BÜYÜKŞEHİR İLAN
17 Ağustos 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Yerler ve göklerin altı günde yaratılışının hikmeti nedir?
MUSTAFA DAMLARKAYA

Yerler ve göklerin altı günde yaratılışının hikmeti nedir?

05.02.2018 11:39 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Zaman zaman insanlar “Allah (C.C.) Hazretleri, acaba neden, kâinatı ve dünyayı yaratırken Hz.Adem (A.S.) gibi, defaten yaratmamış da yavaş yavaş yaratmıştır” diye sorarlar. Acaba hikmeti nedir?
    Yüce Rabbimiz, “kün fe yekün” emri ile istediklerini hemen,anında yaratmaktadır. Çünkü,yüce Rabbimiz buna maliktir ve kadirdir. Amenna ve saddakna. 
    Çünkü dünyada hikmet, ahirette ise kudret hakimdir. Dünyada da bazen kudret görülmektedir. Yiyilen yemeklerin kudret ile sindirilip vücuda yararlı hale getirilmesi gibi. Yüce Rabbimiz, ahirette de kudreti ile tüm mahlukatı bir anda yaratacak, çok kısa bir sürede de hesabı (seri’ül hisâb) görecektir.
   Hikmeti ile semavat ve arzı altı devrede, safha safha yaratmıştır.Eğer dünyada da aniden yaratma hakim olsaydı,yüce Rabbimizin yaratığı, şu görülen harikalar harikası, bu muazzam kâinattaki, bu güzellikler olmayacak hikmet tecellisi hadiselerde görülmeyecekti. Gece de gündüz de bir anda gelecek geceden seher vaktine geçilmeyecek gündüz aniden gelecekti. Onu güneşin doğuşu takip etmeyecekti.Halbuki hikmet tecellisiyledir ki geceden sonra seher  sonra yavaş yavaş gündüz geliyor, öğle vaktine erişiliyor, sonra bereketli olan ikindi geliyor, sonunda da grup vakti. 
  Gündüz aniden gelse idi, gece de birden bastırsaydı ne o güzelim havası olan, çok güzel görünen seher vaktinden bahsedebilirdik ne öğleden ne ikindiden ne de o mükemmel sanat harikası olan grup vaktinden. İşte bütün bunlar, Rabbimizin hikmetli yaratışlarıdır.
   Bu hikmetli yaratılış, tüm mahlukatta da vardır. Mesela çekirdekte ilâhî bir hikmet ve san’at gizlidir. Koskocaman bir ağacın bütün programı o küçücük (mesela yüz incir çekirdeği birkaç gram gelmektedir) âlemde ilâhî kâder kalemiyle çizilmiş, o küçücük çekirdekteki genetik şifre, en büyük bilim adamlarını dahi hayrette bırakabilecek bir mükemmellikte ve insanları aciz bırakabilecek çok derin sırlarla doludur.
   O çekirdek toprağın altında iken, Fettah ( nimet kapılarını açan) ismi tecelli eder,o küçücük çekirdek yer çekimine meydan okurcasına gayet intizamlı ve hikmetli bir şekilde yukarı çıkar, derken fidan, boy atma, kalınlaşma ve sonunda çiçek açıp meyve verir. Sonra meyve büyür,o yumuşak meyvenin içerisinde sert çekirdek oluşur.Bütün bunlar birden bire değil, safhalar halinde gerçekleşir. Maksat, o mükemmel san’atı insanların görmesidir.
   Çiçekler âlemindeki her safha, ilim ve hikmetle yürütülen, aklın bile eremeyeceği bu faaliyetler, yeryüzünü mükemmel çok değişik ilâhî san’ât tabloları ile doldurarak akıl sahibi insanları bu mükemmel ve müstesna san’atlara hayran bırakır.
   Eğer dünyada kudret âlemi olsaydı, şu muhteşem ve mükemmel kâinat, altı gün, yani altı devrede değil bir anda yaratılacaktı. Buna bağlı olarak ağaçlar, bir anda bitecek ve son şekilleriyle oluşacaklardı.O zaman da sıraladığımız bu ilâhî san’at eserleri olmayacak çekirdek âlemi yoklukta kalacak açılmaları, büyümeleri, fidan olmaları gerçekleşmeyecekti.
