ustilanlar
13 Kasım 2019 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Rabia Hilal ŞENER > BARIŞ PINARI HAREKATI’NDA YALNIZ MIYIZ?
Rabia Hilal ŞENER

BARIŞ PINARI HAREKATI’NDA YALNIZ MIYIZ?

15.10.2019 11:43 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Rabia Hilal ŞENER
Trump’ın çelişkili açıklamaları, AB ülkelerinin üst üste yaptıkları duyurular ile Türkiye’ye silah ambargosu uygulayacaklarını açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin Barış Pınarı harekâtında yalnız bırakıldığı sonucuna varmak pek de güç olmuyor. Uluslararası basında yerleştirilmeye çalışılan Türkiye, Kürtleri hedef alıyor propagandası da Türkiye’yi
uluslararası kamuoyu gözünde meşru mücadelesini savunmak zorunda bırakan bir diğer husus.
Afganistan’ı bombalarken, Suudi Arabistan ile birlikte Yemen’i yerle bir ederken etnik kökenlerin zikredilmesine müsaade etmeyen ve terörist ismi altına sığınan ABD yahut İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesini sürdüren İrlanda Cumhuriyet Ordusu’na karşı savaşırken
İrlandalıları hedef almadığını vurgulayan İngiltere, söz konusu Türkiye olunca “Türkiye Kürtleri bombalıyor” manşetlerini atmaktan geri durmuyor. Kara propagandanın bir diğer örneğini ise CNN Türk’ün internet sitesinde yayınladığı bir derleme ortaya koyuyor. Geçmişte Yemen’de sivillere yönelik katliamlarda, Suriye iç savaşı esnasında ve daha nice insanlık suçlarının işlendiği tarihlerde çekilmiş fotoğraflar; sosyal medyada kullanıcılar tarafından Türkiye’nin Barış Pınarı harekâtı sivillere karşı saldırı sırasında çekilmiş gibi yansıtılıyor.
Buna karşılık yeterliliğini sorgulamakla birlikte cephedeki mücadelemizin ötesinde diplomatik adımlar da atılmakta.
Türk yetkililerin de uluslararası kamuoyuna ulaşabilecek şekilde açıklamalar yapması, söz gelimi Fahrettin Altun’un The Washington Post’ta yayınladığı makalesi, Savunma Bakanlığı
ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin üst üste yaptığı açıklamalar Türkiye’nin haklı
mücadelesini anlatmaya yönelik çabalar. Savaşa hayır hamaseti altında Türkiye’nin
operasyonlarını desteklemeyen AB ülkelerine karşı ise haklı tepki hoş olmayan bir üslupla Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Erdoğan, AB’ye kendinize gelin aksi halde 3,6 milyon mülteciyi size göndeririz diyor. Tepkinin haklı olduğunu ifade ediyoruz çünkü yukarıda ifade ettiğimiz gibi AB ülkeleri, silah ambargosu kararının yanında Türkiye’nin harekâtını işgal gibi göstermekte ısrarcı. Üslubun hoş olmadığını belirtiyoruz çünkü dünya devletlerinin oradaki müdahaleleri sebebiyle hayatları kararmış, yurtlarından yetim mültecileri her seferinde pazarlık
konusu yapmak Türk devletinin insan onuruna vermesi gereken değerden uzak bir tutum.
Netice itibariyle harekât sebebiyle verdiğimiz maddi kayıplar ve en önemlisi de yitirdiğimiz şehitlerimiz ve orada mücadele vermeye devam eden silahlı güçlerimizin fedakarlıklarını beyhude bir çabaya dönüştürmemek için uluslararası arenada mücadelemizin haklılığını ortaya
koymak durumundayız. Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorunun Türkiye için BM Güvenlik Konseyi Şartı’nın 51. Maddesi’nde belirtilen meşru müdafaa hakkı kapsamına girecek yakın ve açık tehlike yarattığının tüm dünyaya duyurulması ve kabul ettirilmesi gerekmektedir.
Etiketler : rabia
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.