ustilanlar
22 Ekim 2018 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Tebbet Suresi Evrenseldir
MUSTAFA DAMLARKAYA

Tebbet Suresi Evrenseldir

22.04.2018 22:58 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Tebbet Suresi, Ebu Leheb’in, karısıyla birlikte, Peygamberimizin çağrısına karşı çıktıkları, şahsi düşmanlıklarını din düşmanlığına dönüştürdükleri ve Peygamberimize karşı her türlü yalan ve iftirayı reva gördükleri, Ona hakaret ve eziyet ettikleri ve birçok zulümleri yaptıkları için inmiştir. Yoksa Ebu Leheb için sure indirilmiş değildir. Kur’ân-ı Kerim evrensel olduğu için, kişilerden ziyade tüm insanlığa hitap eder. Böyle olmasına rağmen,yıllarca bazı din adamları, bu surenin Ebu Leheb için indirildiğini söyleyip durdular.
Bu mübarek sure,Kur’ân-ı Kerim’in en büyük mucizesidir. Çünkü, Ebu Leheb ve karısının küfür üzere öleceğini haber vermiştir. Verdiği gibi de çıkmıştır. Tebbet “ kurusun “ manasın da bedduadır. Ebu Leheb’e bedduadır. Kâfirun Suresi ile anlam ilişkisi vardır. Burada, nankör insan tipine en güzel örnek verilmektedir. Küfür ve nankörlüğün sonunun cehennem olduğu bildirilmektedir. Bu mübarek sure “Mesed Suresi” diye de anılır.
Allah’a yaslanan insan, güzelliklerle buluşur. İlahi yardımın insana gelmesi müjdesi verilir. Ama Ebu Lehep ve karısı bu çağrıya kulaklarını tıkadılar. Mala ve güce güvenmenin sonunun hüsran ve ateş olacağı, sonunun Ebu Leheb gibi, olmasını istemeyenlerin tövbe etmeleri gerektiği anlatılmaktadır. Ayrıca,bir insanın yakını ile övünmesinin yersiz olduğu öğretiliyor. Ebu Leheb, Peygamberimizin amcası idi, ama iman etmedi, eğer imana yakınlık yoksa bunun bir faydası olmayacağı haber veriliyor. Hz. Nuh (A.S.)’ın oğlu ve karısı buna en güzel örnektir.
Burada kötülüğe destek olanların aynı akıbete uğrayacakları bildiriliyor. Nitekim Hud Suresi 113’de “ Zulmedenlere meyletmeyin ; sonra ateş size dokunur (cehennemde yanarsınız) “ , buyurularak,inanan insanların Allah’tan başka dostları olmadığı söyleniyor. Küfre ve şirke yardım edenler bunun faturasını öderler.Ebu Leheb ve karısına destek olanlar da ateşe gireceklerdir. Nisa Suresi 85’de “ Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o işten nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur” buyurularak toplumda aracı olmak istenen insan neye aracı olduğuna dikkat etmek mecburiyetindedir. Çünkü onun da neticede günah-sevap bakımından bir payı olacaktır.
Bu surenin nüzûl sebebinde,özel bir sebep yoktur. Zaten Kur’ân’ın ayetlerinin büyük çoğunluğunda, özel sebepler yoktur. Nüzûl sebebi ayetlerin daha iyi anlaşılması için bir vesiledir. Özel olması hükmün özel olmasına engel değildir. Vahyin bir ışık tutmasıdır.
Bu surenin inmesinde, 2 temel olay anlatılır. Peygamberimiz, Şu’arâ 124. ayeti gereğince  yakın akrabalarını,Safa Tepesi’ne çıkarak onları İslâm’a davet etmiş,onları cehennem azabı ile uyarmıştır. Ebu Leheb,Peygamberimize,”Müslüman olursam bana ne verilecek” demiş, Sevgili Peygamberimiz de” Herkese ne veriliyorsa sana da o verilecek” deyince, Ebu Leheb “Beni diğerleri ile bir tutan dine yazıklar olsun. Beni bunun için mi çağırdın” diyerek galiz sözler sarfetmiş ve orayı terk etmiştir. Çünkü Ebu Leheb hep kendini üstün görmüştür.
Kur’ân-ı Kerim’de kıssalar, hayattan seçilen kesitlerdir. Bir ders ve bir ibret verirler. Kıssalarda isimler zikredilmez, yer beyan edilmez. Firavun bir isim değil ünvandır vb. Kur’ân’ın üslubunda isimler zikredilmez. Bu surede de Ebu Leheb ve karısının isimleri zikredilmez. Çünkü mesajın evrenselliğe taşınması içindir. Çünkü Ebu Leheb ve karısı gitti ler, ama ebuleheblik kıyamete kadar devam edecektir. Bu evrensel mesajda,onların yolunu takip edenlerin de onlar gibi olacakları bildirilmektedir.
Ebu Leheb otoriter bir adamdı. Elleri ölümünde kurudu. Ebu Leheb’in elleri mecazidir. Aslında onun sosyal ve ekonomik gücü kahrolsun diye bir kahır ifadesi vardır. Yüce Rabbimiz bir insana neden beddua etsin ki ? Bu bir lanet ifadesidir. Bazen Kur’ân’da kelimeler standart anlam vermez çok anlamlılık verir.Burada da güç kastedilmektedir. Mesela Zâriyât 47’de “Göğü kendi ellerimizle bir kurduk” buyurularak Allah’ın eli değil, gücü kastedilmektedir.     
