ustilanlar
17 Kasım 2019 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Fin, Kore ve Türk eğitim sistemleri-2
MUSTAFA DAMLARKAYA

Fin, Kore ve Türk eğitim sistemleri-2

08.09.2019 23:11 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Yıllardan beri, ülkeler, Finlandiya merkezli, Kuzey Avrupa sistemini övmekle bitiremiyorlar.
Çünkü, onlar çok özgürler, çok başarılılar ve herkesi kendilerine imrendirecek mükemmel
bir sistemleri var. Onların, okulları, sınıfları ve öğretmenleri diğerlerinden çok farklı. Bizim gibi ülkelerin teneffüs dedikleri şeye, onlar eğitim diyorlar ve bizden kat kat ve çok daha
fazla başarı gösteriyorlar.
Finlandiya’da sınıflarda, yaparak ve yaşayarak öğrenmeye uygun alanlar var.
Binaları, fiziksel yönden, öğrencilerin evdeymiş gibi, rahat etmelerini sağlayacak şekilde yapılmış. Bizde de öğrencilerin, idarecilerin koyduğu çok sert kurallarla idare edildiği bir gerçektir.
Finlandiya’da kurulan nöbetleşme sistemi ile öğrenciler okulun tüm işlerini birlikte
yapmaktadırlar. Orada hizmetli falan yok. Bununla öğrencilere küçük yaşta büyük bir sorumluluk duygusu veriliyor.
Hele bizde öğrencilere bir temizlik yaptırsınlar, sabah veliler okulun altını üstüne getirirler.
Finlandiya’da eğitimde, nicelik ve nitelik kavramları çok önemlidir. Günlük ortalama dört ders saati mevcuttur. Bizde ise günde sekiz saat ders, çıkışta etütler,hafta sonu kursları, özel dersler, vesaire, vesaire, günde 14 saat.
Finlandiya eğitim sistemine bir tepki olarak doğan ve en az onlar kadar başarılı öğrenciler yetiştiren, başarıdan başarıya koşan, Güney Kore eğitim sistemi var.
Burada eğitim son derece disiplinli, sosyoekonomik merdivenleri başarıyla tırmandıkları
için, tartışmasız başarılı bir ülke. Okur-yazarlık oranı yüzde yüz. Uluslararası karşılaştırmalı başarı testlerinde hep ön sıralarda yer alıyorlar ve tartışmasız bir başarıları var. Başarılı
olmalarında, çalışmaya ve çalışkanlığa çok güveniyor ve inanıyorlar. Çok çalışırsanız, zeki olabilirsiniz inancı hakim olduğu için, aileler başarısızlık için hiçbir bahaneyi kabul etmiyorlar. Koreli öğrenciler, mükemmel bir geleceğe sahip olmak için, bu zorlu dönemi atlatmak
düşüncesinin etkisi altından çıkmak istemiyorlar. Ne kadar harika.
Bizde de öğrenciler yıl sonuna kadar çalışmayıp yatıyorlar, yıl sonunda bir kurul oluyor, başarılı öğrenciler ve aileler, çok çok mutlu oluyorlar. Böylece sistem gönülleri fethediyor. Ne acı ne garip değil mi? Başarısızlıkla, başarı ölçülüyor. Finlandiya’da öğretmenlik çok saygı
duyulan ve maaşı iyi olan bir meslek.
Toplumun en gözde mesleği, burada öğretmenler, master derecesi olanlar arasından seçiliyor, ayrıca öğretmenler, öğretmenlik yetiştirme programlarına ve haftada en az iki saat, hizmetiçi eğitime alınıyorlar. Öğretme güçlüğü çekenleri öğretmen yapmıyorlar.
Bizde de yıllardan beri “hiçbir şey olamıyorsan bari öğretmen ol” mantığı halen hakim durumda. Bizim öğretmenlerimiz her nedense kendilerini hep mesleğin zirvesinde görüyorlar. Öğretmenler başarısız olduklarında, öğrencilerde öğrenme güçlüklerinin olduğu ileri sürülüyor. Yıllardır, öğretmede başarısız olanların başarısızlıkları, halının altına süprülüyor, düzenli
çalışma olmadığı için, uluslararası karşılaştırmalarda esamemiz okunmuyor.