   Çekirdekler olmayınca, yumurta ve nutfeler  âlemi de yokluktan kurtulamayacak dünyaya gelip taşıdıkları İlâhî san’atları sergilemekten mahrum kalacaklardı. Çekirdek olmayınca fidanlar da olmayacak bebekler, kuzular,buzağılar, civcivler vb.de olmayacaktı. Binlerce muhteşem san’at bire inecek,binlerce mükemmellikler ve güzellikler ortadan kaybolacaklar dı. Böyle olunca da terbiye ve tedbir fillerinin tecellileri görülmeyecekti ve sadece yaratma ve icat fiillerinin mahsulleri, dünyada boy göstereceklerdi. 
   Halbuki san’at ve güzellik her zaman görülmek istenir. Aksi ise abes olur.Nasıl ki bir ressamın, yıllarca emek vererek yaptığı çok değerli tablolarını, bir ardiyeye koyup kilitlemesi gibi.
   İşte bunun içindir ki İlâhî hikmet buna müsaade etmedi ve kâinatı bir anda yaratmak yerine altı devrede yaratmayı takdir etti. Kur’ân-ı Azimüşşan, semavat ve arzın, yani kâinatın altı günde yaratıldığını yazmaktadır. Altı günde yaratılmasını altı devir olarak anlamaktayız.
   İnsanın anne rahminde altı safhada yaratıldığı, dünyada ve berzahta (büyük ve manevi bir âlem. Ruhlar kıyamete kadar burada bulunurlar.Dindar olup cennetlik olanlar,berzah aleminde sevdikleri kimselerle ve iyi insanlarla görüşürler ve çok zevkli yaşarlar) altı dönem geçirdiği gibi, bir gün de altı devre ve dönem geçirerek diğer güne geçmektedir. Hatta her şeyin, doğumu, kemâli, ihtiyarlığı, ölümü, berzahı, unutulması gibi altı devir geçirdiğini söylememiz mümkündür.
   Göklerin ve yerin altı günde yaratılmasına gelince:
    1. gün ve devir;, ilk yaratılış, 2. gün ve devir; Hz.Adem (A.S.)’in yaratılışı, 3. gün ve devir; 
Hz.Muhammed (S.A.V.)’in gönderilmesi, 4. gün ve devir;dünyanın kıyamet başlangıcındaki harab oluşu, 5.gün ve devir; bu imtihan dünyasının, kıyamet ile büsbütün kapanması, 6. gün ve devir; dünyanın kıyametinden, haşir sabahına kadar geçen dönemdir.
   Demek ki altı gün, kâinatın ilk doğuşundan ve yaratılışından, haşir sabahına kadar geçen zaman, dönem ve deviri içerisine almaktadır. Kâinatın altı günde yaratıldığı konusundaki ilgili ayetler ve bunların farklı olan yorumları da şöyledir:
  "De ki: Siz, dünyayı iki günde yaratan Allah’ın tek İlah olduğunu inkâr edip O’na birtakım eşler, ortaklar mı uyduruyorsunuz? Halbuki bütün bunları yapan, Rabbulâlemindir. (Fussilet-9) “.
   "O, yerin üstünde yüce dağlar yarattı, orayı bereketli kıldı ve orada arayıp soranlar için gıdalarını, bitkilerini ve ağaçlarını tam dört günde takdir etti, düzenledi. (Fussilet-10)”.
    "Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve her bir göğe kendisine ait işi vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, azîz ve alîm (üstün kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen) Allah’ın takdiridir. (Fussilet-12)”.
   Allah (C.C.) Hazretleri kâinatı yaratmayı dileyince sonsuz kudretini göstererek ölçüsü belirsiz bir enerji meydana getirdi ve o enerji zamanla yoğunlaşarak gaz halini aldı, sonra yoğunlaşıp bugünkü katı durumuna geçti. Dünya ise iki jeolojik devirde oluşmuş, sonra buradaki kaynaklar belirlenerek ilâhî plan gereğince dört jeolojik devirde oluşup bugünkü duruma gelmiştir. Zira ayetteki yevm kelimesi, başlangıcı ve sonu kesinlikle bilinmeyen, uzun bir devir manasına gelmektedir… Semavat, arz ile birlikte iki uzun devirde yedi tabaka haline getirilmiştir. Çünkü hepsi gaz halinde idi. Hep birlikte yoğunlaşıp katılaşması, iki devirde meydana gelmiştir. Devam edecek.
   Selam ve saygılarımla …

Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.