Tebbet Suresi’nde de Ebu Leheb’in elleri (yedâ) ile onun nüfus alanına, malına ve gücüne , sosyal hayattaki ağırlığına işaret edilerek “bunlar ona fayda vermedi”. Onun temsil ettiği inançsızlık da kahrolsun. Çünkü o şirkten besleniyordu. Peygamberimize, ekonomik yönden güçlü olduğu için, bu gücünü kullanarak ambargo koydu. Ebu Leheb tamlamasında, onun nesline gönderme yapmamaktadır.
Ebu Leheb’in asıl adı,Abdul’uzza’dır.Ebu Leheb,ateşin babasıdır.Yani cehennemin en baş adamıdır.Bu unvan bu adama Kur’ân tarafından verilmemiştir. Peygamberimizden önce de bu ünvanı kullanıyordu. Ebu Leheb, yüzü al al ve bakışıyla insanları etkileyen, gösterişli, herkesin saygı duyduğu,güçlü bir adamdı. Yüce Rabbimiz “sizin övündüğünüz methettiğiniz, bu adam ateşe girecektir” buyurmaktadır.
Bu sure bizlere ne ile övündüğümüze karar vermemizi anlatır. Onlara, işte sizin üvündüğünüz ve övdükleriniz ateşe girecektir,buyurulmaktadır.
Onun ve onun gibi olanların; malları,kazandıkları, makamları ve şöhretleri, mahşerde onlara fayda vermeyecektir. Bunlar,Hakka ve Vakıa surelerinde buyurulduğu gibi kitabı soldan verilenlerdir. Ayrıca Leyl suresinde de böyle olanların mallarının da onlara fayda vermeyeceği anlatılmaktadır.
Tebbet Suresi’nde, övüneceğimiz şeyi iyi belirlememiz bildirilmektedir. Çünkü gücü ve malı ile övünen Ebu Leheb ateşe girecektir. Dünyada o ve onun gibi,şeytana yaslananlar ateşe girecekler, ama İslâm’a yaslananlar cennete gireceklerdir. Karısı Ümmü Cemil de sıfatları ve yaptıklarıyla sembolleşmiştir.Bu kadın da Ebu Leheb’in fiillerindeki en büyük yardımcısıdır.Bu kadın bu tür davranışları tahrik ve teşvik etmiş, kendi destekçilerinin sembolü olmuştur.
Bu surede, bunlarla sembolize edilmiş her devrin benzer sıfatları ve yardımcılarının akıbetleri anlatılmaktadır. Bu kadının boynunda olan hurma lifinden kemer ip, cehennemde ona azap olacaktır. Onun için kıyamete kadar herkesin, bu olaydan bir ders çıkarıp kendisine çeki düzen vermesi gerekmektedir. Cehennemde bu prangalardan ve bu cezadan kurtulmanın imkansızlığından bahsedilir. Onlar bu halleriyle aşağılanacaklardır. Böyle olanlar bu prangaları dünyada hazırlamışlardır. Yani küfrü, şirki övenler, bu prangaların azabını ahirette tadacaklardır.
Ebu Leheb’den bahseden bu sure ve Kur’ân’ın tüm ayetleri kıyamete kadar gelen bütün insanlar içindir ve bir evrensellik taşımaktadır. Bu sure okunduğu zaman, Allah’a karşı gelenlerin nasıl onun gazabına uğradıklarını düşünüp daha ciddi bir şekilde Allah’a sığınmak gerekir. Kıyamete kadar, asırlar boyunca hep Ebu Leheblerle karşılaşılacaktır. Onun için, onlardan olmamaya gayret edilmeli, yüce Rabbimize yalvarıp ondan ayrılmamalı yız. Yoksa cehennem azabı her an böyle olanları beklemektedir.
Öyleyse Kur’ân’ın bu evrensel mesajları karşısında her insan, Asr-ı Saadet’teki o mübarek Sahabe gibi muhataptır, sorumluluğu vardır ve ders almalıdır. Allah’ın rahmet ayetleri kadar, gazap ayetleri de o kadar önemlidir. Bu iki yolda tercih hakkı da insanın kendisindedir. Biz, acizâne yazdığımız bu yazılarda, insanları Allah’ın emirlerine karşı duyarlı olmağa çağıran bu uyarı mesajlarını iletmeği kendimize bir görev addettik. İnşaAllah karşılığını bulur.
Ebu Lehep öldü ama, Ebu Leheblik yaşamaktadır. Çünkü insanların içlerinde Ebu Leheblik her zaman vardır. Gerek mal gerek servet gerek şöhret gerekse makamın insanları şımarttığı zamanlar vardır. Kur’ân’daki lânetler ve beddualar belli özelliklere sahip şahıslara yöneliktir.Kur’ân kişilerden ziyade düşünceler muhatap alınır. Kur’ân, inkârcılara karşı böyle sert ifadeler kullanır. Çünkü küfür ve inkâr, yüce Rabbimizin, binbir mübarek isimlerine ve sıfatlarına karşı sanki bir meydan okuyuştur. Bu münkirler, Allah’ın varlığını reddederler.
Özellikle, tarihi olay olan,Fil,Kureyş ve Tebbet Sureleri ve diğer yedi sureyi (namaz sureleri diye bilinen, bu on sureyi) namazlarda devamlı okumamız, bu olaylar hatırlanarak Allah’a karşı yaklaşmamızın önemi vurgulanmaktadır.Yüce Rabbimiz bizleri, okuyup anlayıp amel edip hayatına uygulayanlardır etsin. Âmin !.. Âmin !..
Selam ve saygılarımla…

Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.