16 Ocak 2018 Salı
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Bu zamanın Bel'âm'ı, FETÖ'dür-2
MUSTAFA DAMLARKAYA

Bu zamanın Bel'âm'ı, FETÖ'dür-2

19.06.2017 02:49 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
FETÖ, şeytana uyarak azan, güç ve iktidar hırsı gözünü kör etmiş, heva ve hevesine alet olmuş, Kur'ân-ı Kerim'in ifadesiyle "köpek tıynetli" sözde din alimi geçinen, eğer varsa bilgisini, dünyevi çıkar ve hesapları için, Allah teâlânın dinini, dindarlık kisvesiyle tahrif eden ve bugünkü küfür sistemlerine ve onların kâfir yöneticilerine yaranmak  için, Allah teâlânın hükümlerini çiğneyen ve asıl manasından saptırdığı için,yüce Rabbimiz, Bel'âm bin Bâûrâ'yı nasıl lanetledi ise, bu zamanın Bel'âm'ı bu fetöyü de öyle lanetlemiştir. Yani, fetö lanetlidir ve lanetlenmiştir.
   fetö de Bel'âm gibi, küfür ehlinin iktidar olması ve bu iktidarının devam etmesi için, onlarn en büyük destekçisi olmuştur. fetö küfrün ilkelerini, Allah teâlânın mübarek dini adına hem muhafaza hem de müdafaa etmiş bir mel'undur. Diğer Bel'âmlar gibi fetö de
küfür ehlinin uydurdukları kanunların, Allah teâlânın hükümlerine aykırı olmadığı söyleyerek halkı onlara karşı itaata mecbur etmiştir Yani, fetö bu zamanın Tağutî iktidarların devamını sağlayan satılmış bir güçtür.
   fetö de Bel'âm gibi, İslâm coğrafyasını küfür ehlinin işgaline hazırlayan yegane bir kuvvet ve zihniyettir. Dün Bel'âm, bugün fetö, yarın başka Bel'âmlar ve fetöler her zaman karşımıza çıkacaklardır. Belki zaman, mekan ve figüranlar farklı olabilirler ama küfür ehlinin bunlara biçtiği roller hep aynıdır ve aynı kalacaktır. Bu satılmış lanetliler hep Müslüman gözüktüler ve hep Müslümanları vurdular.
   Tarihte, Firavun zalimlerin, Nemrut sahte ilahlığın, Karun zenginliğin nasıl sembolleri  oldularsa Bel'âm gibi, fetö de sahte âlimlerin sembolü olmuşlardır. Bunlar gibi, tarihte Şeyh Bersisa da çok büyük bir alim zat olduğu halde, çok kibirli, çok enaniyetli olduğu için, ilimsiz amel ettiği için, şeytan tarafından kandırıldı ve sonunda şeytana secde ederek imansız öldü.
   İşte bunlar gibi, fetö de sözde İslâm alimi olduğunu iddia edip 1957 yılından beri CIA casusluk ve terör örgütünün tuzağına düşüp ülkemizde sözde ılımlı İslâm hareketini başlattı. Ülkemizde anti Siyonist ve anti emperyalist İslâmî hareketlere açık bir düşmanlık besledi. Ülkemizdeki birçok İslâm aliminin ve siyasilerin Masonik ve Siyonist güç odaklarıy
la mücadelesini elinden geldiği kadar karalamaya çalıştı. Gerek 12 Eylül gerekse 28 Şubat darbelerini destekleyerek bunların demokratik olduğunu savundu.
   Çünkü, yüz karası ve insanlık suçu olan bu namussuz askeri darbeler, emperyalist ABD ve ırkçı İsrail rejiminin gayri meşru menfaatlerini korumaya yönelikti. Yaptığı söyleşilerde hep terörist İsrail rejimini kutsayarak onları destekledi. Her zaman Siyonist güç odaklarına
dokunmadı ve sözde ılımlı İslâm'ı, bu bölge coğrafyasına dayatmaya çalıştı.
   Gerek ABD gerekse Türkiye'deki  Siyonist dernek ve lobilerle yakın ilişkilerini sürdürdü. onun dinler arası diyalog projesi, Siyonist ADL lobisi ve Siyonist Haham'larla görüşmelerin den sonra ortaya çıkmıştır. İsrail rejiminin, ekonomik, ticari, siyasi, askeri ve istihbarat çıkarlarını koruyan, Türkiye'deki gayri meşru çocuğu olan, 500. Yüzyıl Vakfı ile dostlukları nı hep sürdürmüş, Mavi Marmara olayında da Siyonist zihniyetin emir kulu olduğunu göstermiştir.
   Diğer taraftan katil, terörist pkk liderini terörist ilan etmeyip pkk ile sulhun esas olacağını söylemiştir. Alevi meselesinde de ırkçılık duygularını kullanmak ve kabartmaktan da hiç çekinmemiş, Camii ve Cemevi planını gerçekleştirmeye çalışarak Alevi Müslümanlar arasına da fitne sokmaya, yüz milyonlarca Müslüman arasına fitne ve ayrılık sokarak Sünni ve Şii Müslümanları birbirleriyle çekiştirmeye çalışmıştır. 
   Şurası çok iyi bilinmelidir ki İslâm medeniyeti, yalancı peygamberleri, sahte şeyh ve velileri, içleri boş, zihinleri boş, satılmış, fetö gibi sözde alim müsfettelerini hep reddetmiştir. Yıllardan beri kendisini Siyonist ve Haçlı zihniyetine adamış, satılmış vatan haini, terörist fetö ve çevresindeki hainler, 15 Temmuz'da aziz ve necip milletimizin,engin feraseti karşısında eriyip yok oldular ve olmaya devam edeceklerdir.
   Büyük Türk Milleti, öyle büyük bir millettir ki bu satılmış vatan haini virüslerini her zaman o güzel bünyesinden atmış ve bunları tarihin mezbelesine göndermiştir. Bu virüsler, bu mübarek bünyede hiç yer bulamadılar ve bulamayacaklardır. Bu aziz millet ve bu yüce medeniyet bu istismarcıları, bu sihirbazları,bu şantajcıları, bu vatan haini örgütlenmeyi ve hain şebekeyi, hiçbir zaman kabullenmemiş ve hep reddetmiştir.
  Bu fetö, bu zamanın Bel'âm'ıdır. Dünya hırsı ve menfaati için,Müminlerden yüz çevirip Bel'âm gibi, beddua ettiği için, bedduasında boğuldu ve Allah (C.C.) tarafından cezalandı rılarak lanetlendi ve cehennemi boyladı. fetö bu ülkenin ve İslâm Âlemi'nin baş belasıdır.
   Bu aziz ve yüce millet, ülkesiyle, vatanıyla, coğrafyasıyla, kadim medeniyetiyle her zaman olduğu gibi, dimdik ayakta duracak ve ülkesini daha güçlü bir şekilde inşa ederek refah içerisinde yaşayıp ilelebed payidar kalacaktır. Âmin, Âmin !..
   Selamve saygılarımla?
  
NOT: Tüm İslâm Âlemi'nin,aziz milletimin ve vefakâr Dadaşlarımın, mübarek Kadir Gecesi'ni ve Ramazan Bayramı'nı tebrik eder, bu gece ve bayramların, hayırlara vesile olmasını yüce Rabbimizden niyaz ederim. 

reklam
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.