ustilanlar
21 Kasım 2018 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > SEÇİME BEŞ KALA
Ömer Nazmi Yavuz

SEÇİME BEŞ KALA

18.06.2018 10:00 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
Hainlerin hainliği bitmiyor işte! Ve Erzurum bir şehit daha uğurladı. Yüzbaşı Yunus Çelebi, bayram günü şehitliğini giyinip makamına uçtu. Memleketin birliği ve dirliği için hainlerle vuruşarak Hakkın rahmetine kavuştu. 
Dün Narmanlı Cami'sinde namazını kılanların gözünde kederle karışık öfke vardı. 
Ve suskundu herkes.
Belli ki hainlerin kökü kazınmadığı sürece bu böyle sürüp gidecek. 
O yüzden millet olarak tek yürek olup, aynı dileğin etrafında toplanmalı. 
Bazen kelimeler yetersiz, tümceler anlamsız kalıyor.
Ve ne dersen de, yüreğindekini anlatamıyorsun.
Seçime beş kala bir fidan daha  koptu topraktan ve şehit makamında gerek, diyerek gitti işte!
Gülü güle Yüzbaşı Çelebi!
...
Akıl şaşar, erdem yenilir; rüzgâr döner, pusulanın ibresi kutba sırt çevirir, oysa aptallık hiç yanılmaz, hiç dur durak bilmez, diyen 1842'de doğan ve 1914'de ölen Amerikalı gazeteci-yazar Ambrose Bierce, tümcesini şöyle tamamlamış, aptallık bir sabitlik standardı olarak lüzumludur.
Bu aptallık için söylenmiş.
Milattan önce yaşamış olan Romalı şair Juvenal da "güven" sözcüğünün yükü için iki kelam eyleyerek, "herkese güvenmek saçma, hiç kimseye güvenmemek ise deli sakarlığıdır," demiş.
Aptallık ve güven.
Çoğu zaman karşımızdakini küçümsemek için cümlemize yerleştirdiğimiz "aptal" sözcüğü asılında gerçeklere sırt çevirmekle de tanımlanabilir. Yani, sözlük anlamı, "alık, bön, budala, ahmak, zekası az gelişmiş olan," olan aptal sözcüğünün tanımının öz yükünde algı zayıflığı olsa da; var olanı, yok saymak; ya da yok olanı var saymak gibi kararsız ve muğlak tavırları da içinde barındırır. 
Türkiye'de demokrasi var mı?
Bu soruyu yönelttiklerinizin yüzde ellisi "var" diğer yarısı da "yok" derse, bu bulunduğumuz toplumun bakış açısının ve siyasi yaklaşımından çok, ya gerçekleri algılamamasına ya da ikiyüzlülüğün primine inanmasındandır.
Kim gerçekleri algılayamıyor; ya da ikiyüzlülüğü kim yapıyor?
Bu soruya her iki cenahtan bakıldığında, karşı tarafa, "sen algılayamıyorsun ve ikiyüzlülük yapıyorsun," denileceğini iddia etmek o kadar da zor değil!
Peki, kim aptal, kim değil!?
Kim, kime göre riyakâr, kim değil!? 
En önemlisi ise, Birece'nin dediği gibi, aptallık asla yanılmaz; yani, yanıldığını asla kabul etmez, yargısı toplumların umarsız ve var olan bir derdi olarak görülebilir.
Bana kalırsa, en büyük aptal, en sabit fikirli olanlardır!
Güven ise, salt insanoğlunun değil, tüm canlıların ihtiyacı olan yaşamsal bir besindir. 
Hayvanlar alemini tam bilmediğimiz için, biz kendi alemimize bakalım; bakalım ne diyebiliriz! 
Şunu söylemenin aptallıkla pek ilgisi olmasa gerek. 
İnsan; arkadaşına, sevdiğine, dostum, dediğine güvenmez ise yalnız ve korkuların kıskacında bir güvercin tedirginliği ile yaşayabilir mi; yaşarsa buna yaşamak denilebilir mi!
Ya da siyaset alanında oy verdiği partiye ve de partisinin aday gösterdiği kişiye güvenmez ise, ülkesinin ve kendi sınıfının ekonomik ve özgürlükler alanında nefes alabileceğine ya da daha ileri seviyeye gidebileceğine nasıl inanabilir ki!
