ustilanlar
21 Eylül 2019 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Namaz Böyle Kılınır!..
MUSTAFA DAMLARKAYA

Namaz Böyle Kılınır!..

22.04.2019 09:18 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Namazın mekruhları :                Göğsünü kıbleden çevirmeden boynunu döndürüp bir yere bakmak. Göğsü kıbleden döndürmek ise namazı bozar.
Secdeye varırken elbisesini önden veya arkadan eliyle tutup kaldırmak. Ceket ve paltosunu giymeyip omuzuna veya başına alarak namaz kılmak. Bu, kibir ve namaza önem vermemek gibi, duygularla olursa, mekruhtur. Bir özürden dolayı olursa mekruh sayılmaz.
Kılıksız bir halde, kirli iş elbisesi içinde veya başkasının yanına çıkamayacağı bir kıyafetle namaza durmak.
Her namazın ikinci rekatında birinciden, dördüncü rekatında da üçüncüden uzun okumak.
Namazda gözlerini yummak veya göğe dikmek. Namazda secde yerine bakmak edeptendir. Gözleri yummak, bu edebi terk etmektir. Ancak huşu giderici ve dikkati dağıtıcı bir şey’i görmemek için göz yumulması bakmaktan evladır. Vücudundan kıl koparmak gibi, namaza uygun düşmeyen bir işte bulunmak.
Namazda kaşınmak, terini silmek. Kaşınmadığı ve terini silmediği takdirde aşırı rahatsızlıktan zihni meşgul olacaksa caiz olur. Bir rekatta üç kere üst üste kaşınmak ise “amel-i kesir ( namaz içinde ve namazdan sayılmayan ve bir uzuvla ardı ardına yapılan üç hareket veya iki uzuvla yapılan bir hareket, bu hareket namazı bozar.)” sayılacağı için, namazı bozar.
Üzerinde canlı resimleri bulunan elbise giymek, başının üstünde, arkasında, önünde, yan taraflarında veya karşısında canlı resimler olmak.
Bir özür yokken, secdede yalnız alnı yere koyup burnu koymamak. Ayetleri, rüku ve secdelerde okunan tesbihleri el ile saymak.
Farz namazlarda özürsüz bir şeye dayanmak ve sağa-sola sallanmak da mekruhtur.
Secdeye giderken özürsüz olarak ellerini dizlerinden önce yere koymak, kalkarken de dizleri ellerden önce kaldırmak veya ellerine abanarak kalkmak.
Rüku’da iken başı sırt ile beraber olarak düz tutmayıp yukarı dikmek ve aşağı eğmek.
Üste giyilmiş elbiseyi önü açık bulundurmamak varsa düğmelerini iliklemek. Namazda giyilen elbiselerin kirli olmamasına dikkat edilmelidir.
Namaz kılarken kıyamda, secde yerine, rüku’da ayakların üzerine, secdede burnun ucuna, oturuşlarda kucağa ve selamda da sağ ve sol omuz başlarına bakılmalıdır.
Namazda iken öksürük ve geğirme gibi davranışları mümkün mertebe gidermeye çalışmalıdır.
Namazda esnerken ağzını tutmak da edeptendir. Bir hadisi şerifte: “Cenab-ı Hak aksırmayı sever, esnemeyi ise kerih görür. Esneyen kimse elinden geldiğince ona mani olmaya çalışsın, hah hah diye ses çıkarmasın.” Diğer bir rivayette de “Elini ağzına koysun” buyurulmuştur.
Namazdan sonra tesbihlere, cemaatle yapılan duaya devam etmek, bunları terk etmemek. Her namazdan sonra, Kur’an-ı Kerim okumak.
Mesbuk (Evvelce imamla namaza durmamış olup sonradan imama uyan ). Akşam namazının son rekatında imama uysa Sübhaneke’yi okur, imamla beraber o rekatı kılıp teşehhüdde oturur, sonra kalkar, Sübhaneke ile Euzü-Besmele’yi ve Fatiha ile bir miktar daha Kur’an okur, rüku ve secdelerden sonra oturur, yalnız Et-Tehiyyâtü’yü okur, sonra Allah-u Ekber diyerek ayağa kalkar, sadece Besmele ile Fatiha ve bir miktar daha Kur’an okuyarak rükuya ve secdelere varır, bundan sonra son kaideyi (oturuş) yaparak selam ile namazdan çıkar. Bu halde üç defa teşehhüdde bulunmuş olur. Bununla beraber mesbûk, ikinci rekatın sonunda teşehhüdde yanlışlıkla oturmayacak olsa kendisine sehiv (yanılma) secdeleri gerekmez. Çünkü bu rekat, onun yönünden birinci rekat mesabesindedir.
Peygamber (S.A.V.) “Namaza durduğunuzda sekîne (tam bir hareketsizlik) içinde olun. Yahudiler gibi sallanmayın. Zira namazda azaların sükuneti, namazın tamamındandır.“ buyurmuşlardır.
Ebû Hüreyre (ra) rivayet ediyor. Resulullah (sav) buyurdular ki:
Namaz için kamet getirildiğinde koşarak gitmeyiniz. Normal yürüyüş ve vakarla gidiniz. Yetiştiğinizi kılın, yetişemediğinizi tamamlayın. (Camiussağir - 471)
“Namazı dosdoğru kılın ve Allah’tan korkun" diye de (emrolundu). O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah’tır. ( En’âm-72) 
Elbette, "namazı ikame ederler" demekte, "namazı kılarlar" demekten fazla bir anlam vardır ki bu, en az "doğru dürüst" yani "namazın şartlarına uymak, Allah'a boyun eğmek ve tevazu göstermek suretiyle güzelce kılmak ve hatta kıldırmak" mânâlarını ifade eder. Ve bunun için namazda ta'dil-i erkan (namazı erkanına uyarak kılmak) vacip olduğu gibi, özellikle namaz için iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, namazın gereklerini tamamlamak için gayret sarfetmek de dinin lüzumlu gördüğü hususlardandır.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.