ustilanlar
19 Ağustos 2019 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Metin tahlili üstadları
MUSTAFA DAMLARKAYA

Metin tahlili üstadları

30.06.2019 23:43 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Aslında metin tahlil edildiği gibi okunmalıdır. Anlaşılmayan metin, ferde yansımadığı gibi
topluma da yansımaz.
Üniversitede okurken rahmetli hocamız Prof. Dr. M. Kaya Bilgegil ve o zaman Dr. olan rahmetli Orhan Okay hocamız, metin tahlilini, bizlere sevdirmişlerdi.
Allah u teâla Hazretleri gani gani rahmet eylesin. Âmin, Âmin !..
Rahmeti Kaya Bilgegil, tam bir Osmanlı beyefendisi idi. “Ben Cumhuriyette doğdum ama benim ruhum Osmanlıdır” derdi. Fakülteye, elinde bastonu, sırtında pardesesü ve özel giyimi
ile ve bir devlet adamı tavrıyla kapıdan içeri girdiği zaman, o katta bulunan hocalar kapıda önlerini iliklemişler, büyük bir saygı ile itaat ederlerdi. Hemen herkes sabah kahvesini kendisiyle içmekten büyük bir haz alır ve şeref duyarlardı. Bu yüzden hocamızı tazimle kahve içmeye davet ederlerdi. O da bir odaya girer, odada bulunanlar edeple odada dizilir ve onu dinlerlerdi. Kemâl-i hürmetle, kahvesini içmesini beklerlerdi.
Daha sonra o güzel hava ile birlikte hocamız odasına çekilirdi. Adeta bir şeyin ötesinde konuşurdu. Rüzgârı ve iklimi olan bir insandı. Girdiği bir yerin bütün ihtişamı ve gösterişi onda toplanırdı.
Seçilmiş ve özel bir insan olduğu belliydi. Zaten dünyaya gelmiş ve gönderilmiş büyük insanlar da hep böyle insanlardı.
Onun bir misyonu vardı.
Odasından çıkıp dershanenin kapısın gelince sigarasını söndürür “Evladım benim itikadımca sınıf mukaddestir ve ona saygı gösterilmesi gerekir” der, hürmet ve tazimle içeri girer, metni tahlil etmeye başlardı.
Bu tahlil esnasında, sanki o metnin ikliminde dolaşır, o metni anlatırken taa öteler gider, gelir gibi konuşurdu. Farklı bir üslupla anlatırdı, o metni. Bizleri de o maveraya çekerdi. Bizler onu, büyük haz, şevk ve huşu içinde dinlerdik.
Orhan Okay hocamız da sanki dünyaya öğretmek için gelmişti. Sevgi ve muhabbetin timsali idi. Özel bir insandı. Öğrencilerini anlattığı metinlerin arasında dolaştırır, bir sevgi, aşk ve muhabbetle konulara dalar, sanki öğrencilerini oralara götürür ve tekrar sınıfa getirirdi.
Şimdi ise herhalde çok politize olunduğu için, edebiyât okulunda saygı, sevgi, hürmet yok gibi. Sınıf sanki içinden çıkılmaz bir çilehane gibi. Girmek bir dert, çıkmak bir dert.
Onlar bu anlatımları ile bizleri hem cümle hem de mana olarak çözümlere götürür, hayal ve hayal ürünü roman, hikâye oyunları ile bizleri metnin içinden başka yerlere, ülkelere, semaya taşırlar, metinlere daha dikkatli bakmamızı ve ufkumuzu açarak daha derin düşünmemizi
sağlarlardı. İnsan bununla bilmediği çözer, öğrenir ve mutlu olur.
Rabbimiz de bir ayetinde “gökten su indirir, onunla çeşit çeşit bitkileri çıkarır, ondan tomurcuklar,onlardan sarkan salkımlar, taneler, başaklar çıkarırız. Meyvelerinin
olgunlaştıkları zaman bakın.
Elbette bütün bunlarda, iman edecekler için alınacak birçok ibretler vardır.” buyurmaktadır.
Bununla, Kur’ân’ın anlaşılmasını buyurmaktadır.
Ama ne yazık ki Kur’ân’ın derinlemesine anlaşılmadığı bir muhitte, Kur’ân’ın asırlardan beri birikmiş menfi fikirlerle yıpratılmasına çalışıldığı bir ortamda, dini temsilcilerimiz böyle bir çalışma yapamadılar. Maddenin hareketi, evrenin manası, Kur’ân’daki tabiat anlatımları
ve düşünceye çağıran metin ahirleri hayatımızda yok. Halbuki Rabbimiz, bunları akl edip dersler almamızı emrediyor. Rabbimiz kendi yaptığı işleri anlatıyor, sonra bize bakmayı öğretiyor. Neticede sorumluluk çıkarıyor. Ne yazık ki bizler, bugün bunları bilmiyoruz. Herhalde Diyanet’in, yeni bir bakış ve izah tarzı ile, tüm toplumun dikkatini üzerine çekeceği
yeni bir kavram oluşturması lazımdır.
Yani öğretmen yoksa, öğrenciler, kabiliyetleri de olsa sınıfta kalırlar.
Kurumlarımız, rahmetli değerli hocalarımızın bu tahlillerdeki yöntemlerini, toplumumuza vererek problemleri çözebilir ve insanlarımıza bunları anlatabilirler, ikazı yerind gösterebilirler. Hiç şüphesiz ki toplumumuz bundan çok kazançlı çıkabilir.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.