ustilanlar
19 Ekim 2019 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Şakî devlet(ler)
MUSTAFA DAMLARKAYA

Şakî devlet(ler)

30.07.2019 13:59 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA

ABD ve yandaşları tam bir haydut devlettirler. Afganistan,Irak, Libya,Tunus, Mısır ve Suriye'yi tahrip ettiler. Yüz binlerce insan, hayatını savaşlarda kaybetti. Bütün bölgeler kaosa sürüklendi, antik şehirler yıkıcı savaşın tozları altında kaybolup gitti.

         ABD,bir tarafta “Avrupa ordusu” fikrinden dolayı Avrupa’yı tehdit ediyor, bir tarafta Çin’e ek vergiler koyarak misillemeyi kabul etmeyeceği ve bunun bedelinin ağır olacağını söylüyor.

        S-400 meselesinde,Türkiye’ye itiraz ediyor “NATO ile uyumlu değil” diyor. “Benim füzelerimi alın” diye diretiyor. Çünkü, kendi füzeleri, bir müdahale durumunda Amerikan kuvvetlerine karşı kullanılamaz. Yani Amerika Türkiye’ye, açıkça “Size yönelik olası bir müdahalede bulunduğumda, bana karşı durabilecek silahlar edinmenize izin vermiyorum” diyor. Bu da tam bir haydut devlet tanımına uyan bir durumdur.

        Bunu herkes iyi biliyor ki ABD’ye karşı sadece askeri olarak direnmek oldukça zordur. Sınırlandırılmış kazanımlar ve başarılar da çok bir şey ifade etmiyor. ABD, askeri, siyasi ya da ekonomik olarak bir hamlede bulunuyor ve istediğini de elde ediyor.

        Eğer dünya ülkeleri,  bu küresel Şakî’den kurtulmak istiyorsa çok yönlü bir savaşa hazırlıklı olmalıdır. Mevcut küresel ekonomik sistem tümüyle terk edilmelidir. Alternatif yollar aranmalı, küresel kapitalizmin ve spekülatörlerin rahatça at oynatmasına izin verilmemelidir.

        Komşu ülkeler arasında cereyan eden çatışma, çekişme ve anlaşmazlıklar savaşa dönüşmeden halledilmeli, ABD’nin ve yandaş şakîlerin, ölüm ve yıkım üzerinden rant elde etmelerine  fırsat verilmemelidir. Çünkü, ABD ve yandaş şakîler, kesinlikle dost değildirler ve kendileri dışındakilere “sömürülecekler” gözüyle bakmaktadırlar. Asırlardır dünyanın dört bir köşesinde, yüzlerce milleti kanlarının son damlalarına kadar sömürdüler.

     Türkiye,1945 yılından bu yana, ABD ile çok sayıda ikili anlaşma ve protokol yaptı. Bunların hemen hemen hepsi de Türkiye’nin zararına işleyen maddelerle doludur. ABD’nin bizzat kendisi, Mart 2011’de Suriye’de iç savaşı çıkarttı, o tarihten beri de vekâlet savaşçılarına 23. ooo tır dolusu destek sağladı ve Kuzey Suriye’de terör örgütü PKK’ya ise yardım etmeye ve iş birliğine devam etmektedir.

      İngiltere,İran ve Pakistan’ın Hint Okyanusu kıyısındaki Belucistan’da dinci ve ayrılıkçı terör örgütlerine silah ve lojistik destek verdi. ABD, Afganistan’daki, Taliban terör örgütüne silah ve eğitim verdi. Fransa, Ruanda’da yaptıkları nedeniyle, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım suçuyla yargılanmaktadır. İsrail 50 yıldır, Filistin’de bir soykırım terörü yapmaktadır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Dünyanın neresinde bir iç savaş, silahlı isyan ve terör varsa arkasında ABD ve yandaşları olan şakî devletler vardır.

     Şimdi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramalarına top yekün karşı çıkmaktadırlar. Neden ? Sizler, 5 bin, 10 bin km uzaktan gelip buralarda her türlü faaliyette bulunuyorsunuz.Türkiye, burnunun dibinde kendi karasularında hakkı olan bu faaliyetleri  yapamayacak he. Bal gibi yapar ve yapmaya da hakkı vardır. Sizinkisi bir dırıltıdır.

     Ama bugüne kadar savaşları ve mücadeleleri haklılar değil, güçlüler kazandı ve kazanıyorlar. Ne yazı ki dünya tarihi, bugüne kadar, bunun aksine şahit olamadı. Türkiye olarak da biz, Cumhuriyetin kurucu ideolojisinin, ilke ve değerlerine bağlı kalmalıyız.

     Bugün için bir başka konu da NATO meselesidir. Ülkemizdeki bir takım yaygaracıların, “NATO derhal çıkmalıyız, başımıza ne felaket gelmişse sorumlusu NATO’dur. NATO’dan çıkmazsak ABD bizi, NATO’yu kullanarak işgal edecek”değerlendirmelerini çok sıkça okuyor

ve duyuyoruz. Farz edelim; bugün için ABD, Türkiye hakkında kötü şeyler düşünüyor ve  NATO’yu bu kirli amaçları için kullanacak. Böyle bir durumda; kararların oy birliği ile alındığı bu örgüt içinde kalarak mı, yoksa bunun dışına çıkarak mı ülkemizin çıkarlarını ve güvenliğini daha iyi koruyabiliriz? Tabii ki bu örgüt içerisinde kalarak. Akıl bunu emreder.

      Olması mümkün değil de bir an düşünelim ki NATO’dan çıktık. Herhalde, en başta

Yunanistan bayram eder ve NATO’yu, AB’de olduğu gibi, Türkiye aleyhine kullanma

şansını elde eder. Irak’ınLibya’nın, Yugoslavya’nın, Suriye’nin başına neler geldiğini, çok iyi biliyoruz. Hangisi NATO’daydı? Hiçbiri !.. Demek ki; NATO’nun dışında kalmak kurtuluş değil, ama içinde kalmak -akıllı olunursa- kendinizi korumak için, büyük bir imkândır.

     “Başımıza gelenlerin sorumlusu sadece NATO’dur ” yaklaşımı; sorunlarını içselleştirmeyen, kendinde kabahat aramayan, yaşadığı sorunların nedenlerini daima dışarıda ve dış mihraklarda arayan, sorunlarını çözemeyen kafanın ürettiği mazeretlerdir.

Böyle çağ dışı düşünce sistemleri ile bu sağlanılmaz. Gerçekçi olmak lazım.

      Bugün bizim yapacağımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan, “ Aydınlanma Devrimlerini “ tamamlamak, eleştirel akla sahip, bilim egemen kafalı toplumu oluşturmak sorunlarını çözebilen, kurtarıcı aramayan ve sorunlarının suçunu, dış güçlere havale etmeyen bir toplum haline gelmektir. Bugün buna çok ihtiyacımız vardır.

     Selam ve saygılarımla…

Etiketler : Şakî devlet(ler)
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.