ustilanlar
19 Eylül 2018 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > GALEBE GİDEN YOL
Ömer Nazmi Yavuz

GALEBE GİDEN YOL

14.05.2018 11:45 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
Nazif, yıllardır kendisine yarenlik eden, yâr olan sevdiğinin kara gözlerine bakarak belindeki toplu tabancayı çıkartıp ona doğru uzattı. Sonra sekiz yaşındaki Nazlı kızının saçlarını okşayarak kendine doğru çekti. Üç yaşındaki Mehmet'in yanağına dokundu, diz çökerek kucağına aldı, uzun uzun kokladı. Hep birlikte kapının önüne çıktılar. 
Küçük bahçelerinde birkaç adım attıktan sonra, kucağındaki Mehmet'ini yine diz çökerek yere bıraktı ve doğrularak henüz tam olarak aydınlanmamış gökyüzüne baktı.  Işığını kaybetmemek için direnen birkaç yıldıza bakarken tütün sarısı bıyıklarını sıvazladı. Sonra, yanı başındaki akasya ağacından bir yaprak kopardı ve üzerindeki birkaç jaleyi karısı Hatice'nin yüzüne sürdü. 
"Bak," dedi.
Hatice Nazif'in gözlerine daha derin baktı.
Nazif, elindeki akasya yaprağını attı ve karısının eline tutuşturduğu tabancayı işaret ederek, "bak kadın, bunda üç mermi var, anladın değil mi," dedi ve ellerine son kez dokundu.
Karısı, anladım ,anlamında başıyla onayladı ve "anladım Nazif'im, düşman kapıya dayanırsa üç mermi bize yeter," derken gözlerinden iki damla çiy tanesi aktı.
Nazif, taşlarla derme çatma örülmüş bahçe duvarını geçtikten sonra, dönerek canlarına son kez baktı. 
"Mustafa Kemal çağırıyor, kendi için değil, sizin için çağırıyor, gitmemek olmaz," dedi ve yürüdü.
Kurtuluşa ve kuruluşa  giden bu  yolda kim bilir kaç yerde, kaç Nazif, kaç Ahmet, kaç Hasan, kaç Mehmet bunu yaşadı. 
Demem o ki. 
Bugün Mustafa Kemal Atatürk'e küfür ve hakaret edenler, aslında Naziflere, Ahmetlere, Hasanlara, Mehmetlere küfür ve hakaret ettiklerinin farkındalar mı acaba!
Bağımsızlığa ve bayrağa..
Ve namusa..
Ve bu vatana hakaret ettiklerini neden düşünmezler ki!
Belki de düşünerek ve bilerek yapıyorlar bunu!
Bunu düşünerek ve bilerek yapılıyorsa; işte o zaman, dermansız dertlerimiz var, demektir.
İhanet içten olunca düşman bile düşmanlığından pişman olarak, "bırakın kendi kendilerini yesin zavallılar," demeyeceğini kim iddia edebilir!?
Ramazan Bayramı'ndan sonra ülke seçime gidiyor.
Hiçbir partinin bağımsızlığa, bayrağa, namusa ve bu vatana ihanet etmek için seçime gireceklerini sanacak kadar vicdansız ve akılsız değilim elbet.
Sandığa giden seçmenler, demokrasinin kendilerine sağladığı seçme ve seçilme hakkını çöpe atacak değil ya!
Herkesin bildiğini biz de biliyoruz ki bu seçim "tamam" ya da "devam" seçimi olacak!
 Partilerin, dolayısıyla adayların yiğitçe halk arenasına çıkmaları gerekir. 
Ve çıkılacaktır, biz de izleyeceğiz; bir izleyici olarak gördüklerimizi, düşüncelerimizle çarpıp fikrimizle bölerek ve çoktan azı çıkartarak kalanı söylemeye devam edeceğiz. 
Unutulmasın ki galebe giden yol her zaman zordur ve her zaman bu yolda iyi olanlar kazanır.
Ve Mustafa Kemal'in namus için, bayrak için, özgürlük için cepheye çağırdıklarına bir göz atın ağlayacaksınız.
Ve vatanın ve namusun ne demek olduğunu anlayacaksınız!
...
Sakın unutmayın.
Yarın, oruç için iki zeytin bir yumurta ile niyetleneceğiz.
Bakalım bu kutsal ayda kimler, neler yumurtlayacak; onları da yiyip niyetleneceğiz; niyetimiz kabul olur mu, olmaz mı;  onu da  bilen bilir!
Memleket ve millet için niyeti iyi olan, bu seçimlerde kazanmalı, diyelim.
Zaten elimizden başka ne gelir; ama biz de biliriz ki, galebe giden yolda korkakların ne işi olur, ne de izi!
Etiketler : ömernazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.