ustilanlar
08 Nisan 2020 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > BİRAZ ÖFKE SOSLU OLDU AMA...
Ömer Nazmi Yavuz

BİRAZ ÖFKE SOSLU OLDU AMA...

13.01.2020 11:05 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
10 Ocak cuma günü "Çalışan Gazeteciler Günü"ydü!                                 Erzurum'daki tüm gazeteciler gibi, bizler de dostlardan ve birçok kurumdan kutlama mesajları ve tebrikler aldık!
Her şahsa ve kuruma şimdiden teşekkürler.
..
Gazeteci kimdir, sorusuna bu mesleğin ustaları çeşitli yanıtlar verirken, ortak tanım ise şudur. "Gazeteci, haberleri dürüst, etik ve tarafsız bir şekilde araştırma, belgeleme, yazma ve sunma ile görevli meslek profesyonellerine verilen unvandır."
Sanırım, tırnak içine aldığımız bu tanıma kimse itiraz etmez!
Güzel de; bu mesleği özellikle bölgemizde hakkıyla yerin getiren kaç gazeteci olmuştur; ya da vardır acaba!?
Hangi ülkede olursa olsun, hiçbir meslek yönetildiği sistemle birebir değerlendirilmemiştir. 
Ancak gazetecilik, diyince iş değişiyor!
Örneğin, geçmişte Nazi Almanya'sında kaç gazeteci gerçekleri aktarabilmiştir; ya da SSCB döneminde kaç gazeteci kendi ülkesinde özgürce yazabilmiştir; veya İtalya'nın faşist diktatörü Mussoloni döneminde kaç gazeteci yurtseverlerin gördüğü işkenceyi ve öldürülmelerini belgeleriyle sunabilmiştir!
Peki, bu ülkelerin tarihinde bunlar var da, bugün günümüzde bazı devletlerde yok mu?
Mesela, burnumuzun dibi olan ve insan hayatının, toplum yaşamının hiçe sayıldığı Ortadoğu'da, yani İran'da, Irak'ta, Suriye'de, Arap ülkelerinde var mı!?
Yani, gazetecilik mesleğinin tanımına uygun 'gazetecilik' yapmak bulunduğu ülkenin sistemiyle yüzde yüz ilintilidir. 
Şu bilinmelidir ki; bir ülkenin gazetecileri tarafsızca haber yapıp, özgürce düşüncelerini yazıyorsa, o ülkenin halkı da özgürdür; aksi halde o halk da gazeteciler kadar susturulmuş ve tutsak sayılır!
Sanki bir zamanlar bizde de olmadı mı; doğru söyleyen gazeteci, dokuz köyden kovulmakla kalmayıp, hücrelere tıkılmadı mı?
En acısı kalleşçe öldürülmediler mi?
Demek ki; bulunduğunuz ülkede her ne kadar yalancı ve yapay özgürlükten söz edilirse edilsin, eğer gazeteciler özgür değilse, gerisi hikâyedir!
Kimse kusura bakmasın ama; günümüzde ulusal basında, yani bizde, yani ülkemizde bir kısım gazeteci geçinen gazeteciliğin gazlı gazozları, memleketi satmak pahasına yalaklarına biraz daha kemik konulsun, diye açıkça yalakalık yapmaktalar. İşin ilginç tarafı ise, bunu yaparken, bile bile Anayasa'yı da ihlal etmekteler. 
Ancak, gazetecilik yapmaya çalışan bazı garibanlar ise, gerçekleri analiz edip, düşüncelerini yazdığında belli bir kesim tarafından maddi ve manevi olarak eziliyor, işinden ediliyor.
Mesela, ben desem ki; abi, kafama fena takılıyor, doğu da ve özellikle güneydoğuda tarım neden bitti , doğuya neden yatırım yaptırılmaz ve bu bölgenin insanları zorunlu olarak neden batıya gitti?
Bölge, Kurtuluş Savaşı'nı vermiş Anadolu halkı tarafından aheste aheste neden boşalıyor?
Neden milyonlarca Suriyeli ülkemizin belli bölgelerine belgeli olarak yerleşiyor!?
Üniter devlet yapısından taviz verilemez -yani federasyon ya da bölünmeye müsaade edilemez- fikrini haklı ve onurla söyleyen bazı siyasilerimizin, son yıllarda neden süt dökmüş kedi misali içlerinden mırlamak bile gelmez? 
Bu tür soruları sormak, gazetecinin hakkıdır; ama sakın aklımdan geçtiğini düşünmeyin! 
Mesela, dedik ya!
..
Biri çıkıyor, mehdi gelecek diyor!
Bu da yetmiyor, Türkçe ikinci dil olmalı, diye ahkâm kesiliyor!
Bu da yetmiyor, federasyona geçilmesini fısıldayarak değil, bağırarak söylüyor!
Bir süslü züppe çıkıyor, Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ediyor, bu da yetmezmiş gibi, ülkeye çok zarar verdiğini çemkiriyor! (Zarar dediği de, işgal kuvvetlerini Anadolu halkıyla birlikte sınır dışı etmesi, minarenin ezanını, kadının namusunu, ülkenin onurunu kurtararak bayrağımızı yeniden göndere çekmek olmalı!)
Kusursa, kusur; ayıpsa, ayıp olsun ama söylemeden geçemeyeceğim.
Ya sap salaksınız; ya da göbeğinizden Türkiye düşmanlarına bağlı, bataklığınızdan doğmaya çalışan çirkin birer ceninsiniz! 
İstediğiniz kadar makyajla güzelleşmeye çalışın, zaman sizin maskenizi elbet söker atar.
..
Farkındayım, biraz öfkeli bir yazı oldu; ama senede bir gün de olsa, gazeteciler günü hatırına,  gazetecilik yapalım dedik!
Bu kadar da olsun artık!
Etiketler : ömernazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.