ustilanlar
07 Nisan 2020 Salı
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > 3 bin yıllık mumyanın sesi ve ötesi...-2
MUSTAFA DAMLARKAYA

3 bin yıllık mumyanın sesi ve ötesi...-2

16.02.2020 21:49 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
“Küfür yoluna sapıp Peygamber’i dinlemeyenler, o gün yerin dibine batırılmayı temennî ederler ve Allah’tan hiçbir haberi gizleyemezler.(Nisâ- 42)”. Allah(C.C.) bize o kadar acımaktadır ki portakalı, mandalinayı zahmet çekmeyelim diye, dilim dilim ayırarak yaratmıştır. Narın o güzel ve tatlı taneleri arasına, dağılmasınlar diye,
adeta peçeteler koymuştur. Arıya çiçeği yedirip bize en güzel ve çok lezzetli balı
sunmaktadır. İncir ağacına, asmaya, elma, armut ağaçlarına çamuru yedirip bizlere, o güzel ve leziz meyveleri ikram etmektedir. İstirahat edelim diye geceyi, çalışıp rahat yaşayalım diye gündüzü getirmektedir. Yarın güneş doğacak mı diye hiç düşünmemekteyiz.
Acaba güneşin enerjisi bitecek mi diye, hiç endişe etmemekteyiz.
Yüce Rabb'imiz, bütün bunları, hiç aksatmadan hep bizim için yapmaktadır. Güneş, saniyede 4 milyon ton hidrojeni, bizim için enerjiye çevirmektedir.
Bize yararlı olanları geliyor, zararlıları ise bizim için süzülüyor. Şu anda dünyada yaşayan, 7.5 milyar insanın, tüm hayat sistemleri ile birkaç milyar hayvanın hayat fonksiyonları, Yüce Yaratıcı'nın bilgisi dahilinde ve O'nun izniyle çalışmaktadır.
Kıymetli okurlarımız !.. Bütün bunlara baktığımızda, görüyoruz ki Allah (C.C.) Hazretleri, insana, bu evrende ayrı bir kıymet vermiş ve onu kendisine muhatap
almıştır. Diğer yarattıklarına vermediği üstünlükleri, insana vererek, ona çok değer
vermiştir. - 30 derece soğukta karın, buzun üzerinde,bazı hayvanların yavruları hayata gözlerini açarken, insanın çocuğu,+30 derece sıcaklıkta doğmakta, sıcak su ile yıkanmakta, teni zarar görmesin diye, yumuşak havlulara sarılmaktadır. Bu ve
buna benzer, binlerce örnek, insanın şu kâinatta ayrı bir yeri ve üstünlüğü olduğunu herhalde göstermektedir.
Öyle ise, insan bütün bunları çok iyi okumalı, bunlardan sorumlu olduğunu
bilmeli, her an, sürekli, hayatı boyunca İlâhi bir gücün kendisini,çok gelişmiş
'mobese kameraları' ile her yerde gözetlediğini unutmamalıdır.
Yukarıda sayılan ve sayılmayan daha binlerce, milyonlarca o kadar nimetleri verip kendisine muhatap aldığı,böyle üstün bir varlığı herhalde başıboş,ilgisiz,bilgisinden uzak tutamaz.
Hâşâ. Mutlaka ilgilenecek ve bu dünya hayatının hesabını soracaktır.
Polisimizin mobesesinden kaçamayanın,çok iyi düşünüp 'İlâhî Mobese'den kaçamayacağının hiç mümkün olmadığını bilip ayağını ona göre atmalı,her an izlendiğini de aklından çıkarmamalıdır.
Suç işlememeye dikkat etmeli, işlediğinin de karşılığını göreceğini unutmamalıdır. Allah (C.C.) Hazretleri,Kıyamet Suresi (36)'sinde,"İnsan kendisinin başıboş
bırakılacağını mı sanır?" buyurarak, bizim kendi başımıza olmadığımızı, bize
haber vermektedir.
Ahiret’te “O gün yeryüzü,bütün haberlerini anlatır.Çünkü, Rabbin ona bunları vahyetmiştir. (Zilzâl, 4-5) “ Rasûlullah (S.A.V.) Efendimiz bir defasında bu âyet-i kerîmeleri okudular ve ashâbına: “Arz’ın (yeryüzünün) anlatacağı haberleri nelerdir, biliyor musunuz?” diye sordular. Onlar, “Allah ve Rasûlü daha iyi bilir!” diye
cevap verince, Rasûlullah (S.A.V.) Efendimiz,“Onun haberleri, kadın veya
erkek her kulun, arz üzerinde işlemiş olduğu amellere şahitlik etmesi ve ‘Şu
gün, şu vakitte, şu şu işleri yaptı.’ demesidir. İşte bunlar, yeryüzünün haberleridir.” buyurdular. (Tirmizî, Kıyâmet 7/2429; Tefsir 99/3353; Ahmed, II, 374; Hâkim, II, 281/3012)
Yine bir başka hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmaktadır: “Yeryüzünden sakının!..
Çünkü o sizin annenizdir, yani içinde yaşadığınız ve sonunda dönüp varacağınız yerdir. Üzerinde işlenen iyi ya da kötü bütün amelleri haber verecektir.” (Heysemî, I, 241)
İşte o gün insan, şaşkın bir vaziyette; “Ne oluyor bu yeryüzüne!..
Nasıl bütün haberleri anlatabiliyor?!..” diyerek büyük bir dehşet içinde kalacaktır.
“ Her ümmetten peygamberlerini birer şahit olarak getirdiğimiz ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdiğimiz zaman, bakalım ki kâfirlerin hali ne olacak . ( Nisa- 41)”.
“İnsanın sağında ve solunda (sözlerini ve fillerini kaydeden) iki melek vardır. Evet, insan ne zaman bir söz söylese mutlaka onu kaydeden bir melek hazır bulunur. ( Kâf-16)”.
“ O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir). Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.
İşte kitabınız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü, biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk. (Casiye-29).”
“ Oku kitabını. Bugün hesap görücü olarak nefsin sana yeter. (İsra-14).”
Bu mübarek ayetler, insanın bu dünyada ne söylese ne yapsa mahşerde delilleriyle karşısına çıkacağını haber vermektedirler. Öyle ise aklımızı başımıza alalım.
Yaptıklarımıza dikkat edelim. İlâhî Mobeselerin, bizi her an kaydettiğini
unutmayalım. Mahşerde kolay hesap vermek için, günah ve haramlardan şiddetle kaçınalım. Allah (C.C.) yardımcımız olsun. Âmin, Âmin !...
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.