AK PARTİ İLAN
22 Haziran 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Yerler ve göklerin altı günde yaratılışının hikmeti nedir?-3
MUSTAFA DAMLARKAYA

Yerler ve göklerin altı günde yaratılışının hikmeti nedir?-3

12.03.2018 12:08 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Evrenin ilk zamanlarında, zaman, bugün alışık olduğumuz akış hızından çok daha hızlı bir şekilde akmıştır. Bunun sebebi de şudur: Big Bang anında evren çok küçük bir noktaya sıkıştırılmıştır. Bu büyük patlama anından bu yana hem evrenin genişlemesi hem de evrenin hacminin gerilmesinden dolayıdır ki evrenin sınırlarını milyarlarca ışık yılı uzağa taşımıştır. Çünkü Büyük Patlama’dan bu yana uzay gerilmiştir ve evren saatinin üzerinde çok önemli sonuçları olmuştur.
Büyük Patlama anında oluşan enerji, evrensel saatin zaman akış hızını milyon kere milyon (10 üzeri 12 ) defa yavaşlatmıştır. Evren yaratıldığı zaman, evrensel zamanın akış katsayısı- bugün algılandığı durumuyla- milyon kere milyon kat daha büyüktü, yani zaman daha hızlı akmaktaydı. Bundan şu anlaşılmaktadır ki; dünyada milyon kere milyon dakikayı yaşadığımız esnada, evrensel saat için,sadece bir dakika geçmiş olmaktadır.
Uzmanların bildirdiğine göre,altı günlük zaman dilimi,zaman göreceliği dikkate alındığında, 6 milyon, yani altı trilyon güne denk gelmektedir. Bunun sebebi de evrensel saat, dünyadaki saatin akış hızından, milyon kere milyon daha hızlı akmasıdır. Yine bu işin bilim adamları, 6 milyon günün karşılık olarak geldiği yıl sayısının, yaklaşık olarak 16.147. 000.000. olduğunu söylemektedirler. Bu sayının da günümüzde evrenin tahmin edilen yaş aralığının karşılığıdır. 6.000.000.000.000 gün / 365,25 = 16.427.104.723 yıl.
Öte taraftan,yaratılışın 6 gününün her biri,zamanı bizim algılayışımızla, birbirinden farklı zamanlara karşılık gelmektedir. Bunun da sebebi,zamanın akış katsaysının, evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azalması gösterilmektedir. Büyük Patlama’dan itibaren, evrenin büyüklüğü her ikiye katlandığında, zamanın akış katsayısı yarıya düşmüştür. Yani evren büyüdükçe ( ki evren devamlı büyümektedir.Zâriyat Suresi, 47. ayetinde, ‘Biz göğü elbette genişleticiyiz’ genişleme teorisine işaret edilmektedir.) evrenin ikiye katlanma hızı da gittikçe artan bir şekilde yavaşladı. Bu oran “Fiziksel Kozmolojinin Temelleri”  ders kitabı olarak okutulan kitaplarda bilinen bir gerçektir.
Yaratılışın her gününü, dünya zamanıyla hesaplayan bilim adamları bu çalışmalarında karşımıza şu durumun çıktığını göstermektedirler:
1- Zamanın başladığı andan itibaren,yaratılışın 1. günü, yani 1. devre, 24 saat sürmüştür.
Bu zaman, dünyada anladığımız şekliyle 8 milyar yıla denktir.
2- Yaratılışın 2.günü, yani 2.devre, 24 saat sürmüştür. Ancak bu durum bizim anladığımızla, bir önceki günün yarısı kadar devam etmiştir. Yani 4 milyar yıl.
3- 3. gün, yani 3. devre de bir önceki gün olan, 2. günün yarısı kadar devam etmiştir. Yani 2 milyar yıl.
4- 4. gün ve devre 1 milyar yıl.
5- 5. gün  ve devre 500 milyon yıl.
6.6. gün ve devre de 250 milyon yıl sürmüştür.
Bütün bu rakamlara ve bilgilere bakıldığında, göklerin ve yerin yaratılışı olan altı günü, yani altı devresi, dünya zamanı çeşidinden toplandığında, karşımıza, 15 milyar 770 milyon yıl çıkar ki bu sayının, günümüzde elde edilen tahminlerle, büyük bir uyum,paralellik ve benzerlik gösterdiğine tanık oluruz.
Bu sonuç, 21. yüzyılda, bilim adamlarının ortaya koyduğu bir gerçek olarak görülür. Yani 21. yüzyıl bilimi, Kur’ân-ı Azimüşşan’ın, bindörtyüz yıl önce haber verdiği bir gerçeği tasdik etmektedir.
Gerek Kur’ân-ı Muciz’ül Beyân’ın gerek bilim arasında bu uyum, Kur’ân-ı Kerim’in, her şeyi bilen, yoktan yaratan, Kâinatın Sahibi ve Maliki yüce Rabbimiz, Allah (C.C.)’ın vahyi olduğunun bir mucizesi ve bu mucizenin bir delilidir. Yüce Rabbimiz Allah (C.C.) Hazretlerinin şânı ne kadar yücedir. Amenna ve Saddakna.
“Gerçekte Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş üzerinde hükümran olan Allah’tır. Geceyi, gündüze bürür; O, onu kışkırtarak takip eder. Güneş, ay ve yıldızlar, O’nun emrine baş eğmiştir. İyi bilin ki yaratmak da emretmek de O’na aittir. âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.( ’raf 54-)“.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.