ustilanlar
29 Şubat 2020 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > 3 bin yıllık mumyanın sesi ve ötesi...
MUSTAFA DAMLARKAYA

3 bin yıllık mumyanın sesi ve ötesi...

09.02.2020 23:31 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Bilim adamları, 3 bin yıl önce mumyalanmış, Mısırlı, X1. Ramses’in, Nesyamun adlı bir rahibinin sesini yapay ses telleriyle hayata döndürdüler. Bilim insanları, antik Mısırlı bu rahibin sesini, 3D yazıcı aracılığıyla hayata döndürdüler. Nesyamun’un ses yolunu, üç boyutlu yazıcı ile kopyalayarak günümüze taşıdılar.
Araştırmacılar çalışmaları neticesinde ‘e’ sesli harfi benzeri bir ses elde ederek
rahibin sesini hayata döndürmeyi başardılar. Ölü bir insanın sesini ilk kez bilim aracılığıyla hayata döndürdüler.
Bilim insanları gelecekte bilgisayar programları aracılığıyla, Nesyamun’un
sesinden cümleler elde etmeyi umuyorlar.
İnsanlarda sesin oluşması için akciğerlerden gelen havanın, gırtlak, burun veya ağızda izlediği yol, ses yolu olarak biliniyor. Bu ses, ‘ses kutusu’ olarak da bilinen gırtlakta üretilir. Ancak, ses yolundan geçtiği zaman, bu sesi, duymamız mümkün oluyor. Nesyamun’un sesini hayata döndürebilmek için, onun ses yolunun birebir ölçüleri üç boyutlu yazıcıya yansıtıldı. Bu yöntemi kullanmak ancak, bir insanın ses yolundaki yumuşak dokunun bozulmamış olması halinde mümkün olabiliyor.
Yumuşak dokunun bozulmadığı, bir CT tarayıcısıyla elde edilen veriler aracılığıyla teyit edildi. Nesyamun’un mumyalanmış vücudunun iyi korunmuş olması, bu yöntemin uygulanmasına imkan sağladı.
York Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Joann Fletcher, “Sesi yeniden yaratma
tekniği, bize uzun zamandır ölü olan bir kişinin sesini yeniden duyma imkanı
verdi” diyor.
Bu olay bizlere şu gerçeği söylemektedir “Bütün sesler kainatta kaybolmaz, toplanır”.
Demek ki insanların sesleri öldükten sonra kaybolmamakta ve bir bölgede toplanmaktadır.
Hatta bir profesör ağabeyimiz, bundan yıllar önce, bize şöyle bir şey anlatmıştı. “Ben profesörlük tezi için Almanya’ya gitmiştim. O üniversitedeki bilim adamlarının, laboratuvarda, gece-gündüz demeden çalıştıkları dikkatimi
çekti. Kendilerine bu çalışmalarının nedenini sordum. Onlar da bana ‘ İnsanların
dünya hayatındaki tüm konuşmalarının kaybolmadığını, uzayda bir yerde
toplandığını söyleyerek biz şimdi, bu seslerin içerisinde, Hz. Muhammed’in sesini
tesbit edip çıkarmaya çalışıyoruz’” dediler. Bunu anlattıktan sonra demişti ki
“Öyle ise, bizler hayatımız boyunca hep güzel konuşalım, kötü söz söylememeye
dikkat edelim, çünkü bu konuştuklarımız ahirette karşımıza şahit çıkacaktır.”
Malezyalı astronot Shukor, “Uzayda herkesin bir mucizeyi hissedeceğini belirterek
ben orada ezan sesini duydum.
Uzay İstasyonu'nun içerisinde gerçek olarak bu ezan sesini duydum “. İslamiyetin
bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Shukor, uzay seyahatinde namazını kıldığını ve orucunu tuttuğunu söyledi.
Bir ayet-i kerimede ““Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları
bütün kötülükleri tek tek bildirerek aleyhlerinde şahitlik edecektir. (Nur- 24) “.
