ustilanlar
10 Aralık 2018 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Rabia Hilal ŞENER > BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ
Rabia Hilal ŞENER

BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ

03.12.2018 12:22 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Rabia Hilal ŞENER
Politikadan, ekonomiden, gündelik hayatımız içinde bizleri kendimizden uzaklaştıran onlarca etkene karşı bir duruş sergileyelim ve bir an bizi kendimizden uzaklaştıran bu faktörlerden biz uzaklaşmayı deneyelim. 
Günlük hayatın problemleri, sürekli yetişmeye çalıştığımız fakat asla yetişemeyeceğimiz zaten yetişmemizin mümkün olmadığı hayat temposuna bir es vermeye çalışalım. Şayet bunu başarabilirsek herkesin kendi hayatına dair fark edeceği onlarca farklı hikâyenin olacağına kuşkum yok. Fakat belki de hepimizin ihmal ettiği ve verdiğimiz esten yararlanarak aydınlanabileceğimiz ortak bir nokta varsa o da güzellik algımız ve estetik kaygılarımız. Özellikle de kendi vücudumuz, dış görünüşümüz hakkındaki kaygılarımız… Üstelik kaynağını bizden almayan, üzerinde düşünmediğimiz, kendi süzgeçlerimizden geçirmeden topyekûn kabullendiğimiz kaygılardan bahsediyorum.
Diğer bir deyişle; biz hayatın keşmekeşinde debelenirken gerçekten neyi beğenip neyi beğenmediğimizi düşünecek vakti ve haddi kendimizde görmediğimiz için; daha geçerli olduğuna inandığımız dönemsel güzellik algısına kendimizi ne denli kaptırdığımızdan söz ediyorum. 21. yüzyıl güzellik standartları olarak adlandırılan ve beden ölçüleriyle, renk kodlarıyla, marka isimleriyle kesin çizgileri çizilmiş bir kriterler listemiz var malumunuz. Bu kriterleri karşılayamıyorsak toplum içinde eksik olmamız ve yer yer kabul görmememiz mümkün. 
Sözünü ettiğimiz kriterleri bin bir çeşit ürün kullanarak, artık artan bir hızda ameliyatlar geçirerek, estetik operasyonları günlük vitamin alır gibi bir alışkanlık hale getirerek karşılayabilmenin de insanlara nasıl bir getirisinin olduğu sanıyorum ki asla tam olarak yanıtlanamayacak bir soru. Zira hissedilen gerçek bir duygudan değil de sentetik olarak yaratılmış anlık tatmin olma hallerinden bahsediyoruz. Üstelik bu anlık zevkin büyük bir kısmı da kabul görmekten ve beğenilmekten geliyor. Yani aslında elde ettiğimiz; başkaları tarafından onaylanmış olmak ve bizim kafa yormamıza gerek olmadan bizler için biçilmiş olan belirli kalıpların hakkını vermiş olmanın, toplumun dayattığı bir standardı daha sağlamış olmanın memnuniyeti. 
Söz konusu çılgınlık insanların mutsuz bireyler yığınına dönüşmesine ve bu kriterler uğrunda ölmesine varınca bu hastalıklı durumasesi yüksek çıkan kesimlerden ilk isyan müzik ve sinema dünyasından;yani bu güzellik furyasının hem başını çekip hem de yüzü olan insanlardan geldi. ‘Ünlü şarkıcı fazla kilolarına aldırmadığını ve böyle mutlu hissettiğini söyledi’ şeklinde haberler okuduk ve okumaya da devam ediyoruz. Nitekim bu güzellik algısının artık yıkıcı bir hal olmuş olmasına karşı çıkanların bu fikirleri artık ismini daha da sıklıkla duymaya başladığımız bir harekete dönüştü. Hareketin ismi İngilizceden doğrudan çevirisi ile beden olumlama. İsminden de anlaşılabileceği üzere bu hareket; her kiloda, her şekilde bedenin güzel olabileceği görüşünü savunuyor. En önemlisi de bu görüşü savunanlar; yalnızca belirli standartları sağlayan bir görünüşün geçerli ve sağlıklı olduğu görüşünü reddediyor. Bu yolla da insanların kendi bedenlerinin yanında 3. kişilerin bedenlerinin de utanç verici olduğu kanısına varmalarının önüne geçmek istiyor. Yani bu görüş, belirli bir kiloda değilsen çöpe dönüşmüş bir bedenin vardır çılgınlığına bir son verin diyor. 
Belirli bir kalıpta olmamanın yanlış ve zayıf olmayı beraberinde getirmediği gibi zaman içinde değişen güzellik algısının tüm o standartları sağlayan şanslı çocuğu olmak da bir insanı güçlü yapmıyor. Bu nedenle girişte sözünü ettiğim es verme teklifini bir gözden geçiriniz. Gerçekten neyin sizin bireysel algılarınızda var olduğunu, nelerin ise üzerinde durmaya değmeyecek geçici beklentiler olduğunu düşünün. Bunu yaparken de her daim en büyük gücümüz olan psikolojimizi kendinize ve başkalarına karşı kullandığınız zehir saçan bir silaha dönüştürmekten kaçının. Son olarak hatırlamak lazım ki bu sağlıksız, bu çirkin, bu çekici değil diyerek başkalarını ve en başta kendimizi yapay güzellik algılarına hapsetmeden önce, bizler dış görünüşümüzle değil içine biriktirdiklerimizle ve bizlere has farklılıklarımızla var olmaya devam edeceğiz. 
Etiketler : rabia
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.