23 Temmuz 2018 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Eleştiri Kültürümüz yok
MUSTAFA DAMLARKAYA

Eleştiri Kültürümüz yok

25.06.2018 09:49 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Bugün hemen her alanda, inanılmaz derecede büyük bir kalite ve bir seviye kaybı yaşanmaktadır. Bütün bunlara rağmen ne yazıktır ki eleştirel düşüncenin esamesi bile okunmamaktadır. Bu da çok talihsiz bir dönemde yaşadığımızın işaretidir.
Bilge kral, rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in “Özgürlüğe Kaçışım, Zindan’dan Notlar” adlı eserindeki şu ifadeler o kadar anlamlıdır ki…” Ben olsam, Müslüman Doğu’daki tüm mekteplere ‘ eleştirel düşünme’ dersleri koyardım. Batı’nın aksine Doğu, bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur.” Demek ki bu rahmetli adama boşuna ‘bilge kral’ denmemiştir.
Halbuki eleştirel aklı kaybetmiş toplumların gerek bilimsel gerekse fikri planda mesafe almaları ve modern zamanlarda gelişerek hayatiyetlerini muhafaza etmeleri mümkün değildir.
Şunu çok iyi biliyoruz ki bu sözleri hayranlıkla okuyor ve ibretle dinliyoruz, ama bu güzel sözün gerçek hayatımızda bir karşılığı var mı, doğrusunu söylemek gerekirse bundan emin değilim ve bana göre de karşılığı da yok.
Zira şu anda sadece siyasi anlamda değil, aklımıza yatmayan ya da ahlaki ve vicdani olarak izah etmekte zorluk çektiğimiz herhangi bir konuda, değil en küçük eleştiriye bir muhalif tavrı ve eleştirel bakışı dahi dillendirmekten, çok ama çok uzağız ve bu konuda çok çok aciziz. Ne yazık ki eleştiri kültürümüz çok çok zayıf. 
Daha da vahimi, birbirimize eleştiri potansiyeli taşıyan sorular sormaktan dahi, endişe eder hale geldik. Çünkü içinde yaşadığımız zihniyet çürümesi, eleştirel düşünce sahiplerini, her an bir ‘ihanet’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilmektedir.
Haddizatında bu konuda zihnimizin daha da berraklaşabilmesi ve arınması için, rahmetli İzzetbegoviç’in ‘eleştirel düşünce dersleri’ teklifini daha da etraflı bir şekilde düşünmemiz biz toplumların yararına olacak bir şeydir.
Halbuki eleştiri, bir toplum, bir kişi ve bir kurumun, zayıf ve kuvvetli yanlarını belirtir, ortaya koyar, değerlendirir ve yol gösterici olur. Eleştirilmeyen kişi, toplum ve kurumlar lime lime dökülür, bütün zayıf yanları ortaya çıkar. Eleştiri, lime lime dökülmeden önce alınması gereken tedbirleri gösterir.
Ne acıdır ki tarihsel süreç içerisinde, bazı belli dönemler hariç, maalesef, özellikle, İslam toplumlarında, Doğu kültüründe, eleştirel düşüncenin, yeteri kadar hayat hakkı bulamadığını da itiraf etmemiz gerekmektedir.
Bunu çok iyi bilmeliyiz ki ; eleştirel düşünce olmadan ilmi gelişme olmaz, fikri derinlik sağlanamaz, özgürlükler gelişemez. Özgürlüklerin olmadığı toplumlarda da demokrasi olmaz, hukuk olmaz, adalet yerini bulmaz. Özgürlüklerin olmadığı, hukukun bulunmadığı, ilmin zemin bulmadığı toplumlar da toplum olmaktan çok uzaklaşırlar, yerlerinde sayarlar, ileriye gidemezler.
