ustilanlar
30 Mayıs 2020 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Öyle akıllı bir virüs üretmişler ki !..
MUSTAFA DAMLARKAYA

Öyle akıllı bir virüs üretmişler ki !..

21.05.2020 16:22 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA

Nobel Tıp Ödülü'nü 2008'de alan Fransız doktor Luc Montagnier, Pourquoi docteur internet sitesine verdiği demeçte, Covid-19'un Vuhan'da, hayvan pazarında, ortaya çıktığına inanmadı

ğını ifade ederek "Covid-19, Vuhan'daki laboratuvarda üretildi. Bu laboratuvar,2000'li,yıllardan

beri, koronavirüs hakkında uzmanlaşmıştı” ifadelerini kullandı.

Korona artık bir komplo değil.Her şey açık,seçik ortada.ABD, Anton Dilger ile birlikte biyolojik savaşın ne demek olduğunu anladı. Eğer bu adam olmasaydı, ABD biyolojik savaş yapamazdı. ABD bütün bunları, bunun üzerinden yaptı. İspanyol Gribi;ABD’nin ürettiği bir silahtır.Bu grip ilk önce ABD’de başladı,ilk olarak bir İspanyol gazetesi bunu manşet edip bastığı için,İspanyol Gribi adını aldı. Bu grip bir deney, bir silah ürünü idi. ABD, bu gribi gemilerle Avrupa’ya taşıyarak onlara bilerek bulaştırdı.

Zaten,Anton Dilger, 1. Dünya Savaşı sırasında “ bundan sonra virüsler dünya gündemini belirleyecek “demişti. Bu sırada icat ettiği bir zehirle, Fransız ordusundaki atları zehirleyerek öldürmüş, bunda da başarılı olmuştur.

Biyolojik savaş, icat edilenlerle; insan, hayvan, bitki ve diğerlerini öldürmektir. Biyolojik savaşta, bakteriler bir ajan olarak kullanılır. Bir biyolojik unsurun nasıl çıkıp dünyayı nasıl etkilemesi gerektiği düşünülür ona göre yapılır. Bunlar bilinçli ve sistemli çalışılarak elde edilirler. Öyle tesadüflere yer yoktur.Korona da bilerek ve istenilerek elde edilmiştir,kesinlikle tesadüfi değildir. Yok efendim,yarasalardan bulaşmış, yok efendim pengolin denilen zırhlı hayvandan bulaşmış, bunların hepsi hikaye. Yarasalardan ve pengolinden 50 yıldır bulaşmıyordu da şimdi mi bulaştı?

Adamlar öyle akıllı bir virüs bulmuşlar ki:

Antobiyotiklere karşı dirençli,bulunan aşıyı etkisiz hale getirmesi ve aşının uzun zaman bulunamaması,hastalığa neden olması ve yüksek enfekte gücüne sahip, kararlı olması ve hızlı bulaşması. Taşıyıcı olması,olabildiğince sabit olması, virüsün bir başkasına çok sık olarak geçmesi, tesbit ve teşhis araçlarından çok hızlı kaçması, virüs mutasyon mu değiştirdi diyerek virüsü bulmakta zorluk çekilmeli, virüsün bulunamaması, virüs toksininin direncinin artırılması,yani alınan virüsün direnci olabildiğince yüksek olmalı, kolay kolay ölmemeli,

1.2.3.aşının faydalı olamaması, çıkaranın onu kontrol etmesi lâzım,kendi ülkelerinde kontrol ediyorlar, eğer, kontrol edemiyorsa bu bir felakettir, öyle de oldu,tüm ülkelere,onların,il,ilçe ve köylerine kadar yayıldı,nedense Şangay,Pekin ve diğer şehirlere hemen hemen hiç yayılmadı.

Virüs çok hızlı, kolay,ucuz üretildi ve meydana getirdiği ekonomik yıkıntı, milyar dolarları buldu,virüsün,dünyaya üç aylık maliyeti 8 trilyon dolar oldu.

Virüs, belirtileri ile başlamalı ve kısa sürede, yüksek seviyede bir ölümle yayılmalı. Üretilen aşının genetik olarak değişik olması lazım ki takip edilebilmesin. Hastalığa yakalananlar, tanı konulanlar bir anda birbirine karışmalı.Yani, kim taşıyor, kim taşımıyor, bunu bir türlü bilemeyeceksiniz. Benzer belirtilerle karışmalı,grip mi, soğuk algınlığı mı bilinemiyor,

Virüsün yol açtığı hastalık olağanüstü olmalı, bu hastalığa daha çok,yaşlılar yakalanmalı,

gençler kolay kolay yakalanmamalı, her hastada virüs olmalı,kolay kolay tanı konulamamalı, olağan dışı olmalı ve coğrafi bir şekil almalı, mesela grip kışın olur, yazın geçer deniliyordu,

İngiltere’de yapılan araştırmalara göre,bu virüs yazın da devam edecek. Bazıları 25 derece sıcakta yaşamıyor diyorlar ama, Afrika’da da yaşıyor.