Yukarıdaki bu kadar cümleleri ve satırları kimsenin hatırı için örmeye çalışmadım.
Sözümüzün özünü açıkça söyleyelim.
Günümüzde toplumu bilgilendirmek ve aydınlatmak için "basın" denilen biz gazeteciler tayfasının miçolarından tutun da kaptanlarına kadar yol almaya çalışan bir geminin içindeyiz. İşin garip tarafı, bir çoğumuz, rotası belli olmadan rüzgâr nereden eserse yelkenlerimizi o rüzgârla doldurup, dümenimizi o çıkar adasına çeviriyoruz. Ve o adaya çıkar çıkmaz memleketi ve kendimizi kurtaracağımızı sanıyoruz!
İşte burada aptallık ve güven karşımızda yine sırıtıyor.
Bir. Basına güven.
İki. Buna inanan aptallık.
Ne yazık ki "geriye evrim" denilen değişim önce basında gerçekleşiyor.
Basının yaratılışında "Haber Tarafsız, yorum Hürdür," ilkesi zamanla geriye evrimleşerek, "haber tarafsız olabilir, yorum da patrona göredir," olarak evrimleşmesinden sonra, "haber taraflı, yorum da güçlüyü övmektir," noktasına gelmiştir.
Basında gerçekleşen bu geriye doğru evriminden az da olsa okur geçinenlerinin etkilememesi düşünülebilir mi?!
Geriye doğru evrimleşmiş olan basına güvenen aptallık hangimizde yok ki!
Önemli olan aptallığın sabitliğinden kurtulup gerçekleri algılamamız olmalı!
Bunu başarmak o kadar zor değil.
Önce siyasi partilere, bir din ya da mezhep oluşumu olarak bakmadan; günümüz koşulları ile haktan, hukuktan, adil yönetimden, eşit paylaşımdan yana olanlarla yan yana gelmek gerekmez mi?
Vahşi kapitalizmden vazgeçtik, size yahşi kapitalizmi öneriyoruz, diyen hangi parti olursa olsun, buna karşı duranlara hak vermek gerekir.
Geriye evrimleşme salt siyasette değil ahlâkta da var.
Güçlünün güçsüze tecavüzü, hayvanları hayvanca öldürmek ve işkence etmek..
Bu da geriye doğru evrimleşerek ilkelliğe dönmek değil midir yani!
Geriye evrimleşmeyi bırakıp, meydanlarda nutuk atanların sözüne, gözüne ve özüne bakmalı bence.
AK Parti şöyle iyi, İYİ Parti en kralı, CHP şöyle geliyor, MHP ölmedi, Saadet Partisi'ni es geçmeyin, HDP'yi unutmayın, diye yorum bekleyenlere benim de sorum şu olabilir mi acaba!
AK Parti 3, İYİ Parti 2, HDP 1, olur mu?
Ya da AK Parti 6 olur mu?
Veya AK Parti 5, HDP 1 olur mu?
Ya da AK Parti 3, İYİ Parti 1, MHP 1, HDP 1 olur mu?
Veya AK Parti 4, CHP 1, İYİ Parti 1 olur mu?
Olur mu, olur?
Aldırmayın anketlere, hiçbir seçim bu kadar belirsiz olmadı. 
Peki, yukarıdaki seçenekler olsa ne yazar, olmasa ne yazar!
Memleket sevdasını ayrı tutarsak, bizler bu yolun hancısıyız.
Bu hamamın külhanı olmasak da kurnasıyız.
Yine bildiğimizi yazarız, o kadar!
Dolar seçimden sonra düşecekmiş; OHAL seçimden sonra kalkacakmış, olur elbet!
OHAL kalkar, BUHAL gelir, o da olmazsa ŞUHAL gelir..
Başımıza daha neler gelir bilemeyiz ki!
Tarihi seçime 5 kala aptallığın, yani sabit fikirli olmanın lüzumu yok!
Her seçmen sandığa koşmalı ve güvendiği ve de tercih ettiği partiye "evet" mührünü basmalı.
Demokrasilerde başka yol yok!
Etiketler : ömernazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.