ustilanlar
19 Eylül 2018 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > Bak şu Atatürk Üniversitesi'nin işine!
Ömer Nazmi Yavuz

Bak şu Atatürk Üniversitesi'nin işine!

11.01.2018 13:37 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
Atatürk Üniversitesi Rektörü Sayın Ömer Çomaklı, "Çalışan gazeteciler günü" dolayısıyla kentteki gazeteci takımına güzel bir yemek verdi. Sayın Çomaklı'yı tanıyanlar nezaketine tanıklık etmekte tereddüt etmezler elbet. Göreve başladığı günden itibaren görevinin gereğini eksiksiz yapmaya çalıştığı, dahası daha fazla şeyler yapmak için koşturduğu da bilinir.
Tamam da "Çalışan gazeteciler günü"nde gazetecilerin sorunlarına akademik bakışı dinleyeceğimiz yerde, üniversitede yapılan ve yapılacak olan çalışmaları uzun süre sabırla dinledik.
Ve "olsun" dedik; önemli bir görevde bulunan bir yetkili, toplum için yaptıklarının ve yapacaklarının bilinmesini ister. Bu da en doğal hakkıdır. Ancak, gazeteci geçinen bu satırları yazan kişiye göre, gazeteciler gününü basın toplantısına çevirmek "sizlerin gününü kutlarken biz de bizi anlatalım," der gibi oldu sanki!
Her neyse, asıl fısıldamak istediğim başka şey!
Yemekten sonra gazetecilere dağıtılan kalemler biraz kafa karıştırdı!
Diyeceksiniz ki; gazetecilere akıl dağıtacak değil ya, elbet gazetecilere kalem verilir!
Bukalemunluk yapmadan ve bu kalem meselesine dönmeden önce araya birkaç satırı sığdırmak gerek.
Eğer düşündüğünüzü samimi olarak yazmazsanız, hiçbir kalemin anlamı olmaz; eğer fikrinizi söylemez iseniz, ağzınızda taşıdığınız dilin lop bir etten farkı kalmaz, diyerek biz de diyeceğimizi diyelim.
Diyelim ki; emekçiden, ezilenden, eşitlikten yana olduğunuzu söylediniz.
Olmadı işte, "komünist" yaftası alnınıza yapıştırılır!
Diyelim ki; Türk töresinden, Türkçeden; bayraktan, ulusalcılıktan söz eylediniz.
Yine olmaz, "faşist" yaftasını da bir yerinize takarlar!
Diyelim ki; dinin siyasete sokulmamasından, laiklikten dem vurdunuz.
Sakın ha!. "Din düşmanı" yaftasını da size yakıştırırlar!
Diyelim ki; Ak Parti'nin yaptığı güzel şeylerden bahsettiniz.
Ak Partili olup çıkıverdiniz işte!
Diyelim ki; Ak Parti'yi eleştirdiniz.
Anında iflah olmaz bir CHP'li olarak ilan edilirsiniz!
Yukarıda söz gelişi, ola ki, olarak karaladığımız birkaç satıra yüzlercesini daha ekleyebiliriz; ama bu köşeyi okuyanların arif olduğunu bildiğimizden fazla tarife gerek yok, diyerek kalem meselesine dönelim.
Çalışan gazeteciler günü'nde gazetecilerin tümüne dağıtılan kalemler gerçekten güzel.
Güzel olmasına güzel de, kalemlerin üzerinde bir üniversite tanımına ve anlamına pek de uygun olmayan bir kelam yazılı, hem de Arapça..
Türkçesi, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!
O kalemi İlahiyat Fakültesi ya da Müftülük vermiyor!
Üniversite Rektörlüğü veriyor!
Diyeceksiniz ki, bunda ne var!
Var olanı söyleyelim. İnanç ve dinsel vurgular bir reklam aracı olamaz. Kaygımız, bu saygısızlığadır. Bunun bir ötesi, bir üniversitenin falanca firmanın ürettiği kıbleyi gösteren seccade ya da takke dağıtmasıdır!
Bu tür işleri tarikatlar yapar; tarikatların ise üniversitelerde ne işi var!
Kalemin üzerinde Atatürk Üniversitesi yazmalıydı!
Kaldı ki kalemin üzerine değil "besmele"yi Fatiha Suresi'ni sığdırsan neye yarar. Yazan kalem olsa da yazdıran akıl ve vicdandır.
Hem kalem denilen araç, cepte taşınır, onunla her yere girilir. Bu kalemi çerçeveletip odamızın duvarına asacak değiliz ki!
Umarız bir dahaki sefere muska dağıtılmaz!
Öyle sanıyorum ki bu haftalık yaftamız da "din karşıtı" olacak!
Yakışmayacak ama olsun bakalım!
Umarız, nezaketinden ve anlayışından kuşku duymadığımız Sayın Rektör, bunu dikkate alır!
Her neyse, bak şu adı Atatürk olan üniversitenin işine, diyerek geçiştirelim bari!
Hiç değilse adı değişmedi, yerli yerinde!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.