ustilanlar
27 Şubat 2020 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Türkiye’nin dış politika başarısı
MUSTAFA DAMLARKAYA

Türkiye’nin dış politika başarısı

26.01.2020 22:09 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Türkiye artık bu bölgede yeni bir aşamaya geçmiştir. Türkiye artık yerinde sayan değil, bir yükseliş içerisine girmiştir. Hiç şüphesiz ki bunu, bu ülke, karizmatik bir
dünya lideri olan, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a borçludur
Türkiye için artık savunma bekleme dönemi kapanmıştır. Türkiye, özellikle
bölgede, bir süper güç haline gelmiştir.
Bunu herkes görmektedir. Onlar, Türkiye’ye, ekonomik, siyasi, psikolojik bir karartma içine girmişlerdir. Herkesin bunu görmesi gerekmektedir.
Artık sınırlarına çekilen bir Türkiye yok. Zaten böyle olsa Türkiye yaşayamaz.
Onlar, Türkiye’yi küçültmek istiyorlar.
Bu da mümkün değildir.
Türkiye, dünyada güç dengelerinin dağıldığı bir dönemde, müthiş bir ivme yakalayarak o büyük devlet aklını ve millet ferasetini de kullanarak büyük bir güç elde eden bir ülke konumuna gelmiştir.
Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Libya’da yaptığı çok önemli hamlelerle bir kez daha dünyadaki dengelerini değiştirmiştir. Bu, yönetim sisteminden, devletin zihniyet sistemine kadar her sahada kendini göstermektedir.
Artık Türkiye, eskiden olduğu gibi, o büyük devletlere teslim olma, yine bir savunma pozisyonunda kalma yerine, hücum pozisyonuna geçerek milletinin hakkını savunan, bir kadim devlet anlayışına geçmiş durumdadır. Bunu her zaman, her yerde görmekteyiz.
Eskiden emir alarak şuraya asker gönder denilince gönderen, askerini geri çek denilince askerini çeken bir ülke konumundan, 13 ülkede askeri üssü olan bir pozisyona gelmiştir.
Hele hele Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, kabına sığmaz olan o üstün devlet aklıyla, bir Libya hamlesi yaparak Akdeniz’deki tüm hesapları altüst etmiştir.
Türkiye bu adımla hem Akdeniz’deki haklarını garanti altına almış hem de Libya devletinin ve halkının istikbaline sahip çıkmıştır.
Bu hamle meşru olmayan, darbeci Hafter ve onun şürekalarının dizginlenmesinde,
ülkemizin kararlı tutumunun büyük rolü olmuştur. Berlin Zirvesi toplanmasında, ülkemizin kararlı tutumu etkili olmuş ve Libya’da ateşkes için, iyi bir zemin hazırlanarak çözüm yolunda önemli adımlar atılmıştır. Bu kararlarla birlikte, ileriki günlerde,ekonomiden, güvenliğe kadar birçok konuda, gözle görülebilecek gelişmeler sağlanacaktır. Bu gelişmeler sayesinde, inşâAllah, Libya halkı gelecekte,
huzura kavuşarak acılarına son verecektir.
Aslında, darbeci Hafter’i bulan, ona silah ve güç veren ve her türlü desteği sağlayan ABD’dir. Libya’daki petrolün yüzde 20’sini Rusya’ya pay vererek Rusya’yı yanına alan da ABD’dir. Libya’daki petrole konacaktı. Örtülü savaşı çıkarıp onu destekleyecek ve onlara silah satacaktı. ABD’nin bu isteği gün gibi ortada iken, Berlin’de çözümün olmasını tabii ki istemeyecekti.
Hafter’i var eden güç odakları olan BAE ve Mısır durdurulursa darbeci terörirst
Hafter yok olacaktır.
Birileri hâlâ yok efendim “Orada bizim ne işimiz var, burada bizim ne işimiz var” deyip bozuk plak gibi çalıp duruyorlar. Bu söylemler görüldü ki bu, ülkeye hiçbir fayda sağlamadı. Biz ülke olarak bugüne kadar tehlikenin, ateşin hep kapımıza kadar gelmesini bekledik durduk. Bunun da büyük bir yanlış olduğunu son anda gördük.
Ama Türkiye’nin son hamleleri gösterdi ki ülkemiz
Muhterem Cumhurbaşkanımızla beraber değişen devlet anlayışında, artık kapıları açan sulhun anahtarı konumunda olan bir ülkedir.
Bütün bunlara rağmen, Türkiye bir taraftan terörle mücadele ederken diğer tarafta da çok uluslu bazı çevrelerin, en ağır ekonomik saldırılarına maruz kalarak bunlarla da amansız bir mücadele verdi.
Herhalde çok az ülke, böyle bir ittifak güçlerinin ağır saldırılarına karşı
mücadelenin altından kalkabilirdi. Mesela, İtalya ve İspanya ekonomileri böyle bir saldırıya uğramamasına karşın çöktüler. Ama Türkiye, başta hain, 15 Temmuz saldırısı olmak üzere, diğerlerinin altından başarıyla kalkarak yoluna devam etti/etmektedir. Bunda da hiç şüphesizdir ki alınan kararlı duruşlar, uygulamalar etkili olmuştur. Bu da Hükümetimizin başarısının göstergesidir.
Bu büyük saldırılar karşısında, eğer Türkiye geçmişte olduğu gibi, bir savunma
politikası izleseydi, bu ağır saldırıların üstesinden gelemezdi, belki çökebilirdi. Ama öyle olmadı, alışılmış duruşlar terk edilerek yeni duruşlar sergilendi, silkinip toparlanarak kökten adımlar atıp başarılı oldu.
Eğer bu başarılı politika takip edilmeseydi gerek Suriye’de gerek Libya’da gerek terörle gerekse Akdeniz’deki mücadeleler başarılı olamayacaktı ve bir üstünlük inşa
edilemeyecekti. Ama böyle olmadı cesaret ve kararlılıktan dolayı, sağlam bir
yol çizerek yoluna devam etti.
Muhterem Cumhurbaşkanımız “Türkiye barışın anahtarıdır” derken bir akla uygun gerçekliği de ortaya koyuyordu.
Berlin toplantısı bize, barışın mimarının bizzat Muhterem Cumhurbaşkanımız
Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, oradaki liderlerin yaklaşımı göstermiştir. Muhterem Cumhurbaşkanımız tavizsiz bir şekilde Libya için ne istediğini orada ortaya koymuştur.
Eğer Berlin’de; Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, barıştan söz ediyorlarsa bu, Muhterem Cumhurbaşkanımızın kararlı dik duruşu sayesindedir. Bu, Türkiye’nin büyük zaferidir.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.