ustilanlar
26 Eylül 2018 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Fil Suresi Evrenseldir
MUSTAFA DAMLARKAYA

Fil Suresi Evrenseldir

08.04.2018 23:37 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Bir takım aklı evveller, sözde Müslüman olduklarını söyleyenler, halen daha, şurada burada, Kur’ân’ın evrensel olmadığını iddia eder dururlar. Kendileri çok acizken, çok basit bir mikroba karşı koyamazlarken kendi yaratılışlarını ne çabuk unutup cahiliyenin adamları gibi, hâşâ Allah’la boy ölçüşmeye kalkıyorlar da böyle kas katı gavur kesiliyorlar.
Fil Suresi, tarihsel bir sure olarak sunulabilir. Ama Kur’ân’ın en tarihsel pasajıdır. Tamamen Mekke ile ilgilidir.Bu surede, muhteşem bir güç kavramı gündeme getirilir.Kur’ân-ı Kerim’de genelde surelerin birbirleriyle bir anlam ilişkisi vardır.
Fil Suresi’nden önceki Hümeze Suresi’nde, alaycı bir insan tipinden bahsedilir, Fil suresinde de somut olarak alaycı, kibirli, istihzacı,Ebrehe tipi  verilir. Kur’ân-ı Kerim, isimlerden bahsetmez sadece onların unvan veya lakaplarını verir. Bunun içindir ki evrenseldir. Mesela Firavun, adamın ünvanıdır (Tanrı’nın sarayında oturan demektir) asıl ismi Ramses’tir. Karun, Haman da asıl isimler değillerdir. Mesela Yusuf Suresin’de, vezirin (Potifar)ismi, karısı Züleyha’nın isimlerinden bahsedilmez, vezir ve karısı diye bahsedilir. Yine, Nuh (A.S.) hem karısının hem de oğlunun isimleri zikredilmez. Lut (A.S.) karısının ismi de zikredilmez.
Fil suresinde, Ebrehe’nin ordusu yenilmiş, yere serilmiş ekine benzetilerek haksız bir gücün, Hakk’ı mağlub edemeyeceği mesajı verilir.
Fil olayı, Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V.) doğmadan, 50 gün önce olmuştur.
Konu edilen Ebreh’e, bir tuzak kuruyor.Yemen-Sana’da bir kilise yaptırarak ticaretin yönünü, Sana’ya çevirmek istiyor. Bizzat kendisi planlayarak birilerinin bu kiliseyi nümayişle yıkmaya çalıştığını bahane edip Kabe’yi bu yüzden yıkmaya geliyor. Burada, gücün ahlakını vermek istiyor, halbuki duğrusu ahlakın gücüdür. Halbuki Kâbe bir değerdir.Burada değere saldıranların sonunun ne hale geldiği görülmektedir.
Bu olay insanlara bir duruşlarının olması gerektiğini,bu olaydan bir ibret almalarını ve bir yanlışlık içerisine girmemeleri gerektiğinin mesajını vermektedir. Ayrıca savaşların kazanıl masında hava gücünün, hava kuvvetlerinin önemini de belirtiyor.
Ayrıca, Allah (C.C.) Hazretleri, kendisine inananları, kendisine ibadet edip kendisine kul olanları sahipleneceği ve onları kendi başlarına ve yalnız bırakmayacağının da mesajını vermektedir. Yani tarihi bir olay ile evrensel bir mesaj verilerek bu durumun kıyamete kadar devam edeceğini bildiriyor.
Yüce Rabbimiz ”Görmedin mi?” buyurmaktadır. Aslında Peygamber (S.A.V.) bu hadiseyi görmedi. Fakat O’nun şahsında bize bir mesaj vermektedir. Bu surede genelde din kavramı işlenmektedir. Din insanın Allah’la yaşayacağını öğretir. Allah’ı hesaba katmadan yaşanama yacağını, Allah olmadan yaşanan hayatın insanı mutlu edemeyeceği anlatılmaktadır. Allah yokmuş gibi, yaşamanın bir aldatma ve şaşkınlığı ortaya koyduğunu göstermektedir.
Öyleyse Rabbinin, fil ordusuna yaptığını görmedin mi? Rabbinin zalime, zulme karşı nasıl müdahil olduğunu bilmelisin, bil ve bilin. Yani Rabbin hayata müdahildir. Bunu unutmayın.
Kur’ân bizlere Allah ile yaşamayı öğretmektedir.
