ustilanlar
21 Ekim 2018 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > KARDEŞ KAVGASI VE YEREL SEÇİMLER
Ömer Nazmi Yavuz

KARDEŞ KAVGASI VE YEREL SEÇİMLER

08.10.2018 09:30 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
Geçtiğimiz perşembe günü hain tuzaklarda sekiz fidanın ruhunu daha cennet yoluna uğurladık. Yüreğimizde açılan yaraları şehitlik tesellisi ile sarmaya çalıştığımız aynı zaman dilimi içinde Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın Meral Akşener'in söz düellosu şaşkınlık yaratmadı dersem yalan olur. 
Ülkemizde, özellikle siyaset alanında neredeyse şaşkınlığımız alışkanlığımız oldu. Artık bu da olmaz dediğimiz her şeyin püsküllüsü oluyor ve olduruyorlar.
Söz düellosundan sonra, bir de Sayın Akşener'in evinin önünde bir grup MHP'linin küçük eylemi ile büyük sloganları tam anlamıyla gelişmelere mum dikti.
Bir zamanlar sol cenahta farklı fraksiyonların birbirlerine önce söz atıp, sonra göz çıkardığı günleri anımsar olduk. 
Bundan kimler kaybetti, kimler kazandı iyi düşünmek gerek.
Umarız milliyetçiliği dillendirenlerin cenahında sular durulur, fırtına diner; ülkemizi vurmaya gelen ekonomik ve siyasi dalgaya karşı vicdan ve de akıldan örülü bir set çekmek için, bu yurdun ekmeğini yiyen, suyunu içen herkes başını iki elinin arasına alarak düşünmeye başlar. 
Gerçi biz, kenardan köşeden ne dersek diyelim, ne yazık ki ağaların dediği oluyor!
Tek çare, yakın geçmişi yaşayanlar, yaşananları hatırlasın; yaşamayanlar ise bir zahmet okuyarak akıllarını birazcık yorsun ve çıkarcılık yanlarını da yontsun.
Ve aklına gelen birkaç soruyu kendine sorsun.
Mesela, "biz neden böyle olduk?"
Mesela, geçtiğimiz günlerde İstanbul Üsküdar'da din ile yola çıkan ve camilerin kutsallığını savunan bir yönetim tarafından Esentepe Camisi'nin yıkılması neden sorgulanmaz! (Yani, bunu başka bir partinin belediyesi ya da iktidarı yapsaydı, yeri yerinden oynatmazlar mıydı!. Ne din düşmanlıkları kalırdı, ne de komünistliği.. Oysa, caminin minaresi yere düşerken bu kesimden çıt çıkmadı; neden?)
Uzun yıllardır, bir cemaat yanlıları -ki bunu 15 Temmuz'da daha iyi anladık- ve ülkeyi bölmek isteyen ABD yapımı PKK'nın açık ve gizli hayranları, neden Mustafa Kemal Atatürk'ü itibarsızlaştırmak için kıçlarını emperyalizme dönerek ağızlarına gelen her şeyi yurtseverlerin önüne kustular?
Tarım ve hayvancılığımızı neden öldürdük; ya da öldürülmesini isteyenlerin ekmeğine neden yağ sürdük?
Neden sendikaların sesi kısıldı?
Neden ülkemizde milyonlarca Suriyeli var; bunlar neden güney illerimizde istedikleri gibi at koşturur hale geldiler ve neden bu gettolaşmaya izin veriliyor? (Yaşlılarını, kadınlarını, çocuklarını anlarız; ama ülkem için canını verenlerin yaşında olanların kendi ülkesinde değil de Türkiye'de paralarıyla keyif çatmalarını ve benim ülkemde bana kafa tutmalarını neden sorgulamayız?)
Neden bireysel silahlanmaya karşı mücadele edilmiyor?
Ve bu "neden" sorularını çoğaltmak mümkün.
Hal ve gidiş böyleyken yerel seçimlere giden yolumuz her geçen gün kısalıyor. 
Ve her ne olursa olsun yerel seçimlerde etkili olacak iki partinin genel başkanları kılıçlarını kınlarından çıkarmış görünüyorlar.
Sizce tuhaf değil mi?
Her iki parti de milliyetçi olduğunu söylüyor.
MHP'den koparken, "asıl milliyetçi ve ülkemi seven benim," diyen İYİ Parti'nin ardından MHP de "giden gitsin, kalan sağlar bizimdir," düşüncesini güderek safını seçmiş durumda.
Her zaman söylerim. Olaylar, insanların gerçek kişiliğini ortaya çıkarır!
Bunu şöyle de düşünebiliriz. 
Olaylar ve kararlar partilerin gerçek niyetini ortaya çıkarır!
Olayların farkına varanlar ve gerçekleri görenler, elbet sözünü ettiğimiz bu iki partinin hangisinin haklı olduğunu kavrayacaktır.
Yine de milliyetçi olduklarını iddia eden her iki partinin bu şekildeki çatışmalarının hayra alamet olmadığını söylemek gerek. (Karşılıklı atışmaların demokratik bir tavır olmadığını anlarsak, bunu daha iyi yorumlarız değil mi!?)
Hayra alamet olmayan hallerin selamet getireceğini düşünmek biraz saflık olur galiba!
Her neyse, yerel seçimlerin sandığına gittiğimizde anlaşılan o ki açık ittifak olmasa da adaylara göre kapalı bir ittifak olacaktır. En azından Erzurum'da bunu gözlemek o kadar da zor değil!
Hemşerilerimizle kahvehanelerde ve bazı sohbetlerde bulunduğumuzda, anladığımız kadarıyla Büyükşehir'de Mehmet Sekmen adı yine öne çıkıyor gibi. (Seçmen haklı olabilir. Erzurum'un yüzünü değiştirerek artılar hanesini çoğaltan bir ismin tercih edilmesi normaldir.)
İlçeler mi?
Hele bir aday adayları belli olsun bakalım. Genel Seçimlerde parti zihniyetinin önemli olduğu kadar, yerel seçimlerde de adayın çalışması ve kişiliği önemlidir bana göre.
Bizim işimiz de önümüze gelen herkese sorduktan sonra, kendi fakir fikrimizle harmanlayıp bunu tarafsızca aktarmak olacaktır elbet.
Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana, bağımsızlığımız ve topraklarımız için can veren şehitlerimize saygımız var ise, genelde de yerelde de çok düşünmemiz ve sormamız gerekir.
Bu vatan kimin?
Bu topraklar için ölenlerin mi; yoksa, fidanlarımızı katledenlere tırlarla silah gönderenlerin mi?
Hiç merak etmeyin. Yakında yanıtını alırız. 
Etiketler : ömernazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.