Hastada var olan ve açıklanamayan hastalıkları da ortaya çıkarmalı. Kokunun, tat almanın kaybolması gibi. Virüsün hangi iç organına ne zarar verdiği bilinememeli, kovit onlarla birlikte yaşamalı. Evet, özellikle ve bilinçli olarak belli bir yaş grubu hedeflenmiştir.

İnsanlarla birlikte olan hayvanlarda da hastalık eğitimi olmalı, nitekim ABD’de bir hayvanat bahçesindeki kaplana bakıcısından, Belçika’da bir ev kedisine, sahibinden bulaştı, Hollanda’da vizon hayvanından insanlara bulaştığı tesbit edildi, hele bilinemeyenler de var.

Hastalık açıklanamamalı ve ölüm vakaları bu virüsün içinde yer almalı,kalp, böbrek,şeker, tansiyonn gibi,yatan kronik hastaların ölümleri bu virüsün içerisinde yer almaktadır. Teşhis konulamıyor, koronadan öldü diyorlar. Öyle bir virüs ki beyinde bile hasara yol açıyor ve genetik yapı değişiyor. Şimdi de ABD ve İngiltere’de birçok çocukta görülen hastalıklar ortaya çıktı, bunu tam tespit edemiyorlar.

Eğer korona biyolojik bir ajansa etkileri muhakkak ki kurgulanmıştır, yani, parçaları belli bir plana göre düzenlenmiş ve konuları sıraya sokulmuştur. Kovit ile ilgili her bilgi, bunu üretenler tarafından, bilerek yukarıda saydıklarımızın içerisinde yer almaktadır. Bütün bunlar, biyolojik savaş ajanlarının, bir şekilde kullanılması metotlarıdır, sistemlidir, bilinçlidir. Mesela Sars virüsü neden bir pandemi oluşturmadı ? Şu ana kadar,Sars ve Mers’in aşısı yok, neden?

Adamlar öyle kurgulamışlar ki 2.,3. dalgası da gelecek, çünkü, ritüel böyle hazırlanmış.Hatta, Alman bilim adamları,2. dalganın, kesin Eylül veya Ekim’de geleceğini,2. dalganın,1.den daha ölümcül olacağını söylüyorlar, “ biz hazırlıklarımızı yaptık” diyerek diğer ülkeleri de uyarıyorlar.

Çok kontrollü olmamız lâzım, eğim düştü diye gevşememeliyiz, eğer, gevşersek büyük tehlike, işte o zaman çıkar. Çünkü bu virüs, gevşemeyi, kalabalığı,aldırış etmemeyi, tedbir almamayı çok seviyor. Rahat ettik dersek büyük bir salgınla karşı karşıya kalabiliriz. Bunların hepsi uzmanların, bilim insanlarının görüşleridir. Bunları dikkate almalıyız. Mesela, İspanyol gribinde, Avrupalılar “artık salgın geçti” diyerek gevşediler, dışarı çıktılar, 2. büyük vahim dalga geldi, ardından, 3. büyük dalga geldi,en büyük can kaybı işte o zaman oldu.Bu salgında,50 milyon insan öldü.

Onun için çok dikkatli olmamız lâzım, yeni bir virüs gelecekmiş gibi hazırlıklı olmamız lâzım ve buna göre de hazırlıklarımızı yapmalıyız. Koronanın şu anda kaç tane mutasyona uğradığı bilinmiyor. Bunu laboratuvarda yapıyorlar.Mutasyonlarda virüsle yaşamak istiyorlar,onlarda

çoğalmak istiyorlar. Yani bu virüsün genetik olarak şifresinde bu var. Kurgulu olduğu için, daha güçlü, daha etkili, daha can alıcı oluyor. Böyle bir virüsle karşı karşıya geldiğimizde artık maske de kâr etmiyor. Bağışıklık güçlü ise hayatta kalıyor, zayıf ise ölüp gidiyor.

Allah, devletimize, milletimize zeval vermesin. Devlet adamlarımızı, devletimize ve milletimize hadim etsin. Devletimizi, milletimizi payidâr eylesin. Âmin,Âmin!..

Evde kal Türkiye. Ev hayat dolu. Evde hayat, huzur, neş’ê var.

Selam ve saygılarımla…

Not: Mübarek Ramazan Bayramımızı tebrik ediyorum.Bu mübarek Ramazan Bayramımızın, ülkemize,İslâm Âlemi’ne ve tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını, yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.