Ahab-ı fil, filin arkadaşlaıı, yani fil ordusu demektir. Ordnun başında fil olduğu için böyle buyurulmaktadır. Filden ziyade, Ebrehe’ye nisbet ediliyor. Çünkü bu tuzağı o kurmuştur. Güce güvenenlerin,güce tapanların, o değerlerinin nasıl bir yanılgıya dönüştüğü anlatılmak tadır. Bu, güce güvenmenin yanılgısıdır. Buna karşılık İlahi gücün belirleyici olduğunu, Mekkelilere ve insanlığa bu anlamda öğretmektedir. 
Bizler nice küçük toplulukların nice büyük orduları mağlup ettiğini biliriz. Bu yüzden insan tavrını buna göre belirlemelidir. Bu sure bir saldırıdan ibaret değildir. Allah’ın müminleri sahiplendiğinin göstergesidir. Allah zalime daha dünyada cezasını vermiştir. Ahirette de cezasını verecektir. Zalimler ve zalimden yana olanlar, bunu bilsinler ve görsünler. Burada isim zikredilmeyerek taa kıyamete kadar evrensel bir mesaj verilmektedir. Ebreheler her zaman vardırlar ve kıyamate kadar da var olacaklardır.
Allah (C.C.) onların tuzaklarını alt-üst etmedi mi? Bunun gibi her haksız saldırıda tuzaklar kurulur. Tuzağı güçsüzler kurarlar. ABD, Irak’a saldırırken bir tuzak kurmadı mı? Yok uranyum zenginleştirilmiş bombalar, yok nükleer silahlar var gibi. Nuh Suresi 22. ayette de kavminin, O’na tuzak kurduğundan haber verilmektedir.Ali İmran 54.ayette de kavminin O’na tuzak kurduğundan bahsedilmektedir. Kur’ân, zaman zaman bu tuzaklardan haber vermektedir.
Onlar tuzak kurarlar. Ama Allah’ın da tuzakları vardır. O’nun tuzakları da bu kurulan tuzakları boşa çıkarmaktır. Allah tuzak kuranların bu tuzaklarını onların başına böyle geçirir.
Enfal 19. ve Fatır 10. ayetler bu tuzaklara işaret eder ve tuzak kuranlar için şiddetli azap olacağını bildirir. Onların tuzakları yok olacak ve işe yaramayacaktır. Allah onlara tuzak kurarak şaşkınlıklarını başlarına böyle geçirir. Fatır 43. ayette yeryüzünde kibir gösterenler, kötülük tuzakları kuranların, bu tuzakların başlarına geleceğini bildirir. Allah (C.C.) Hazretleri,Tarık suresinde ” onlar tuzak kurarlar Ben de onlara tuzak kuruyorum” buyurur.
Aynen 15 Temmuz’da olduğu gibi, asırlarca İslam’ın bayraktarlığını yapmış bu aziz millete ve bu cennet vatana, tuzak kuran terörist fetönün tuzağını, yüce Rabbimiz, nasıl onların başlarına geçirdiğini hep birlikte gördük. Yüce Rabbim bu aziz milleti ve bu cennet vatanı bu tür tuzaklardan emin eylesin. Âmin,Âmin !..
“Tayren ebabile”  bir sıfat tamlamasıdır. Ebabile burada sıfattır. Grup grup uçuşan sürü halinde varlıklar gönderdi demektir. Eğer tayre ebabil olsaydı isim tamlaması olurdu. Ebabil kuşları olurdu. Tayr hep uçan kuş olarak anlatılır. Halbuki burada tayr, uçuşan şey demektir. Ersele de gökten geldiğini bildirmektedir. Fil yerdeki gücün yani bugünkü tank gibi kuvvetli gücün ordusudur. Fakat arzın gücüne karşı semanın da uçuşan güçleri vardır. Allah (C.C.),kulları üzerinde baskındır, kahirdir, Aziz’dir. Onlara göre fil güçlüdür ve mağlup edilemez. Ama 50 gram ağırlığındaki bir kuş 2 tonluk fili darmadağın etmiştir.
Bu yüzden Rabbimiz, bu surede verdiği mesajda, insanların neye baktığını iyi muhakeme etmesini istemektedir. Mesela bir küçük mikrop gelip dağ gibi, 130 kiloluk adamı yer serer perişan eder. Görüldüğü gibi, onların güçlü dediklerinin, kesinlikle güçlü olmadığını göster mektedir. Fetih Suresi’nde iki ayette, Allah’ın görünmez ordularının olduğu bildirilmiştir. Göklerin ve yerin sahibi Rabbimiz olduğu için (Amenna ve Saddakna), göklerin ve yerlerin orduları da O’nundur. Ama biz onları bilemeyiz. 
