ustilanlar
19 Ekim 2019 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Güney Kore’nin ekonomideki başarısı
MUSTAFA DAMLARKAYA

Güney Kore’nin ekonomideki başarısı

06.10.2019 22:25 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Güney Kore, ikinci dünya savaşı sonrasında açlık sınırında olan bir ülke durumunda iken,
bugün dünyanın en gelişmiş ekonomileri arasında yer almaktadır.
Oysa,Güney Kore, ikinci dünya savaşı sonrasında ekonomik açıdan büyük bir dar boğaz yaşamış ve dışarıdan gıda yardımı talep edecek duruma gelmiştir.
Güney Kore durup dururken bu noktaya gelmedi. Çok kaliteli bir eğitim sistemi kurdular, çok çalıştılar ve başardılar. Hiç şüphesiz ki bir ülkenin ekonomik açıdan kalkınmasında en
önemli itici gücü, o ülkenin sahip olduğu eğitim düzeyidir. Bilimsel araştırmalar, eğitim düzeyi ile kalkınmanın unsurları olan ekonomik büyüme, siyasal ve toplumsal gelişme arasında, çok
anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir.
Güney Kore’nin kalkınma anlamında gerçekleştirdiği olağanüstü başarısında, köklü eğitim reformları ve bu alanda yürütülen istikrarlı politikaların, önemli rolü olduğu görülmektedir.
PISA sınavlarında üstün başarısı ile dikkat çeken Güney Kore, bir insan ömrüne sığdırılacak kadar kısa sürede, zirai üretime endeksli bir ülke konumundan, dünyanın en büyük 12. büyük
ekonomisi arasına girmiştir.
Güney Kore, 90’lı yıllarda kuluçka süresini tamamlayıp kabuğunu kırdı ve dünya sahnesine hızlı bir giriş yaptı.
Teknolojiye damgasını vurarak bir Güney Kore çağını başlattı. Başta Samsung, LG, Hyundai, Ssangyong gibi markalarla gerek elektronik gerekse otomotiv sahalarında adeta Japonları
geride bıraktı, zirveye çıktı. 2. Dünya savaşında adeta yerle bir oldu. Taş üstünde taş kalmadı.
Dünya ekonomisinde esamesi bile okunmuyordu.Ama, Güney Kore, tüm enerjisini ve kaynaklarını eğitime harcayarak bugün,1 trilyon, 693, milyar, 246 milyon dolar ile, dünyanın, 12. büyük ekonomisi haline geldi. (Statistics Times, 2018 yılı, 192 ülke ekonomi verileri).
Şimdi ise, dünyanın 9. ekono misi olma yolundalar.Türkiye ise bu verilere göre,732 milyar dolarla, son 17 yılda, 16. sıradan, 18. sıraya indi.
Güney Kore’nin gerçekleştirdiği yüksek tasarruf-yatırım ve büyüme düzeyleri literatürde “Han Nehri Mucizesi” deyimi ile nitelendirilmesini sağlamıştır. Güney Kore’nin ekonomik
başarısının altında yatan eğitim politikaları çok önemlidir ve dünyaya örnektir. Geçen haftalarda, bu konu ile ilgili yazılarımızda, Güney Kore’nin eğitimdeki başarısını yazmıştık.
Güney Koreli şirketler, 1960’lı yılların ortalarında tekstil, hazır giyim, oyuncak gibi, iş gücüne dayalı basit üretim standartları gerektiren ürünlerden, 70’li yıllarda gemi, çelik, elektronik aletleri ihraç etmeye ve uluslararası büyük projelerin inşası için ihalelere girmeye başlamışlardır.
1980’lerde başlayıp 1990’lara kadar devam eden zaman diliminde ise yarı iletken hafıza kartları, bilgisayar, otomobil, cep telefonları, LCD ve plazma televizyonları gibi ileri teknoloji gerektiren ürünler belli başlı ihracat kalemleri olmuştur.
Ülkedeki hızlı gelişimde devletin yanında özel sektörlerin de eğitim alanında önemli destekleri bulunmaktadır.
Özellikle özel sektörün bu denli eğitimin içinde olması, Ar-Ge çalışmalarını desteklemiş ve ülkenin teknolojik altyapısı ile birlikte kalkınmasına katkı sağlamıştır.
Sanayi devrimini İngiltere 150, ABD 100, Japonya 75 yılda tamamlamışken Güney Kore yaklaşık 40 yılda gerçekleştirmiştir.
Güney Kore, 1960-2010 yılları arasında dünyada meydana gelen ekonomik kalkınma mucizesinin hayranlık uyandıran, çarpıcı örneklerinden biri haline gelmiştir. Birçok ülke, bu başarıya karşı hayranlık duymaktadır.
Bu başarı bir taraftan literatürde, Kore’de 1963’den bu yana uygulanan kalkınma modeline olan ilgiyi arttırırken diğer yandan benzer durumdaki ülkelerin kalkınmada nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini göstermesi bakımından büyük önem arz etmektedir.
1960 yıllarda, kişi başı milli geliri, 944 dolar iken, 2010 yılında bunu, 23.3 kat artırarak 22.086 dolara çıkarmıştır.
Bugün ise, kişi başı milli gelir, 31.000 dolardır. Bu dönemde Doğu Asya ve Pasifik ülkeleri, fert başı milli gelirlerini 13.9, Türkiye ise 3.3 kat artırabilmişlerdir.
Güney Kore, kayda değer bir büyümenin yanı sıra teknolojik açıdan da önemli bir atılım gerçekleştirmiştir.
1985 yılından sonra otomotiv, elektronik ve telekonimikasyon sektörlerinde, dünyanın bütün ülkelerinde satışları bulunan markalara sahip olmuştur.Bugün Samsung cep telefonunu, dünyada 2.5 milyon insan kullanmaktadır.Kırkbin kere MaşâAllah. Özellikle de elektronik
sektöründe yer alan markalar yaptıkları inovasyon çalışmalarıyla tüm dünyaya yapılan ihracatların tutarı ile büyük şirketlere rakip haline gelmiştir. Güney Kore, bu çıkışı gerçekleştirmek için bilim ve teknoloji alanına büyük yatırımlar yapmıştır.
Mesela, Güney Kore, dünyadaki en geniş telekomünikasyon ağına sahip ilk beş ülke arasında yer alabilmek için 1994-2015 yılları için 50 milyar dolar ayırmıştır. 2012 yılında Dünya Telif Hakları Örgütü (WIPO) tarafından yayınlanan bir listede dünyada en fazla patent başvurusu yapılan 10 ülke sıralanmıştır.
Güney Kore, 2010 yılı verilerine göre en çok patent başvurusu yapılan dördüncü ülke konumundadır (WIPO, 2012). Bu ülkede yaşayan bir milyon kişiye düşen patent sayısı ele aldığında ise, Güney Kore’nin ABD, Çin ve Japonya’dan çok daha iyi durumda olduğu
söylenebilir.
2009 raporuna göre,Güney Kore’nin, ilk 100’de 3 üniversitesi bulunmaktadır.
Bravo !..
Bizim ise değil ilk yüz, ilk 500’de üniversitemiz yok. Güney Kore, ekonomik kalkınmadaki başarısının yanında, inovasyon ve Ar-Ge alanlarındaki çarpıcı gelişimi ile dünyada ilgi çeken bir ülke olmayı başarmıştır. Tebrikler Güney Kore!.. Sizi saygıyla selamlıyorum.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.