Demek ki bizim bu konuştuklarımız ahirette bize karşı şahitlik yapacaklardır.
Dillerin şahitlik etmesi ise, dillerin kendiliğinden " Ya Rabbi !..Bu zalim beni
şöyle kullandı, şu küfürleri ettirdi, şu fitnelere aracı etti, şurada ve şu şekilde beni, senin kullarına karşı konuşturdu..." şeklinde konuşmasıdır.
“O gün mühür vuracağız ağızlarına, elleri bize söyler, ayakları şahitlik eder,
kendi yaptıklarına. (Yasin-65)”. O gün zımnen, ağızlarına mühür vurulur,
konuşamazlar, ancak el, ayak gibi, diller de bir et parçası olarak sahiplerinin
iradeleri dışında konuşturulurlar, demektir.
“Nihayet oraya vardıklarında; kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahitlik edecektir. (Fussilet-20)”.
Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” derler.Derileri de onlara,”
Her şeyi konuşturan Allah Teâlâ, bizi de konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştır ve
yine O’na döndürülüyorsunuz, derler. (Fussilet-21) “.
Madem insan, kâinat ağacının meyvesidir hem de ekmel-i mahlukattır, kâinatta
da her şey onun için yaratılmıştır, Yaratanı'na karşı da sorumludur, öyle ise insanı her an denetleyen, her an kontrol altında tutan, her an yaptığını görüntüleyen,
İlâhî bir Mobese sistemi vardır ve mevcuttur. Hem görüntülemektedir hem
de yapılanları apaçık bir şekilde yazmaktadır.
Yüce Yaratıcı, insanoğlunu her an kontrol etmekte ve her an onunla ilgilenmektedir.
Kâf Suresi'nin 16. ayetinde,"And olsun ki insanı, Biz yarattık, nefsine fısıldadıklarını biliriz. Biz, ona,şah damarından daha yakınız" buyurarak, insanın sürekli kontrol edildiğini bildirmektedir. İnsana düşen görev de bu İlâhî emre uyarak, emri yerine getirmektir.
Çünkü: Yüce Yaratıcı'nın sonsuz bir ilmi ve sonsuz bir kudreti vardır.Kâinat'ta
her şey uyumludur ve yaratılmışların her birinin,diğeriyle uyumunu gösteren,
muhteşem bir düzen vardır. Bu düzen, o kadar ince ayarlanmıştır ki insan aklı, bu
ayarlardaki detaylarda, asla açık bir kapı bulamaz, zaten yoktur.
Yüce Yaratıcı'nın, dev kütleleri, nasıl milimetrik dengelerle sağladığını ve o
muhteşem düzenini nasıl yürüttüğünü ve kudretini nasıl gösterdiğinin delilleri kâinatta mevcuttur. Varlığımızın devamı için, yapılan işlerin her biri, Allah'ın kontrolündedir.
Biz bunlardan habersiz yaşarken, hiç birisini de düşünmezken, Allah kâinatta olan tüm sistemleri çalıştırır ve idare eder. Âmenna ve saddakna.
Devam edecek.
Not : Gerek depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza gerek İdlip’te şehit düşen vatan evlatlarına gerek Van-Bahçesaray’daki çığ faciasında şehit düşen vatan
evlatlarına ve vatandaşlarımıza gerekse uçak kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Allah, gani gani rahmet etsin. Âmin, Âmin !..
Bu müessif olaylarda yaralanan, vatan evladı askerlerimize ve vatandaşlarımıza da ayrı ayrı acil şifalar diliyoruz. Rabbim hayırlı şifalar ihsan etsin. Âmin, Âmin !..
Yüce Rabbimiz, ülkemizi, afat-ı arziyye ve afat-ı semaviyyeden muhafaza etsin. Ülkemizi, iç ve dış tehlikelerden ve terör belalarından korusun.
Birlik ve beraberliğimizi korumamızı nasip etsin. Âmin, Âmin, Âmin !..
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.