ustilanlar
19 Ekim 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > Bizden söylemesi
Ömer Nazmi Yavuz

Bizden söylemesi

15.01.2018 01:37 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
Gün gelmiş bilim o kadar gelişmiş, o kadar gelişmiş ki, en fena hastalık bile birkaç dakikada tedavi edilir olmuş. Bilim sayesinde insanların ortalama ömrü asırlar öncesine göre kat kat artmış.. Bilim sayesinde cehaletin zerresi kalmamış.. Bilim sayesinde bir zamanlar insanlarda var olan öldürme eylemi ortadan kalkmış. Bilim sayesinde yalan söylemek, iftira atmak gibi şeyler yok olmuş.
 İnsanlık tarihini inceleyen bilim insanları, asırlar öncesini anlatırken atalarının ne kadar vahşi olduğunu, savaşlarla, cinayetlerle, ihanetlerle belgeleyerek amfilerde, kürsülerde öğrencilere anlatırken bile utanır olmuşlar..
Ve bilim o kadar gelişmiş ki, bilim insanları "insan" bile yaratmış!
Ve bilim o kadar gelişmiş ki bilim insanlarından oluşan bir konsey, Tanrı ile konuşur olmuşlar.
Ve bu konsey birgün Tanrı ile konuşurken, söz alan başkan, Tanrı'ya "artık size ihtiyacımız yok, biz her şeyi bilim sayesinde yapıyoruz," diye küstahlığını ortaya koymuş.
Tanrı, "mesela, benim yarattığımdan başka ne yapıyorsunuz?" diye sormuş.
Konsey başkanı, "siz insanı topraktan yarattınız, değil mi," diye sorarken bulundukları yerden bir avuç toprak alarak, "biz de topraktan insan yaratmayı başardık," demiş.
Tanrı gülümseyerek, "ama önce yaşadığınız dünyayı ve toprağı yaratmanız gerekmez mi?" demiş!
Yukarıdaki bu uydurmayı yazmamdaki amaç, her şeyin bir sınırı olduğuna vurgu yapmaktır. Bilimin bile bir sınırı vardır; ancak bilimin de gerçekliğini ve sorunlardaki çözüm merkezi olduğunu da kimse yadsıyamaz.
Bu fakire göre, bilimden vazgeçilemez; ama gerçek Yaradan'ı da asla unutmamak gerekir.
Peki, kutsal kitaplarda, kutsal metinlerle insanlara "iyi insan olmak" için öğütler ve emirlerle yol gösteren ve formül veren Yaradan'ı ne kadar dinliyoruz!
Bence hiç!
Çünkü, yoktan var edenin, tavsiyeleri yerine Makyevelizm denilen şeytanca bir fikrin peşine düşerek var olması gereken ahlakı yok etmeye çalışıyoruz.
"Amaca giden her yol mübahtır."
Yani amacınıza ulaşmak için, her türlü haltı yapmanız ve yemenizde, her türlü ahlaksızlığı kullanmanızda ve her yanlışı doğru olarak göstermenizde bir sakınca yoktur.
Amacınız, peşinden koştuğunuz bir güzele sahip olmak mı? Kolay, çek silahı kaldır dağa!
Amacınız, zengin olmak mı? Ondan kolay ne var! Çal, hak ye, sömür, yalan söyle..
Amacınız, birilerini ya da bir toplumu aldatmak mı? Bu da dert mi yani! İnanç, diye bir malzeme var elinizde, kullan kullanabildiğin kadar!
Yani mübah, yani şeytan yolu!
Ne yazık ki günümüzde siyasette, toplumsal ve bireysel yaşamda çoğunlukta ve çokça buna şahit olmaktayız.
Haksız olduğunu bilerek, kendini haklı göstermek için, gerçeği inkâr ederek kendine kâr sağladığını sananlar az mı!?..
Erki ele geçirmek amacıyla savunduğu inancı terk edenler yok mu yani!
Salt efendilerinin emri yerine gelsin diye, bir ülkede yıllarca yılan gibi ve sinsice eğitim ve adalet başta olmak üzere her kurumuna sızanları 15 Temmuz'da görmedik mi!?
Ve bu yılan zihniyetinin kavını bırakarak yeniden yaşamaya başladığını söylersek, çok mu iddialı bir cümle kurmuş oluruz! Ha çayır yılanı, ha su yılanı ne fark eder ki!
Bakın üniversitelere!
O gider, bu gelir!
Değiştirilemeyen bir döngüdür bu ve amaca giden her yol mübahtır, anlayışı bitti mi sanıyorsunuz! İster onunla olsun, ister bununla ne fark eder yani!
Bilim her geçen gün gelişir, her geçen asır olmazları olur yapar, insan beyninin hayal ettiği her şey birgün gerçekleşebilir.
Ve bilimde Tanrı olmaz; ama Yaradan'da bilim vardır!
Yazının girişindeki uydurmayı boşuna yazmadık.
Ve unutmamak gerekir ki Yaradan'ın adını kullanarak şeytanlara hizmet edenler, inanç kisvesi ile aramızda dolaşmaktalar!
Sadece bugün mü?
Hayır! Asrı Saadet'ten sonra bu hep böyledir.
Öldür, yok et, yaşam hakkı verme.. Falanca mezhep iyi, filancası kötü ya da filanca ırk iyi, falancası kötü; kes kellesini at çöplüğe!
Yaradan bunu mu söyledi bize!
Dinin partisi, partinin dinin olmaz. Dinin partisi olmaz, çünkü; bu Yaradan'ın bilimine aykırıdır; partinin de dini olmaz, çünkü bu bilime aykırıdır.
Bu ayrımı yapmak gerek!
Amacım kafaları karıştırmak değil, birazcık düşündürmektir!
Hacıların, hocaların ve bu yolda kocamışların sahasına girmeden hiç değilse şunu söyleyelim de bunca satır boşa gitmesin!
Türkiye Cumhuriyeti, medreseleri bilim yuvasına dönüştürmüşken, bugün ne yazı ki bazı bilim yuvaları medreselere dönüştürülmek isteniyor!
Yani, haddimizi bilelim. Ne Yaradan'la ne de bilimle aşık atmaya kalkmayalım ve bunları karıştırmayalım olur mu!?
Yok, olmaz, diyorsanız, sizin fikrinize de zikrinize de saygım var!

Ne yapalım yani, kır yıllık Yani'den Kani, Kani'den de Yani olmuyorsa elden bir şey gelmez.
Bizden söylemesi, diyerek atalım yükümüzü üstümüzden bari!
Etiketler : ömer nazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.