Gerek Bedir’de gerek Çanakkale’ de  müşrikler ve Hristiyanlar, bu orduları görmüşlerdir. Sevr mağarasında  da Sevgili Peygamberimiz ve Ebubekir Sıddık bu görünmez güçler tarafından desteklenmişlerdir. Tevbe 40. ayet bunu işaret eder. Yoksa destekleyen o örümcek ağı ve güvercin değildir. Yani görünenler değil, görünmeyenler daha güçlüdür.    
Ahzab 9. ayette “onların üzerine sizin göremediğiniz askerler gönderdi” buyurulmaktadır. Yani Allah’ın iradeli kulları aciz kalınca, Allah’ın görünmez olan iradesiz kulları devreye girer. Onlar öyle programlanmışlardır ve onların öyle bir fıtratları vardır. Bu surede, Rabbimizin iradesiz müslüman kulları devreye girmiştir.
Fil olayında müdahale gökten gelmiştir. Gök Rabbimiz için bir mekan değil bir makamdır. Gökteki makam, Rabbimizin yüceliğini ortaya koymaktadır. Yüce bir kuşatıcılık vardır. Bir istila edatı vardır. Burada uçuşan varlıklardan söz edilmektedir. Burada kuş denilmemekte dir. Ebabil kuşları tercümesi bazı görüşlere göre yanlıştır. Burada ebabil kelimesiyle bir sıfat tamlaması vardır. Burada ebabil sıfattır. İsim tamlaması olsaydı ebabil kuş olarak kullanılırdı. Mesela Nur ve Mülk surelerinde saf saf ifadesi, kuş için söylenmiştir. Eğer burada da kuş olsaydı bu ifade kullanılırdı. Ebabil gurup gurup demektir. Burada “gurup gurup uçuşan varlıkları onların üzerine gönderdi” buyurulmaktadır. Bunlar azap kuşlarıdır veya varlıklarıdır, bunlar burada bir misyonla buluşturulmuşlardır.
Tarmihim- bir atış, bi hicaratin- balçıktan pişirilmiş sertleştirilmiş olan taşlar, adrese teslim edilmiş gibi, her biri yerini bulmuştur, boşa atılmamıştır. Mesela bir volkanın patlamasında lavların yukarıdan düşmesi gibi. Lut (A.S.)’ın kavmine o volkanın lavları adrese teslim gibi onları yakıp mahvetmiştir. Bu, ateşli taşları atan bir kuşun veya uçuşan bir varlığın mucizesi değildir. Bu olayı kuşa ve taşa indirgemek mantıklı değildir. Bu yüce Rabbimizin muazzam gücünün göstergesidir ki onları bir ekin tarlası gibi yere sermiştir. Enfal suresinde de böyle söylenir ki bu gücün asıl etkeni Allah (C.C.)’dır.
Mesela kalem suresinde “ O bahçeye Rabbinden bir kasırga geldi ve o bahçeyi sarim gibi yaptı” buyurulmaktadır. İşte Ebrehe’nin kendini ve çok güvendiği ordusunu, Rabbimizin, biçilmiş ekin gibi nasıl yere serdiğini göstermektedir bu olay. Verilen bu evrensel mesajda, insanların,zulme, güce, küfre güvenmemeleri gerektiğini, Hakk’a, Allah’a güvenmelerini ve Allah tarafında olmalarını,Allah tarafında olanların, Allah tarafından sahiplenileceğinin bilmeleri gerektiği bildirilmiştir.
Zulüm yapanların abat olamayacağı anlatılır. İşte, görünürde en büyük güç kabul edilen fil ordusunun, Rabbimin kudretiyle aniden çıkan, en küçük uçuşan varlıklarla nasıl helak edildiğini göstermekte,yüce Rabbimizin, bilinen, algılanan ölçülerin ötesinde de böyle sonuçlar doğuracağını kör gözlere göstermektedir. Güçlü olanların değil,haklı olanların kazanacağının bilinmesi gerektiğini,Ebreheliğe özenenlerin de onun sonucunu paylaşmak zorunda olduklarını bilmelidirler.
O gün Kabe’ye ve değerlere saldıranların hesap verdiği gibi, bugün değerlere saldıranlar da hesap vereceklerdir. İyi bilmelidirler ki İlahi irade her zaman devrededir. Bu olay bunu ortaya koymaktadır. Ebrehelerin her zaman olacağını, buna karşılık, Allah’a inananların da kudretli Rabbinin olduğu, bu mübarek surenin bizlere verdiği evrensel mesajdır.
Selam ve saygılarımla… 
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.