Mesela bugün, şekilci ve görsel dindarlık haline gelmiş, bu anlayışı yeteri kadar sorgulayamadığımız ve eleştiremediğimiz içindir ki çağdaş sorunlara karşı ne bilgi ne de düşünce üretemedik hemen her alanda da işin kolay tarafına kaçtık, geleneğe sığındık. Sonunda da içinden çıkamadığımız bütün problemlerin sorumluluğunu da  sanki onlar sorumlu imişler gibi, düşman saydıklarımıza havale edip rahatlama yoluna girdik. Başımıza her ne geldiyse hepsinin sorumlusu da bu düşmanlarımız oldu. Bu büyük bir gaflettir.
Oysa ki mübarek kitabımız Kur’ân-ı Âzimüşşân  “ Başınıza ne geliyorsa hep ellerinizle işlediklerinizin, bizzat yaptıklarınızın sonucudur.(Şûrâ-30)” buyurmaktadır. Üzülerek söylememiz gerekirse sivil, eleştirel ve sürekli gerçek arayışı içerisinde olan tarihi bilgi mirasımızı ne yazıktır ki yaşadığımız çağın, modern dünyanın diline tercüme edemediğimiz için, İslâm dünyasındaki tüm alan ya ‘kutup’çu ya da ‘mehdi’ ci anlayışlara kalmış durumdadır.
Özellikle din konusunda sivil, alçak gönüllü ve gelişmeye açık dilin yerini, tartışılmaz dini hakikatler, gücünü bilgiden alan sivil otoritenin yerini, verasetle veya manevi işaretle intikal eden ‘kutsal otoriteler’ almış durumdadır.
Eğer bizler, eleştirel düşünceyi hem toplum hem de kurumsal ölçekte işlevsel hale getirmiş olsaydık kaynağını dinden alan ne manevi şeyhlikler ne de dini liderler, bu topraklarda hayat bulamazlardı ve insanları aptal, budala yerine koyan, bir takım din tacirleri, 15 Temmuz’da olduğu gibi, din tacirliği yaparak ulu orta pelesenk atıp dolaşamazlardı. 
Eğer bizler eleştirel düşünceyi geliştiremezsek bundan sonra da bu tür insanlar, din, siyasi, iktisadi, ekonomik, eğitim vb. alanlarında, yine bizleri aldatmaya, bizleri uyutarak kendilerine yeni yeni pazarlar ve bu pazarların müşterilerini bulmaya devam ederler.
Hele hele bu tacirler, eleştirel düşüncenin olmadığı, bizim gibi toplumlarda, bu zaafı fırsat bilerek ‘Zaten İslâm’ın özünde eleştiri yoktur’ gibi, doğru olmayan yaklaşımı, ileri sürerek eleştirel kültürü ve mantığı, köreltmeye ve yok etmeye çalışmaya devam edeceklerdir.
Bu tacirlere, Hz.Ömer’in halifeliği döneminde, mescidde ayağa kalkarak o çok sert mizaçlı, Hz. Ömer’den hesap sorabilen kişiyi hatırlatmak herhalde yerinde olacaktır.
Yine, Abese suresinin 1,2,3,4.ayetleri, Resûlullah’ın bazı davranışlarını tenkit ve ikaz mahiyetindedir. Peki kendilerine hiç toz kondurmayanlar buna ne diyecekler acaba?
   Eleştirinin bir estetiği vardır ve eleştiri bir iyileştirme sanatıdır. Ama ülkemizde, kişisel duygularla ‘ öznel eleştiri’ yapılır. Bu tür eleştirilerde de ya övgüde ya da sövgüde sınır tanınmaz.
   Aslında, haddi aşmadığı, yapıcı olduğu sürede eleştirilen, eleştirilene tahammül, saygı  göstermelidir. Ama bizde bugün öyle kişi,kişiler, kurum ve kurumlar vardır ki onları eleştirmek kimin haddine düşmüştür. Çünkü onlar uzaydan gelmiş, atsronomik özellikleri olan, gökten zenbille inmiş, kutlu ve mutlu olanlardır. Bunları değil eleştirmek onlara dokunmak dahi kimin haddinedir. Hele onlara bir dokun da gör. “ Sen kimsin, sen de kim oluyorsun ? ” diyerek bunu sözde dahi bırakmazlar. Eleştirmenleri vurun …
   Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.