başbakan
26 Mart 2017 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Erzurum'un Sayılı Günleri - 2
MUSTAFA DAMLARKAYA

Erzurum'un Sayılı Günleri - 2

11.01.2017 13:21:28 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA

Cemre, Arapça " kor halindeki ateş "anlamına gelir. Ayrıca Mina'da, Müslümanların, Şeytan'a attıkları taşların meydana getirdiği yığın, bir çeşit çakıl taşı anlamlarına da gelmektedir. Cemre, bir enerji kaynağıdır.

    Eskiden, Arapların bir kısmı, kış mevsiminde, yaşadıkları bölgelerin iç ve kuzey bölgelerine giderler, buralardaki mağaralara çekilir veya çadır kurarak oralarda otururlarmış. Bu mağaralarda " cemre "adı verilen ateş yakarlarmış.

  Cemre inanışına göre, güneş ışınları atmosferi doğrudan ısıtır. Halk, Cemre'de havanın, aşağıdan değil, yukarıdan aşağıya doğru ısındığına inanır. Eğer bu doğru olsaydı, zirvelerin, yeryüzüne göre daha sıcak olması gerekirdi. Ama böyle değildir.Bu, meteorolojik olarak da doğru değildir. Meteorolojiye göre ısınma: toprak, hava, su şeklindedir. Aslında yeryüzü, güneş ışınlarını emerek önce kendini ısıtır, sonra da atmosferi ısıtır. Havanın kapalı olmadığı açık bir günde, atmosferin alt tabakasından geçen güneş enerjisi, yeryüzü tarafından emilir. Bu zaman zarfında yeryüzü ısınmış olur.

    Cemre, Türk dünyasında, kültür ve edebiyata konu olmuş, bilhassa, divân şairleri, cemre zamanında, baharın yaklaşmasından dolayı güzel şiirler yazmışlardır. Bu şiirlere, divân şiirinde "Cemreviye" adı verilmiştir. Mesela,16.yy divân şairi Sabit'in, Şeyhülislâm Ali Efendi' ye yazdığı "Cemreviye" si ünlüdür.  

     Cahit Sıtkı Tarancı, 'cemre'  konulu şiiri ile bu sıcaklığı, anlatmağa çalışmıştır.

               İLK  CEMRE

     Kar eriyivermiş, buz kırılmış;

     Kuşlar gibi azad olmuş sular,

     Toprağa düşer düşmez ilk cemre.

     Arzın bağrında bir yol ayrılmış,

     Aktıkça akmış, şad olmuş sular;

     Dağ başlarından ta denizlere??

    İlk cemre, 20 Şubat'ta havaya , 27 Şubat'ta suya düşer, havalar da ısınmaya başlar. 28 Şubat'ta leylek fırtınası olur. Bu ayda havalar, genelde fırtınalı ve rüzgârlı geçer.3. cemre den sonra, leyleğin karı yağar, Erzurum tabiriyle" hava ağusunu" döker, havalarda hissedilir derecede ısınma olur.

    6 Mart'ta cemre toprağa düşer. Leylek gelir. Erzurum'da leylek için derler ki "seggize gelmez, dogguza galmaz". Yani leylek sekiz Mart'ta gelmez, ama dokuz Mart'a da kalmaz.

Demek ki sekiz Mart'ı dokuz Mart'a bağlayan gece leylek gelir. Leyleğin gelmesi soğukların azalması, havanın yumuşayacağı ile ilişkilendirilir.

   Erzurum'a bahar geldi, baharın eli kulağında derken, burası Erzurum, 11-17 Mart arasında, bir başka sayılı gün görünmeye başlar. Bu sayılı gün" Kocakarı Soğukları"dır. Bir adı da"Berd-el-acûz" dur. Bazı yörelerde berdelegüz de denir. Bu soğuklar Erzurum'da "Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır." deyimi ile anılır. Tedbirini almayanların yakacakları biter.Evde, kazma ve kürek sapı ne bulurlarsa onları yakarlar. Ayrıca bu fırtınalı soğuklarda, insanların gerek yaya gerekse atlı olarak yola çıkmamaları öğütlenir. Hatta bu günler için "insan bu havada yola çıkar da ölürse imansız gider" gibi, gerekli uyarılar yapılır ki bu söz, çok arifâne söylenmiş bir sözdür.

   21 Mart'ta Nevruz kutlansa da Erzurum'un baharına daha çok zaman vardır. 23 Mart "ezel bahar", 30 Mart da "haftahamal" günleridir. 31 Mart karakışın artık sonudur.

   Nisan ayının soğuklarından biri de Rumi takvime göre, Abrel soğudur ki bu soğuk çok meşhurdur. Camışkıran adıyla da bilinmekte olan bu soğuk Rumi 5, miladi 16 Nisan tarihleridir. Hata yörede bu soğuk için "Korkma Mart'ın kışından, kork Abrelin beşinden, camışı ayırır eşinden " tabiri kullanılır ki bu soğuk, şiddetinden dolayı, o güçlü camışı, erkek mandayı eşinden ayırdığına göre var hesap et. Camışkıran soğuklarında, çok şiddetli fırtınalar olur.

  Kasım günleri, Nisan ayında tamamlanır. 6 Mayıs Hıdırellez, Bahar Bayramı, Mayıs ayında artık kışın bittiğini ve yazın başlangıcı olduğunu müjdeler. Mayıs ayının, Erzurum hayatında önemli bir yeri vardır. Bu aya halk, ayların gelini demiştir. Mayıs ayının ortasında etkisiz soğuklar olur, ama uzun sürmez. Kırkikindi yağmurları da Mayıs ayının ortalarında başlar ve Haziran ayının ortalarına kadar sürer.Mayıs ayının sonlarına doğru sıcaklar başlar ve yaz mevsimine girilir.

   Haziran ayında, yaz mevsimi ile birlikte uzun günler de başlamıştır. Bu uzun günler, 26 Haziran'da son bulur. Temmuz ve Ağustos ayları sıcak geçer. Ağustos ayının ilk haftasında ,halk arasında "eyyam-ı bahur " denilen sıcak günler, yavaş yavaş biter. 27 Ağustos'ta leylekler giderler. 20 Eylül, tekrar soğuk günlerin başlangıcıdır.

   Selam ve saygılarımla?

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.