Finlilerde teftiş ve öğretmen değerlendirme sistemleri yok. Okullar oldukça merkezileştirilmiş durumdadır. Yaz tatilleri on hafta, okul günleri ise kısa. Öğrencileri, öğretmenler
değerlendiriyorlar. Onsekiz yaşında, ülke genelinde tek bir sınav yapılıyor. Bu yüzden, PISA’da, en başarılı ülke durumundalar.
Bizde de öğretmenleri az kalsın; demirci, kömürcü, işportacı, tablacı değerlendirecekti.
Neyse ki Sayın Bakanımız bunu gördü ve kaldırdı. Hele bizde teftiş sistemi olmazsa…
Finlandiya’da öğretmen olmak için, mülakat, ders, anlatma gibi, üç aşamalı testten geçmek zorunludur. Bizde ise, öğretmen olmak için,imtihandan geçer puan almak yeterlidir. Bizde müzik öğretmeni olmak için özel yetenek sınavı uygulanırken insan yetiştirecek olan
öğretmen ise çoktan seçmeli sorularla mesleğe kabul edilir. Aklın alacağı iş değil.
Fin öğretmenlerinin gelir düzeyleri çok iyi. Ek gelir elde etmek için, çalışan öğretmen
hemen hemen yok. Bizde öğretmenin aldığı maaş yetmediği için, ek iş yapmayan öğretmen yok gibidir. Tabii ki fatura millete çıkıyor.
Finlandiya’da öğrenciye ödev verilmiyor, Öğretmenin yeri okul diyorlar. Veliler, gece geç saatlere kadar ödevlerle uğraşmıyorlar.
Bizde en başarılı öğretmen, en fazla ödev veren öğretmen, anlayışı daha devam etmektedir.Finlandiya’da, hiç kimse, müzik dersinden öğrenci alıp kimya veya fizik çalıştıramaz.Bizde ise fizik dersinde öğrenci sıkılıp resim yapmaya başlarsa öğretmen bunu görürdüğü zaman zorla fizik çalıştırır. Böyle bir kısır döngü içerisinde üretken nesiller yetiştirmek hayaldir.
Onlarda etkinlik yapan sınıflar olduğu için,tek başına ders anlatan öğretmen yoktur. Sınıf sessiz olursa öğretmen sorguya alınır. Bizde sınıflarlar sessiz olursa öğretmen büyük övgü alır.
Orada ülke genelinde okul kantinlerinde; yalnızca, meyve, süt ve su satılır.
Bizde bu yıl Bakanlık “Okul Gıda Logosu“ protokolünü onaylayarak yıllardır satılan ve gıda denmeye cek yiyecek ve içeceklerin önüne geçmiş oldu.
Orada, öğrenciler, okula gelir gelmez mont ve ayakkabılarını çıkarırlar, Böylece, dışarıdan ne çamur ne pislik okula taşınmaz, koridorlarda çorapça dolaşarak kendilerini evdeki gibi hissederler.
Finlandiya’nın iklimi kar,kış olduğu için, öğrenciler her gün, en az bir saat dışarı çıkarak enerjilerini açık havada harcarlar.
Bizde de dışarının bütün pisliği ayakkabılarla okula taşınır, akşam hizmetli sınıfları
süpürürken tozdan sınıf görünmez olur. Sabahleyin okula gelen öğrenci, sınıf masalarının üzerinde bir karış tozla karşılaşırlar. Bu kadarını da okul süresince içine, elbisesine, saçına ve vücuduna çeker. Yemekten önce elleri yıkamak ağzı çalkalamak ve hijyene dikkat etmek alışkanlığımız da olmadığı için, o ellerle yiyilenler mideye gider, hastalıklara davetiye
çıkarılır, Devam edecek.
Selam ve saygılarımla…
Not: 2019-2020 öğretim yılının, ülkemize ve çocuklarımıza hayırlı olmasını ve eğitimimizin, çağdaş ülkeler seviyesine çıkmasını temenni ediyorum.
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.