ustilanlar
22 Ağustos 2019 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Hoşgörü Zamanı-3
MUSTAFA DAMLARKAYA

Hoşgörü Zamanı-3

20.05.2019 02:16 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Bizim millet olarak çok yüksek değerlerimiz var.Bu değerleri sulandırmaya çalışanlar ve hafife alanlar, Allah korusun, bu millet bir badireye düşerse bunun hesabını nasıl verirler ? Allah
saklasın, bu yüce ve asil milletin; namus, mal, can ve kutsal değerleri, ehl-i salip tarafından
tar u mar edilirse buna sebep olanlar, bunu, bu millete nasıl anlatabilirler ?
Daha çok hoşgörüye ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, sevgi çeşmesinden herkesi kana kana hoşgörüye bandırmalıyız.
Kin, düşmanlık, öfke gibi, bizim malımız olmayan, paslanmış, yosunlaşmış, kir tutmuş bu tür şeyler yerine ; dostluk, sevgi, saygı, muhabbet, Peygamber hoşgörüsü gibi, elmas değerlerimizi almalıyız ve bunları hayatımıza uygulamalıyız.
Bir büyük filozofun" Bir gün, su içeceğin çeşmeye,çamur sıçratma. " sözünü de hiç
unutmamalıyız.
Siyasi, politik ve bir takım değersiz ölçüleri, bizi biz yapan o değerli ölçülerinin önüne koymamalıyız, onun üstünde tutmamalıyız.
Konuştuğumuz, tartıştığımız zaman, medeni bir insan gibi çağdaş ölçüler içerisinde hareket etmeliyiz. Kırıp dökmemeliyiz, kimseyi incitmemeliyiz, aşırı gitmemeliyiz.
Allah(C.C.) aşırı gidenleri sevmez.
Bu güzel ülkede ; Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Sünni, Alevi, hepimiz, asırlarca nasıl kardeş gibi yaşadıksa nasıl yedi cephede omuz omuza, sırt sırta, çarpıştıksa kederde, tasada, kıvançta nasıl birlikte olduksa yine, tüm dünyaya böyle olduğumuzu her zaman göstermeliyiz ve bu hayatımıza böyle devam etmeliyiz.
Bu ölçü, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras olmalıdır. Bu çok kıymetli mirası, çok iyi değerlendirmeliyiz.
Bugün birileri, hoşgörü diyerek sınırları aşmış durumdadırlar. Buna kimsenin hakkı yoktur. Buna azami dikkat gösterilmelidir. Hoşgörü adı altında, değerlerimizden taviz verilmemelidir.
Bugün dünya, hoşgörü sahibi insanlar sayesinde ayakta durmaktadır. Bu konuda hepimizin yapacağı şeyler vardır. Hoşgörüyü davranışlarımıza da yansıtmalıyız. Bugün ne yazık ki insanların düşüncelerini açıklamasına tahammül gösteremiyoruz. Ya şiddete baş vuruyoruz ya da bunu kabul etmek istemiyoruz.
Halbuki hem kendimizi hem de başkalarını olduğu gibi kabul etmeliyiz.
Hoşgörü yalnızca bir bilgi meselesi değil, aynı zamanda bir eğitim konusudur. Öyleki
hoşgörü eğitimle kazanılacak bir davranış şeklidir. Ama nedense eğitimimizde, hoşgörüyü
de içerisine alan değerlerden yola çıkarak evrensel değerlere kavuşabilecek bir ahlâk terbiyemiz yok herhalde.
Yaşıyoruz ve görüyoruz ki bizde sınıflar, tabakalar, nesiller,bölgeler arası çatışmalar devamlı bir surette telkin edilmektedir. Bu da hoşgörünün evrenselliği ile çelişmektedir.
Bugün bir takım şeyleri kendi menfaatlerine aykırı görenler, herhalde bilgi ve eğitim
eksikliğinden olmalı ki aslında hoşgörü ile karşılanması gereken farklılıkları ve ihtilafları
tahrik ediyor, çarpıtıyor ve büyütüyorlar.
Böyle yapmakla da bölücülüğe sebep oluyorlar. Devletini ve milletini seven herkes, hoşgörüsüzlüğün sebeplerini ortadan kaldırmak için elinden geleni yapmalıdır. Biz bu
topraklarda, ancak böyle yaşar ve böyle mutlu oluruz.
" Gel, gel, ne olursan ol, yine gel,İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol, yine gel,
Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine
gel... " Mevlânâ.
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.