Haber Girişi : 14 Kasım 2017 11:35

Doğalgazdan havagazı çıkmasın da!

Doğalgazdan havagazı çıkmasın da!
Yılın yedi sekiz ayı kış olan bir memlekette, yakacak ve yakacak maliyetini 
konuşuyor olmamızdan daha normal ne olabilir ki...
Üstelik bu, günümüze mahsus bir mesele de değil hani...
Yetmişlerde başlayıp ta doksanlara kadar devam eden yıllarda da, meşhur kok kömürü tartışmamız vardı.
Devlet, Erzurum'a (gayet tabii ki başka illere de) "sübvanseli kömür" tahsisatı ayırırdı.
Mahdut miktarda olduğundan, öyle her isteyen istediği kadar alamazdı. Şartları ağırdı: Her şeyden önce şehir merkezinde ikamet ediyor olacaksın, ayrıca şairin ifadesiyle, "viran olası hanede evlad-ü ıyal var" diyeceksin! Elbette bütün bunların yanı sıra "kömür karnesi"ne de sahip olacaksın ki, aylar öncesinden parasını peşinen yatırdığın kok kömüründen en çok bir ton alabilesin.
Kabul edelim ki, o günün şartlarında, devletin sunduğu o imkân hakikaten muazzam bir hizmetti. 
Çünkü: Kok; kalorisi yüksek, is ve karbondioksit oranı düşük dayanıklı bir kömürdü. Erzurum gibi kışı çetin geçen bir şehir için bulunmaz "nimet"ti.
Ne var ki yıllar yılı bu kok, siyasetçiler elinde seçmen üzerine oynanan bir "koz" oldu!
Her sonbaharda, vekiller birbirlerine gol atma adına hücuma kalkar ve "...bu yıl kok kömürü Erzurum'a benim sayemde gelecek" türünden, hamaset yüklü demeçler verirlerdi!
Erken davranan diğer vekillere tur bindirirdi!
Zaman zaman da, valiler meseleye müdahil olur, "Hayır" derlerdi. "Kok kömürü benim teşebbüsüm sonucu geldi!" deyip kestirip atalardı!
O yıllarda bir siyasetçinin yahut bir valinin Erzurum'a dönük en "çaplı" hizmeti, bu şehre ihtiyacının dörtte biri oranındaki kok kömürünü temin etmekti!
Aradan çeyrek asırdan fazla zaman geçti.
Köprülerin altından çok sular aktı.
Türkiye artık her açıdan eski Türkiye değil...
Onlarca şey değişti, gelişti, dönüştü...
Bugün kok kömürü tahsisatı olmadığı için, kok kömürü üzerinden birbirinden rol çalan acar vekillerimiz yok!
Lakin...
Bugün de doğalgaz üzerinden bir velvele koparılıyor ki sormayın gitsin. 
Yani günümüzün en esaslı konusu, doğalgaz!
Geçmişteki kok kömürünün yerini aldı!
(Gerçi doğalgazda tahsisat, karne, mahdut miktar veya peşin ödeme yok; ama biz eski alışkanlıkla aynı nakaratı seslendiriyoruz)
Ne kadar para, al sana o kadar gaz!
Buna rağmen ne hazindir ki...
En az on yıldan beri doğalgazda indirip yapılıp yapılmayacağını konuşup duruyoruz!
Hemen her kış aynı muhabbet:
"Hükümet, doğalgazda Doğu'ya indirim yapsın!"
Her ne kadar Ankara'da kimsenin bu çağrıya kulak astığı yoksa da, biz ısrarla kendi kendimize gelin güveyi olmayı sürdürüyoruz!
Zaman zaman da vekiller tartışmaya dahil oluyor.
Hatta bir vekilimiz ipin ucunu kaçırıp, sanki ahalinin sinir uçlarına basarak, "Erzurum, Türkiye'de doğalgazı en ucuza tüketen illerden birisidir" demek suretiyle, meseleyle ne kadar ilgili olduğunu göstermiş oldu!
Peki, sonuç ne?
Sonuç yok tabii ki..
Geçmişte bu şehre sübvanseli kok kömürü veren devlet anlayışı,  yaptığı bu hizmeti, "Erzurum'a devletin yaptığı en büyük bir lütuf" olarak görürdü! Bugünki devlet anlayışı da, Erzurum'a doğalgaz getirmiş olmayı zaten başlı başına "lütuf" gördüğünden, yapılan tüm çağrıları aynı mantık dairesinde değerlendiriyor:
"Daha ne istiyorsunuz işte, susun oturun aşağı!"
Eeee doğru söze ne denilir ki!
Ne yani illa da bir vekil ya da bir bakan çıkıp,  "devamsızlık etmeyin, çok mırıldanırsanız gazın vanasını kapatırız" mı desin ki, boyumuzun ölçüsünü alalım!?
Benden uyarması, şansınızı çok zorlamayın!
Baksanıza...
Ankara'da bugün, "Sizi Erzurum'da yaşamaya zorlayan kimse mi var" diyecek tiyniyette  bürokrat da var, vekil de... 
Ez cümle dostlar; korkarım ki, "doğalgazda indirim yapılsın" diye diye, sonunda havagazına muhtaç oluruz!


Etiketler : şener
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.