ustilanlar
04 Nisan 2020 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Türkiye küresel güçtür
MUSTAFA DAMLARKAYA

Türkiye küresel güçtür

02.02.2020 22:29 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Türkiye, birkaç yıldır kendini, ülkenin Doğu’sundan, Batı’sından, Güney’inden ve
Kuzey’inden,yani içeriden savunan bir ülke yerine, savunma hatlarını, içeriden
,dışarıya taşıyarak savunmasını, sınırlarının sıfır noktasının ilerisine götürmüştür.
Bugüne kadar terörle mükemmel bir mücadele vererek sınırlarını güvence altına
almış, İran’dan, Akdeniz’e uzanan, Batılıların planlarını çökerterek emperyalistlerin
planlarını boşa çıkartarak bu bölgede inisiyatif alanı oluşturup bir aklın göstergesini icra etmiştir. Libya anlaşması ve Akdeniz’deki ülke menfaatine en güzel karar verme, bunun en mükemmel göstergesidir. Bunu hiçbir kimse, hiçbir grup ne sulandırabilir ne de küçümseyebilir. Bunu böyle yapanlar, kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadırlar ki bu büyük bir hatadır.
Böyle davrananlar,bu büyük ülkeyi, içeriye kapatarak savunmasız bırakmaya
çalışmaktadırlar. Bu ülkenin, böyle bir coğrafyada, içeriye kapanma lüksü yoktur.
Zaten emperyalist güçler de bu ülkeye böyle bir hakkı vermek istememektedirler. Halbu ki Türkler tarih boyunca, hep böyle zor oyunları bozmuş bir millettir. Aslında bu dönem, gücün nerelere kadar uzandığı bir dönemdir.
Böyle bir dönemde, üzerimize gelen taarruzları savunma değil, taarruzla karşılama dönemidir. Eğer böyle yaparsan güçlü kalır, güçlü yaşar, bağımsız bir halde kendini güçlü hisseder ve hissettirirsin.
Şu anda bu coğrafyada olanları ve yaşananları hiçbir zaman bağımsız düşünemeyiz.
Ne Mısır ne Libya ne Irak ne de Suriye’deki planlanmış parçalanmaları birbirlerinden ayıramayız. Bu coğrafyada olanlar, dış güçler tarafından bilinçli olarak planlanmış en az yüz yıllık projelerdir. Burada bir
üç mücadelesi vardır, bunu birbirinden koparmak olmaz.
Türkiye bunlara geçmişte olduğu gibi, dışarıdan seyirci kalmayıp bizzat sahaya inince bunlara olanlar oldu. Her birisi bir taraftan harekete geçtiler.
Kozlarını oynamaya başladılar.
Mesela bazı Alman gazeteleri, 2020 yılı için, AB’nin, Türkiye’ye yapacağı yardımlarda % 75 oranında kesinti yapacağını yazdı.
Sebep açık, Suriye’ye, Barış Pınarı Hareketi ve Libya ile yapılan anlaşma ile Doğu Akdeniz doğal gazını garanti altına almak.
Bu da gösteriyor ki ABD, İngiltere ve AB bu konuda anlaşmış görünüyorlar.
Bu da Suriye’ye cesaret ve güven veriyor.
Rusya da Suriye’ye destek veriyor.
Çünkü bu bölgede kendine güvenli bir üs kurmak istiyor. Bunu yapıncaya kadar da Suriye ile ters düşmeyecektir.
Yine Rusya’nın, Suriye Devlet Güçleri ile bu bölgedeki stratajik hedefleri
bombalaması da boş değil. Hedef, Halep- Lazkiye bağlantısını emniyete alarak Suriye’nin ticaret ve tarımının kalbi olan İdlib’i ve yıllık 2 milyar dolar olan mal girişi bölgesi, Bab-el Hava kapısını ele geçirerek buradan büyük bir rant elde etmektir.
Bütün bunlar yaşanırken ABD, AB, Rusya ve buradan fayda uman her ülke,
Türkiye’nin kendi bölgesinde ve dünya ölçeğinde, muazzam bir güç oluşturduğunun
farkındalar. Birileri bunu takdir etseler de birileri de bunu durdurmaya çalışıyorlar.
