ustilanlar
21 Mayıs 2019 Salı
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Hoşgörü Zamanı-2
MUSTAFA DAMLARKAYA

Hoşgörü Zamanı-2

13.05.2019 00:09 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Mevlânâ "Kara bir odun, ateşle birleştiği zaman, odunun karalığı gider, yok olur, tümden ışık kesilir, diyor.
Peygamberimiz (S.A.V.) hoşgörünün sembolüdür. Dünyada onun kadar hoşgörü sahibi olan bir insan daha yoktur. Taif'te ayaklarını kan, revan içerisinde bırakanlara beddua değil, "Allah'ım kavmimi hidayete erdir. Çünkü onlar bilmiyorlar." diye dua etmiş, Uhut'ta mübarek dişini kıranlara, beddua etmeyip dua ederek höşgörünün, emsalsiz bir tek örneği olduğunu, insanlara ilân etmiştir.
Mekke'ye girdiklerinde, Kâbe'de toplanmış,telaş ve endişe içerisinde bekleyen, başları önlerinde eğik, utanç duygusu içindeki Mekkelilere, "Bugün size hiçbir sorumluluk
yüklenmeyecek hepiniz serbestsiniz, gidebilirsiniz." buyurması ve bu hoşgörüsünün,
toplumlar arasındaki huzur ve güveni meydana getirmede, birleştirici rolünü ortaya koymada, nasıl seçkin bir örnek olduğu, çok büyük ve kayda değer bir olaydır.
Onun mübarek Hadis'ine mazhar olan, Fatih Sultan Mehmet Han, etrafında, bu örnek hoşgörü sayesindedir ki "Başımızda Kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeği yeğleriz." diyen, bir Hristiyan kitle oluşmuştur.
Aynı hoşgörü, Alpaslan tarafından, Romen Diyojen'e, Atatürk tarafından da esir edilen Venizelos'a gösterilerek dünyada eşine hiç rastlanmayan bu şaheserleri, tarihimize hediye etmişlerdir.
Bu hoşgörü, İslam toplumunda, Asr-ı Saadet'ten başlayarak taa bugüne kadar, hiç değişmeden aynen devam etmiştir.
Bugün, her zamankinden daha fazla barışa, daha fazla dostluk ve kardeşliğe, daha çok birlik ve beraberliğe ve Peygamberimizin bize hediye ettiği, sonsuz hoşgörüye ihtiyacımız vardır.
Bu hoşgörü müessesesini çok iyi çalıştırmalıyız. Birbirimizi çok iyi anlayarak saygı ve
sevgi bağlarımızı kuvvetlendirmeliyiz. İnsanların kalplerini kırmak yerine, onların gönüllerini
fethetmeliyiz. Bazen küçük bir tebessümün dahi, bir sadaka olduğunu hiç unutmamalıyız.
Yunus'un "Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil*** Yetmiş iki millet dahi elin
yüzün yumaz değil." dediği gibi, insanların kalplerini kırmamalıyız, buna çok dikkat etmeliyiz.
Büyük, Allah dostları "Bir gönül yıkmanın, Kâbe'yi yıkmak kadar büyük bir günah olduğunu"
söylemişlerdir. Hatta Mevlânâ, "Bir kalp kırmak, Kâbe'yi alt üst etmek kadar kötüdür. Zira Kâbe'yi Hz. İbrahim (A.S.) inşa etmiş, kalbi ise Allah (C.C.) yaratmıştır." diyerek bu konuya dikkat çekmiş, insanların daha hassas davranmalarını istemiştir.
Öyle ise biz de kalp kırarak Kâbe'yi yıkmaya gelen, Ebreheler gibi olmayalım. Kâbe'yi inşa eden, Hz.Adem (A.S.), Hz. İbrahim (A.S.) gibi olalım. Ebrehe lanetlenmiş, Hz. Adem (A.S.) ve Hz.İbrahim (A.S.) ise taa A'lâ-yi İlliyyîn'e çıkarılmışlardır.
Bugünler, ülkemizin gündemi yine dopdolu.Çok dikkat etmeliyiz. Herkese düşen görev, çevresindekileri ikaz etmek ve onlara hoşgörüyü anlatmak olsun. Bunu bir görev addetmeliyiz. Faydasız şeylerden dolayı, insanların kalplerini kırmamalıyız. Düşüncelerimizi suhuletle anlatmalıyız.
Sevgili Peygamberimiz ( S.A.V.) "Sizler hoşgörülü olunuz ki yeri ve zamanı gelince, siz de hoş görülesiniz." buyurarak hoşgörülü olmanın, affedici olmanın ne kadar onurlu bir davranış olduğunu ne de güzel vurgulamışlardır.
Yukarıda saydığımız değerler varken bütün bunlar dinimizin gereği ve Allah'ımızın emri iken niçin bazıları bu hakikatleri halen daha görmezden gelirler? Bu hoş görüyü, niçin topluma yaymaz ve hoşgörülü olmazlar?
Yüce dinimizin, bu ülvi ölçüleri, bu yüce milletin asırlarca şiarı olmuşken büyük ecdadımız,
üç kıtada, binlerce yıl buna göre hareket etmişken neden şimdi bu ölçüler yok sayılarak hamasi ve hissi duygularla hareket ediliyor?
Bu yüksek değerler, niçin görmezden geliniyor?
Bu yüksek değerleri alıp uygulayan ve bunları baş tacı eden yüce ecdadımız, bundan dolayı değil midir ki asırlarca, cihana hakim olmuş ve dünyaya damgasını vurmuştur. Devam edecek.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.