıdır. Şehrin diğer taraflarında bunun onkatı kadar mezarlıklar
vardır. İşte şurada etrafı duvarlarla çevrili küçük bir mezarlık vardır o da Ermeni
mezarlığıdır. Şimdi bunlara bakarak Ermeniler mi çok yoksa Türkler mi çoktur. Bu Ermeniler herhalde ölülerini yemediler.
Erzurum’un ise ölüsü de dirisi de Türk’tür” diyerek o heyete büyük bir ders vermiştir.
Heyetin Başkanı da “Bu zatın sözleri beni çok çok aydınlattı, Hz.İsa’nın kulları
nasıl böyle bir katliam yapabilirler” diyerek memnuniyetini belirtip daha sonra Kars’a gitmiştir. Daha sonra bu heyetin hazırladığı rapor ile bütün dünya bu katliamları öğrenmiş olur.
Erzurum’da kalan Rus Subayları da Ermenilerin yaptıkları katliamları örtmekle
kalmayıp amirlerine itaatte olduklarını ve Ermenilerin bu vahşet rezaletine son verilmesini istediklerini söyleyerek Ermenilerin, Erzurum’da yaptıkları vahşete dikkat çekmişlerdir. Büyük rütbeli subayların birleşerek Rus Başkomutanı’na verdikleri raporda, Erzurum’dan ayrılmak istediklerini, yapılanlar karşısında bir şey
yapamadıklarını, Ermeni eşkiyaları yüzünden adlarının lekelendiğini söylemişlerdir.
Hatta bir Rus yarbay, Ilıca’da bir caminin avlusundaki kadın cenazelerini gösterdiği
telgrefta çalışan Ermeni kızlarının üzülecekleri yerde kahkahalar atarak sevindiklerini ve neşelendiklerini yazmıştır. Bu Rus yarbay, çok savaşlar görmüş birisi olarak tüylerini ürperten bu manzara karşısında, eğitimli bu Ermeni kızlarının, kadın dahi olsalar onların ruhi durumlarını çok iyi anlattığının en somut delili olduğunu söylemiştir.
Hatta Rusya’nın Doğu Orduları Başkomutanı General Odişelidze’nin, Ermenilerin,
1918 yılında Erzurum’da yerli halkı katlettiklerini, Zakavkazya ve Gürcistan adlı,
Rusça eserinde yazmıştır. İngiliz Dış İşleri Bakanı Lord Curzon da Ermenilerin öyle
birer masum kuzu olmadıklarını elindeki belgelere göre, Türklere karşı giriştikleri kanlı olayları gösteren dökümanların bulunduğunu söyleme gereğini duymuştur.
Bu zalim Ermeniler, yüzyıllarca Türk milletinin ekmeğini yemiş, Türklerin yanında
maraba olarak çalışmış, Rus istilası sırasında da onların himayesinde büyük
katliamlar yapmışlardır.
Erzurum kurtulunca da kaçanlar kaçmış, kalanlar da halk tarafından öldürülmüştür.
Herhalde bu yaptıklarından dolayı onların ellerini öpecek değillerdi. Çünkü bunlar hainlerdi.
Bu zalimlerin yaptıkları bu zulümleri ne yazık ki bu batı dünyası görmesine, bilmesine rağmen, emperyalist emelleri doğrultusunda, zaman zaman ısıtarak gündeme getirip sözde Ermeni soykırımı şeklinde küllendirip dillendirmektedirler.
Rabbim şehit olanlarımızın mekanlarını cennet etsin. Rabbim bu aziz millete bir
daha böyle günleri göstermesin. Âmin, Âmin!.. Biz de bunlardan ders çıkarıp geleceğimiz için uyanık olup çok çok çalışmalıyız ve bir daha bu zalimlere bu fırsatı vermemeliyiz.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.