madırlı
23 Nisan 2018 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > KUREYŞ SURESİ EVRENSELDİR
MUSTAFA DAMLARKAYA

KUREYŞ SURESİ EVRENSELDİR

16.04.2018 01:00 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Kureyş, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S S.V.)’in mensup olduğu ve İslam’ın ilk tebliğine muhatap olan ve Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen büyük bir Arap kabilesidir.
Kureyşliler cahiliye döneminde Allah’ın varlığına inanmakla putlara tapar ve onları Allah’a ortak koşarlardı. Bu ortak koşmalarından dolayı onlara “Müşrikûn” denirdi.
İslâm geldiği zaman, Kureyşlilerin bir kısmı O’na inandılar, bir kısmı da inanmadılar.
Peygamberimize karşı savaştılar ve O’na karşı mücadelelerini artırdılar.Mekke’nin fethi ile birlikte bu düşmanlıkları tamamen ortadan kalktı ve İslam’ın yayılmasında çok büyük mücadele verdiler.
Ayrıca, Araplarca kutsal sayılan Kâbe’nin, bakım ve gözetimini üstlendiklerinden dolayı, diğer kabileler onlara büyük bir saygı gösterirlerdi. Hele Ebrehe’nin zulmünden, Allah onları kurtardığı için,Kureyşlilerin, diğer kabileler nezdinde itibarları daha da arttı.Emirler, krallar, prensler onlara saygı gösterirlerdi. Birçok Arap kabileleri şekavet olaylarına maruz kalırken Kureyşliler rahat ve güven içerisinde olurlardı,Yazın serin olan Taif’e, kışın da ılık olan Yemen’e, seyahat ederler, kervanları da Somali, Habeşistan,Mısır, Irak,Suriye ve İran’a yaz ve kış aylarında rahatça giderlerdi.
Kureyşlilerin kazançları hep ticaret üzerine idi. Hac mevsiminde büyük panayırlar kurulur, ticaret canlanır, Kureyşliler de bundan büyük gelirler elde ederlerdi. Yani rahat, huzur, ve gelirleri ile hayatları çok mükemmel idi. Yani bu nimetleri onlara bahşeden yüce Rabbimiz idi. İşte sûrede Allah;ın onlara lütfettiği bu imkânlar hatırlatılmakta, özellikle Kâbe;ye vurgu yapılarak ; Şu evin (Kabe;nin) Rabbine kulluk etsinler; buyurulmaktadır.
Her tarafta güvensizlik hakim iken, Mekke, Hazreti İbrahim (A.S.) döneminden beri Rabbimiz tarafından, değerli kılınan Kâbe ile birlikte harem bölge olarak insanlığa duyurulmuştur.
Bundan dolayıdır ki Mekke her zaman,dış saldırılardan korunmuş,rahat ve güvenli bir bölge idi.
Bundan dolayıdır ki yüce Rabbimiz ”Görmezler mi ki çevrelerindeki insanlar durmadan yerinden koparılıp götürülürken biz (Mekke’yi) güvenli, dokunulmaz belde yapmışızdır. ( An kebut-67)” buyurularak Kureyş’e bu nimetler hatırlatılmaktadır. Diğer taraftan, Hz.İbrahim (A.S.)’ın duasının bereketiyle başka taraflardan bol bol sebze, meyve diğer yiyecek maddeleri gelerek bu sayede Mekke tam bir ticaret merkezine dönüşmüştür.
İşte Kureyş suresinde, bu nimetlerin karşılığı olarak Kureyşlilerden, Allah’a kulluk etmeleri istenmiştir.Kur’ân-ı Kerim evrensel bir kitap olduğu için, bu surede Kureyş üzerinden tüm insanlığa bir mesaj verilmektedir. Bu surede Kureyş bahsedilip tüm insanlığa hitap edilerek Allah’ın insanlara verdiği nimetler karşısında, yalnız Allah’a kulluk etmeleri istenmiştir.  Burada maksat Kureyş değil, Mekke’deki değerledir. Buradaki değer de Kâbe’dir. Çünkü o zamanki Müslümanlar, Kâbe’de ibadet ederlerdi. Onlar zayıf olduğu için, onların ibadet mekanı olan Kâbe’yi Allah (C.C.) korudu. Çünkü Kâbe, inanç ailesinin yeridir. Buradaki mesaj statik değil, dinamiktir.Siz onlardan zamana göre sonuçlar çıkarabilirsiniz. Yüce Rabbimiz bu surede, ben onları (Ebrehe’yi) bertaraf ettim. Eğer benim müdahalem olmasaydı, siz doğuya batıya, kuzeye,güneye o yolculukları yapamazdınız. Öyleyse bu beyte sadakat gösteriniz. Burada “Ey insanlar, sizin yolculuklarınız benim koyduğum kurallar sayesinde gerçekleşir !.. Öyleyse o beytin sahibine kulluk yapın.” . Allah’a yalvarırken başkalarını devreye sokmayın. Kâbe ilk beyittir. İlk ibadet yeridir. Ticaret de bir ibadettir.
Yüce Rabbimiz gerek o gün Kureyşlilere gerek bugün bizlere gerekse kıyamete kadar gelecek insanlara bu hitabı yapmaktadır. Çünkü geçmişte, bugün ve gelecekte, insanlara bu imkanları sağlayan yüce Rabbimizdir. Bu yüzden başkalarına değil, yalnızca O’na ibadet ve kulluk etmeliyiz. Çünkü O Allah (C.C.) bizleri yediren, içirendir. Bizleri açlıktan ve korkudan koruyandır. Her türlü rızıkla bizleri doyurandır. Her türlü imkanı verendir.Burada, Kureyş’in bahsedilmesi, verilen mesajı onların dönemine özgü kılmaz. Bu evrensel bir mesajdır.
Geçen yazımızda, Ebrehe’den, Firavun’dan bahsetmiştik. Bunların örnek verilerek kıyamete kadar bunların durumunda olan insanların durumu açıklanmıştır. Gerek Fil gerek Kureyş gerek Tebbet Sureleri’nde gerekse diğer ayetlerde ve İlâhî bir kitap olarak Kurân-ı Kerim’in vermiş olduğu evrensel mesajda, İlâhî bir ikaz,fert ve toplumlara verilen bu kadar muazzam, büyük ve mükemmel nimetlere karşılık, insanların nankörlük etmemeleri, Allah’a şükretmeleri istenmiştir. İnsan zihni somut örneklere yatkın olduğundan dolayı, bu somut örnekler bu yüzden verilmiştir. İnsanlar daha iyi kavrasın ve anlasın diye.
Yüce Rabbimiz, hayatı bizlere en müstesna değerlerle dizayn etmiştir. Öyleyse O’na kulluk yapmak bizim görevimizdir.
Yüce Rabbimiz !.. Senin bize Rabb oluşun bize yeter. Bizim de kul oluşumuz bizim için, izzet olarak bize yeter. İşte kulluk budur.
Selam ve saygılarımla…

reklam
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.