Mısır’ı da Yunan’ı da AB ülkeleri ve ABD’ si de Türkiye’nin bu bölgede büyük bir gücü eline aldığından endişe etmektedirler. Çünkü onlar, enerji kaynaklarından,
oluşan deniz haritasına, bölgenin yeniden paylaşılmasına kadar hemen her konuda çok güçlü bir Türkiye rüzgârı estiğini görüyorlar. Aziz Türk Milleti de bugüne kadar oluşturulamayan böyle bir kazancı kendisine kazandıran, Muhtere
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümetinin bu icraatından dolayı büyük gurur ve mutluluk duymaktadır.
Yine onlar görüyorlar ki artık Türkiye, o eski Türkiye değildir. Çünkü gelecek
yeni istila dalgalarını, eskiden olduğu gibi artık ne kıyılarında ne de sınırlarında
karşılayıp savunma yapmamaktadır.
Türkiye’ nin bu inisiyatifi ve gücü karşısında endişe duymaktadırlar.
Bunu bir türlü kabul edemeyip içlerine sindirememektedirler.
Muhterem Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Hükümetinin ve devletin tecrübeli
kadroları biliyorlar ki; eğer, bu bölgede yoksan, Anadolu’da tutunman mümkün değildir. Emperyalist lerin duydukları kin ve öfke ile içeridekilerin cehaleti
ortak bir noktadadır. Böyle olunca da Türkiye bunların üstesinden gelerek
yoluna devam edecektir. Böyle davranınca da Türkiye hem var olacak hem de yoluna devam edecektir.
Eğer buralarda olmazsak Anadolu’yu koruyamayız ve büyük Türkiye’yi inşa
edemeyiz. Anadolu’yu koruyamazsak bu coğrafyadan silinir yok olur gideriz.
Güçlü ve büyük Türkiye’yi kurup devam edemezsek tarihten de siliniriz. Cennetmekan ecdadımızdan, asırlardan beri, bize kalmış olan bu büyük mirastan
mahrum olmakla kalmayız onun da sonunu getiririz.
21. yüzyıl dünyası,teknolojinin ve iletişimin hızla dönüşüp değiştiği,bilginin
küreselleştiği, zihinsel sınırların kapandığı, emniyetin kaygılı hale geldiği bir
dünyadır. Bu tür bir dünyada halen daha acımasız bir saldırganlık devam etmekte,
ülkelerin zenginlik kaynakları talan edilmekte, milletler yok edilmeğe
çalışılmaktadır. Gelecek olan bir dünya savaşının akibeti ise, diğer iki dünya savaşına hiç benzemeyecektir ve hiçbir ülkenin de bundan sağ çıkıp
çıkamayacağının garantisi yoktur.
Onun için böyle bir dünyada, biz, ülke olarak ilerisi için, kendimizi güvenceye
alacak tedbirleri almak mecburiyetindeyiz.
Bugün; askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik alanlarda yürüttüğümüz mücadeleler,
bu ülkenin geleceğinin inşasıdır.
Gelecekteki güç haritasının inşasıdır.
Türkiye’nin bu bölgedeki güç inşası, bu bölgenin kurtuluşu olacaktır. Herhalde,
Türkiye bu haliyle yeni bir güç olarak doğmaktadır. Dünya da buna tanık olmaktadır. Allah korusun, eğer Türkiye bu bölgede zayıflar ve hâşâ düşerse bu bölgedeki bütün coğrafya düşer ve asırlarca da ayağa kalkamaz.
Osmanlıdan sonraki durum bu bölge için en acı örnektir. Veya tersi olur da bu
coğrafya düşerse Türkiye de düşer ve bugün ayağımıza gelen fırsatı yıllarca çok bekleriz.
Onun içindir ki Türkiye, bugün yürüttüğü bu etkili mücadeleyi yürütmeye devam etmelidir. Çünkü, şu anda, bunda çok başarılı olmuştur. 20 yıl öncesine kadar, bu başarılı mücadeleyi yürütemeyen Türkiye, bugün bütün bu bölgede, en etkili bir güç haline gelmiştir, böyle de devam edecektir.
Allah Teala Hazretleri, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan
ve AK Parti Hükümetimize güç ve kuvvet versin, muvaffak etsin, yâr ve yardımcıları olsun. Âmin, Âmin, Âmin!..
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.